Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Якщо розум свідомий, він містить наше власне "я".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.וכדי שתתקיים מודעות, יש לכם עצמי ששוכן במוח המודע
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.لذلك ليكون لديك عقل واعي, لديك نفس داخل العقل الواعي
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.その中に自己が存在しなければなりません 意識ある心とは自己を内在した心といえます
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.A poněvadž tomu odpíráno býti nemůže, slušné jest, abyste se upokojili a nic kvapně nečinili.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.A ponieważ się temu nikt sprzeciwić nie może, słuszna, abyście się uspokoili, a nic skwapliwie nie czynili.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Bởi điều đó thật chối cãi chẳng nỗi, nên các ngươi khá ở yên, đừng làm sự gì vội vả.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Bởi điều đó thật chối_cãi chẳng nỗi , nên các ngươi khá ở yên , đừng làm sự gì vội vả .
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Cela étant incontestable, vous devez vous calmer, et ne rien faire avec précipitation.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Da nu ingen motsier dette, må I holde eder rolige og ikke foreta eder noget forhastet.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Dat zal geen mens ontkennen. Blijf dus kalm en doe geen domme dingen.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Eftersom ju ingen kan bestrida detta, bören I hålla eder lugna och icke företaga eder något förhastat.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Ker se torej temu ne more ugovarjati, je treba, da se umirite in se v ničemer ne prenaglite.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.이 일이 그렇지 않다 할 수 없으니 너희가 가만히 있어서 무엇이든지 경솔히 아니하여야 하리라
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Koska ei kukaan voi tätä kieltää, tulee teidän siis pysyä rauhallisina eikä tehdä mitään harkitsematonta.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Når altså dette er uimodsigeligt, bør I være rolige og ikke foretage eder noget fremfusende.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Poiché questi fatti sono incontestabili, è necessario che stiate calmi e non compiate gesti inconsulti
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Tidak seorang pun dapat membantah hal itu. Karena itu tenanglah dan jangan melakukan sesuatu dengan gegabah
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Weil das nun unwidersprechlich ist, so sollt ihr ja stille sein und nichts Unbedächtiges handeln.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Ya que esto no puede ser contradicho, conviene que os apacigüéis y que no hagáis nada precipitado
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Επειδη λοιπον ταυτα ειναι αναντιρρητα, πρεπει σεις να ησυχαζητε και να μη πραττητε μηδεν προπετες.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.А коли нїчого проти сього не можна сказати, то треба вам угамуватись і нїчого нерозважно не робити.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Если же в этом нет спора, то надобно вам быть спокойными и не поступать опрометчиво.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.ויען אשר אין לכחש בדברים האלה ראוי לכם להיות שקטים ולא לעשות דבר נמהר׃
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.فاذ كانت هذه الاشياء لا تقاوم ينبغي ان تكونوا هادئين ولا تفعلوا شيئا اقتحاما.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.這 事 既 是 駁 不 倒 的 、 你 們 就 當 安 靜 、 不 可 造 次
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.這事 既 是 駁不倒 的 、 你 們就當安靜 、 不 可 造次
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.이 리더들은 높은 직무능력에 더하여 겸손과 의욕이라는
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.Są to liderzy, których oprócz wysokich uzdolnień cechują dwie ważne cechy. Są to pokora i ambicja.
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.Това са лидери, които, освен че са много способни, притежават две важни качества, и те са смирение и амбиция.
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.אילו הם מנהיגים שבנוסף להיותם בעלי יכולת גבוהה, הם בעלי שתי תכונות חשובות,
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.هؤلاء هم قادة الذين بالإضافة لكونهم على درجة عالية من الكفاءة يتمتعون بمزيتين مهمتين،
Bunlar son derece yetenekli olmanın yanında iki çok önemli özelliğe sahipler, bunlar tevazu ve hırs.極めて有能であることに加えて 謙虚さと野心という 2つの重要な素質を
Bunlar ücretsizdir. Diğer balıkçılık yöntemleri için ücretli izne sahip olmanız gerekir.垂钓及冰钓可不用特殊批准,完全免费。其它钓鱼活动需要付款申请批准。有关何种钓鱼活动批准需要缴费的详情,见赫尔辛基市政府网站。
Bunu anında kullanmaktan kastım dünya ile ilgili tüm verilere ve meta-verilere anında ulaşabilecek olmanız.Khi sử dụng nó ngay lập tức bạn có thể mang toàn bộ lượng siêu dữ liệu và thông tin về thế giới đến với mình.
Bunu anında kullanmaktan kastım dünya ile ilgili tüm verilere ve meta-verilere anında ulaşabilecek olmanız.현장에서 이 기술을 사용하게 된다는 것은 여러분이 세상에 존재하는 모든 메타데이터 및 정보를 활용할 수 있게 되는 것입니다.
Bunu anında kullanmaktan kastım dünya ile ilgili tüm verilere ve meta-verilere anında ulaşabilecek olmanız.Kun sitä käyttää paikan päällä, se pystyy yhdistämään kaiken tämän metadatan ja tiedon kyseiseen paikkaan.
Bunu anında kullanmaktan kastım dünya ile ilgili tüm verilere ve meta-verilere anında ulaşabilecek olmanız.Используя её на месте, можно взять все метаданные и информацию об окружающем вас мире с собой.
Bunu anında kullanmaktan kastım dünya ile ilgili tüm verilere ve meta-verilere anında ulaşabilecek olmanız.عند استخدامه على الفور، هذا يعني أنكم قادرون على إظهار كل ذلك التعريف وتلك المعلومات حول العالم لكم.
Bunu anında kullanmaktan kastım dünya ile ilgili tüm verilere ve meta-verilere anında ulaşabilecek olmanız.あらゆるメタデータと情報をあなたのもとに 取りだすことが出来るということです。 ここではそれをさらに一歩進めて放送しました。
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Du hast das ja nicht wissentlich getan. Es ist nich etwas das du, Kang Hwi, bedauern solltest.
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Kau tidak melakukannya karena tahu. Ini buka sesuatu yang Kang Hwi harus khawatirkan.
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Nie! Nie zrobiłeś tego świadomie. To nie jest coś za co ty powinieneś Kang Hwi przepraszać.
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Non lo ha fatto intenzionalemente, non è una cosa per la quale dovrebbe dispiacersi.
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Nu ai facut-o intentionat, deci nu ai de ce sa-ti ceri scuze.
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Vous ne l'avez pas fait intentionellement. Ce n'est pas une chose pour laquelle vous devriez être désolé.
Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.Δεν το έκανες από πρόθεση. Δεν είναι έτσι Κανγκ Χουί, μην ζητάς συγνώμη για αυτό.
Bunu biraz anlamış olmanız lazım. -Und dies sollte ein wenig intuitiv Ihnen an dieser Stelle.
Bunu biraz anlamış olmanız lazım. -W tym momencie powinno to być dla Ciebie trochę intuicyjne.
Bunu biraz anlamış olmanız lazım. -Y esto debe ser un poquito mas intituitivo a este punto
"Bunu size iyilik olarak yapıyoruz, çünkü sizin güvenli ve emniyetli olmanızı istiyoruz.""Les estamos haciendo esto como un favor porque queremos que sea seguro y fiable".
"Bunu size iyilik olarak yapıyoruz, çünkü sizin güvenli ve emniyetli olmanızı istiyoruz.""Мы делаем это ради вас, потому что мы хотим, чтобы вы были в безопасности и надёжности".
"Bunu size iyilik olarak yapıyoruz, çünkü sizin güvenli ve emniyetli olmanızı istiyoruz."安全性と信頼性を確保できるからです」 (笑)
Bunu söylerken, karekök alımı sırasında biraz da dikkatli olmanız gerektiğini eklemek istiyorum.하지만 여기서 조심하셔야 할 점이 있는데
Bunu söylerken, karekök alımı sırasında biraz da dikkatli olmanız gerektiğini eklemek istiyorum.كما قلت عليكم ان تكونوا حذرين بشأن هذا، فعندما يكون لدينا
Bunu söylerken, karekök alımı sırasında biraz da dikkatli olmanız gerektiğini eklemek istiyorum.例えば、ルート4は2なのは明らかです。しかし、4の平方根はふたつあります。
Bunu söylerken, karekök alımı sırasında biraz da dikkatli olmanız gerektiğini eklemek istiyorum.话虽如此 使用时还是需要小心 算一般的算术平方根时
Bunu yapmada iyi olmanızı istiyorum çünkü bu SAT'nin anahtar konularından biri. .Chcem, aby ste v tom boli dobrí, pretože sa to vyžaduje na testoch.
Bunu yapmada iyi olmanızı istiyorum çünkü bu SAT'nin anahtar konularından biri. .Chcę, żebyście stali się w tym dobrzy ponieważ to jedna z kluczowych umiejętności na egzaminach szkolnych.
Bunu yapmada iyi olmanızı istiyorum çünkü bu SAT'nin anahtar konularından biri. .Det er vigtigt at være god til det her, fordi man kan komme ud for, at det kan være i en matematikprøve.