Ana içeriğe geç
Sözlük

olmanı ile cümle

olmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.Poza tym, dzięki dowodom możesz zarobić milion dolarów.
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.Un altro motivo è perché potete vincere un milione di dollari.
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.Une autre raison est que ça peut vous faire gagner un million de dollars.
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.Друга причина е, че можете да си изкарате един милион долара.
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.סיבה נוספת היא שתוכלו להרוויח מיליון דולר.
Bir diğer neden, bir milyon dolar kazanabilecek olmanız.سبب اخر هو انك تستطيع الحصول على مليون دولار !
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.2年前に出世に飛びつかなかったとき、
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Azt kell érezned, hogy különleges vagy.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Các bạn phải cảm thấy như mình đang có ảnh hưởng.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Devem sentir que fazem a diferença.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Du behöver känna att du gör skillnad.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Du skal føle du gør en forskel.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Je moet het gevoel hebben dat je verschil maakt.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Kita harus merasa kita membuat perbedaan.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.스스로 변화를 만들고 있다는 것을 느껴야만 합니다.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Man muss das Gefühl haben, einen Unterschied zu machen.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Musicie mieć poczucie, że ma znaczenie.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Musíte cítiť, že meníte veci.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Musíte mít pocit, že přispíváte ke změně.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Ti devi sentire come se tu facessi la differenza.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Trebuie să simţi că îţi aduci aportul.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Una tiene que sentir que marca la diferencia.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Vous devez sentir que vous faites la différence.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Πρέπει να αισθάνεσαι ότι κάνεις τη διαφορά.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Вам нужно чувствовать, что вы делаете, что-то стоящее.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Ви повинні відчувати, що ви важливі.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.Трябва да чувствате сякаш оказвате някаква промяна.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.את צריכה להרגיש שאת חשובה.
Bir fark yarattığınızı hissediyor olmanız lazım.يجب ان تشعري انك تحدثين تغييرا.
'Birinin olması, onun seni beğenmesi ve beraber olmanız iyidir,' diye söylediklerin bile...Chiar dacă eu spun:
'Birinin olması, onun seni beğenmesi ve beraber olmanız iyidir,' diye söylediklerin bile...Dokonce to, co říkáš: "Je dobré, že někoho máš, a oni jsou jako ty, a jste spolu."
'Birinin olması, onun seni beğenmesi ve beraber olmanız iyidir,' diye söylediklerin bile...Incluso lo que dices, 'Es bueno que tengas a alguien, y que sea como tú, y que estéis juntos'.
'Birinin olması, onun seni beğenmesi ve beraber olmanız iyidir,' diye söylediklerin bile...Même ce que tu dis, 'Il est bon que tu aies quelqu'un, qu'elle soit comme toi et que vous soyez ensemble...'
'Birinin olması, onun seni beğenmesi ve beraber olmanız iyidir,' diye söylediklerin bile...Zelfs als je spreekt over:
'Birinin olması, onun seni beğenmesi ve beraber olmanız iyidir,' diye söylediklerin bile...Даже вы говорите: мне нужен кто-то, чтоб любил меня и мы все это вместе делали.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarAo fim de semanas, lavavam o barro branco e assumiam plenas responsabilidades como homens.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarAprès plusieurs semaines, ils lavaient le blanc et prenaient toutes les responsabilités des hommes.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarDopo parecchie settimane, si lavavano via l'argilla e accettavano tutte le responsabilità degli uomini.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarDupă câteva săptămâni, îşi spălau feţele şi îşi atribuiau toate responsabilităţile unui bărbat.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlar몇주 후에 진흙을 씻어내고나면 한 사람의 책임감있는 남성으로서 인정받게 됩니다.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarLuego de varias semanas, lavaban lo blanco y asumían las responsabilidades de los hombres.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarNach einigen Wochen wuschen sie das Weiß ab und nahmen die vollen Verantwortlichkeiten von Männern an.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarPo kilku tygodniach zmywali ją i przyjmowali na siebie obowiązki mężczyzny.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarViikkojen kuluttua he pesivät värin pois ja kantoivat miehen täydet vastuut.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarПосле нескольких недель, они смывали белый цвет и брали на себя всю ответственность мужчины.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarСлед няколко седмици те измиват бялото и поемат всички отговорности на мъжете.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarאחרי מספר שבועות הם שטפו את החומר הלבן וקיבלו עליהם את כל מלוא אחריותם של גברים.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlarوبعد عدة أسابيع، تم غسلهم من الطين الأبيض وأستلموا كامل مسؤولية الرجال.
Bir kaç haftadan sonra, çamuru yıkayıp erkek olmanın tüm sorumluluklarını alıyorlar大人の男として独り立ちします それは非常に古い儀式でしたが
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.물론 유리한 점도 있지만, 불리한 점도 역시 있지요.
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.Oczywiście mają i inne atuty, ale też sporo niedogodności.
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.בעצם, יש להם עוד יתרונות קטנים, אבל יש להם גם חסרונות,
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.حسنا، لها مميزات أخرى و لكن أيضاً لها مساوئها،
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.不利な点もありますが ともかく 私たちはすでに
Birkaç şey öğrendim. İlk olarak, fiilen sıra dışı olmanın sıra dışı düşünebilmeyi sağlaması.Ten eerste: als je de muren van je kantoor verlaat, ga je breder denken.
Bir şehirde yaşamaktaysanız, bir binek otomobiline sahip olmanız ille de gerekli değildir.Jos asut kaupungissa, auton omistaminen ei ole välttämätöntä.
Bir şehirde yaşamaktaysanız, bir binek otomobiline sahip olmanız ille de gerekli değildir.Om du bor i en stad är det inte nödvändigt att äga en bil.
Bir şehirde yaşamaktaysanız, bir binek otomobiline sahip olmanız ille de gerekli değildir.Si vive en una ciudad, no necesita disponer de un coche propio, ya que el transporte público funciona bien.
Bir şehirde yaşamaktaysanız, bir binek otomobiline sahip olmanız ille de gerekli değildir.Si vous habitez en ville, il n’est pas indispensable d’avoir un véhicule.
Bir şehirde yaşamaktaysanız, bir binek otomobiline sahip olmanız ille de gerekli değildir.Если вы живете в городе, наличие собственного автомобиля в Финляндии не является обязательным.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod