Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.Кокрейн розумів, що непевність, що схильність до помилок, що заперечення - є болісними.
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.Кокрън осъзнавал, че несигурността, погрешимостта, че това да ти се противопоставят болят.
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.Кохрейн понимал, что неопределенность, склонность к ошибкам, больно бьют по самолюбию.
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.קוקריין הבין שאי-הוודאות, שהאפשרות שאנחנו טועים, שלהיות מאותגר, כל אלו כואבים.
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı."أرشي كوشران" استوعب ان الشك .. والتردد .. والتحدي والاختبار .. هو امرٌ صعب
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.不確実性や間違えやすさや 反論は人を傷つけると だから時にショックを与える必要があるのです
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Die kinderen kunnen hard schreeuwen. Daar moet je bovenuit komen met je geluid.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Die Kinder schreien und kreischen, das muss man übertönen.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Hay nińos que gritan a viva voz, y uno tiene que imponerse.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Ils y a des enfants qui crient au maximum de leur voix, et vous devez vraiment parler par-dessus ce vacarme.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.아이들이 목청 높여 소리를 지르기 때문이죠, 그래서 그것보다 더 큰 소리를 내야합니다.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Sono ragazzi che urlano a squarciagola, e bisogna veramente alzare il volume.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Τα παιδιά φωνάζουν όσο πιο δυνατά μπορούν, και εσείς πραγματικά πρέπει να φωνάζετε δυνατότερα.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Там дети кричат в полный голос, и вы действительно должны перекричать их.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.Те са като деца, които крещят колкото може по-силно и трябва да свикнете с това.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.להגביר מספיק את הצליל. תאמינו לי, הכיתות הקטנות האלה מאד רועשות.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.وهم الأطفال الذين الصراخ أعلى صوتهم، وحقاً للحصول على أعلاه أن.
Çocuklar avazı çıktığı kadar bağırıyor ve onlardan daha yüksek sese sahip olmanız gerekiyor.先生はその上を行かねばなりません これを先程お話しした携帯電話の
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Anda tidak boleh berkata betapa kesepiannya memiliki seorang bayi.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Bạn không thế nói về việc có con sẽ cô đơn như thế nào.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Je mag het niet hebben over hoe eenzaam het kan zijn met een baby.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.여러분은 얼마나 아기를 갖는 것이 외로운 일인지를 말해서는 안됩니다.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Man darf nicht darüber sprechen, wie einsam einen das Elterndasein machen kann.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Nem beszélünk arról, hogy milyen magányossá válhat valaki attól, hogy babája van.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Nemôžete rozprávať o tom, aký môže byť život s bábätkom osamelý.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Nesmíte mluvit o tom, jak se cítíte osamoceni, když máte dítě.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Nie wolno mówić o tym, jak samotne jest posiadanie dziecka.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Non si può dire quanto renda soli avere un bambino.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.No se puede hablar de lo solitario que puede ser tener un bebé.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Nu poţi vorbi despre cât e de singuratic să ai un bebeluş.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Pojdimo na tabu št. 2: Ne govori o osamljenosti, ko imaš otroka.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Vous ne pouvez pas dire à quel point avoir un bébé peut vous isoler.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Δε μπορείς να μιλήσεις για το πόσο μοναχικό είναι να έχεις ένα μωρό.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Нельзя говорить о том, как одиноко можно чувствовать себя, родив ребенка.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Не може да се говори, колко самотна мога да бъда, когато имам бебе.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.Не можна говорити про те, як самотньо можна почуватися, народивши дитину.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.אסור לכם לדבר על הבדידות שמתלווה לגידול תינוק.
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.لا يمكنك التحدث عن الوحدة التي تشعرين بها ما إن تنجبي الطفل ..
Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz.妊娠中は楽しかったのです
Çok az vergi ödemiş olmanız durumunda, artakalan vergi ödemek zorunda kalırsınız.Jos maksat liian vähän veroja, joudut maksamaan jäännösveroa.
Çok az vergi ödemiş olmanız durumunda, artakalan vergi ödemek zorunda kalırsınız.Om du betalar för litet i skatt, blir du tvungen att betala kvarskatt.
Çok az vergi ödemiş olmanız durumunda, artakalan vergi ödemek zorunda kalırsınız.Si paga pocos impuestos, tendrá que abonar la cuota diferencial.
Çok az vergi ödemiş olmanız durumunda, artakalan vergi ödemek zorunda kalırsınız.Si vous payez trop peu d’impôts, vous devrez payer les impôts restants.
Çok az vergi ödemiş olmanız durumunda, artakalan vergi ödemek zorunda kalırsınız.Если вы уплатите слишком мало налогов, вы будете вынуждены уплатить остаточный налог (jäännösvero).
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Anda juga harus menjadi profesional.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Du måste vara väldigt professionell.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Je moet ook heel professioneel zijn.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.동시에 아주 전문적이기도 해야 하죠.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Musíte být taky naprostý profesionál.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Nagyon profinak is kell lenni.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Sie müssen auch sehr professionell sein.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.También debes ser muy profesional.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Trebuie, de asemenea, să fii foarte profesionist.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Trzeba też być bardzo profesjonalnym.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Vous devez aussi être très professionnel.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Πρέπει παράλληλα να είσαι πολύ επαγγελματίας.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Необходим также высокий профессионализм.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.Трябва също да си голям професионалист.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.אתה צריך צריך גם להיות מקצועי מאד.
Çok profesyonel de olmanız gerekir.ولكن يجب ان تكون محترف جدا