" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Наистина искам да бъдете креативни по време на операцията."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Подходите к операции творчески".
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."אני ממש רוצה שתהיה יצירתי בזמן ניתוח."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi.وقال لي .. اريدك ان تكون مبدعاً اثناء قيامك بالعملية الجراحية ..
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi.少し皮肉な感じがします
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Ale pro mě je naprosto nepochopitelné a nejsmutnější to, že to úplně nechápe celý smysl lidského bytí.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Dar pentru mine, cel mai surprinzător și mai tragic e că ratează scopul de a fi uman.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Kaikkein hämmentävintä ja surullisinta tässä kaikessa on ihmisyyden menettäminen.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.제 개인적으로 이 태도가 가장 의아스럽고 비극적인 것은 인간스러운것의 본질을 잃는다는 것입니다.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Pero, para mí, lo más desconcertante y lo más trágico de esto es que se pierde toda la idea de ser humano.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Але для мене, що найнедолугіше і найтрагічніше стосовно цього є те, що це марнує весь сенс людяності.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Но для меня, самым озадачивающим и самым трагичным является то, что упускается весь смысл человеческого бытия.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.אבל עבורי מה שהכי מבלבל והכי טראגי בזה הוא שזה מפספס את הנקודה העיקרית של להיות אנושי.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.ولكن بالنسبة لي .. الاكثر سوءاً من كل هذا والاكثر إيلاماً هو اننا نفقد المعنى الاساسي من كوننا بشر
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.悲劇的な事は 人間である意味を失う事です 例えて言うと
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Aber man muss nicht Ozzy Osbourne sein - man muss dazu nicht völlig überdreht sein.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Ampak ni treba biti Ozzie Osborne -- ni treba biti super nezaslišani, da naredite to.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.A nemusíte být Ozzie Osbourne -- nemusíte být drsní, abyste to dokázali.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Dar nu trebuie sa fii Ozzie Osborne nu trebuie sa fii super-provocator sa faci asta.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.De ehhez nem kell Ozzie Osbornenak lenned -- nem muszáj szuper-felháborítónak lenni, hogy ezt megtehesd.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.여러분이 오지 오스본이 될 필요는 없죠^-^ 여러분이 직접 괴짜가 될 필요는 없습니다.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Maar je hoeft geen Ozzie Osborne te zijn -- je hoeft niet superextravagant te zijn om dit te doen.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Ma non serve essere Ozzy Osborne - non serve mettersi così tanto in vista.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Mas não temos de ser o Ozzie Osborne não temos de ser super-ultrajantes para fazer isto.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Men du behöver inte vara Ozzy Osbourne -- du behöver inte vara superskandalen för att göra detta.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Nhưng bạn không cần phải trở thành Ozzie Osborne -- bạn không cần phải quá kì quặc để làm những việc này.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Pero no tienes que ser Ozzie Osborne no tienes que ser provocador para hacer esto.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Tapi Anda tidak harus jadi Ozzie Osborne -- Anda tidak harus jadi sangat aneh untuk melakukan hal ini.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Wcale nie musisz byc jak Ozzi Osborne nie musisz być ekstrawagancki by to robić.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Δε χρειάζεται να είσαι ο Όζι Όσμπορν -- δε χρειάζεται να είσαι υπερβολικά εξωφρενικός
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Но вам не нужно быть Оззи Осборном — вам не нужно быть сверх-скандальным, чтобы делать это.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.Но не се налага да сте Ози Озбърн не се налага да сте крайно свиреп, за да го правите.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.אבל אתה לא צריך להיות אוזי אוסבורן -- אתה לא צריך להיות רודף שערוריות במיוחד בשביל לעשות את זה.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.لكن لا ينبغي عليك أن تكون أوزي أسبورني-- لا ينبغي عليك أن تكون شائن بشدة لتفعل هذا.
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.これを行うのに常軌を逸する必要は無いんです。 ただ、人々が何を望むか理解して、 それを叶えればいいのです。
Ancak okumaları yapıyor olmanız, öğrenmenizin ve ve bu dersin size sunduklarının önemli bir parçasıdır.하지만 여전히 '이해하는 것'이 중요한 것이고, 책을 읽는 것은 이 수업에서 가르치는 것들을 배우는 과정에서 매우 중요합니다
Ancak önemli olan şeyin, sizin benimle hemfikirde olmanız, olmadığını söylemek istiyorum.하지만 저는 여러분에게 중요한 것은 제 의견에 찬성하는 것이 아니라
Ancak önemli olan şeyin, sizin benimle hemfikirde olmanız, olmadığını söylemek istiyorum.Но я должен сказать, что ваше согласие со мной — не ключевая задача курса.
Ancak önemli olan şeyin, sizin benimle hemfikirde olmanız, olmadığını söylemek istiyorum.אולם עליי לציין שהנקודה המרכזית איננה
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.En onmiddellijk, in deze ruimte van alleen maar Gewaarzijn zelf, begint alles wat te vertragen.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.És máris, ebben a 'pusztán a Tudatként levés' terében minden egy kicsit kezd lelassulni.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Inmediatamente en este espacio de sólo ser la Conciencia misma, todo comienza a calmarse un poco.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Natychmiast w tej przestrzeni bycia samą Świadomością, wszystko zaczyna trochę zwalniać.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Si imediat, in acest spatiu in care esti Constienta insasi, totul incepe sa incetineasca putin.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Сразу же в этом пространстве пребывания самим Осознаванием, все начинает слегка замедляться.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Vaše máma říkala, abyste byli opatrní.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Anyuci előre szólt: csak óvatosan.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.A vossa mãe avisou-vos, tenham cuidado.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Gör som mamma sa: var försiktig!
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Ibu Anda menasehati, berhati-hatilah.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Ihre Mami hat gesagt: "Sei vorsichtig!"
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.당신의 어머니께서 말씀하신 대로 조심하십시오.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Mama ţi-a spus, ai grijă.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Mammina ve l'ha detto, state attenti.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Mẹ đã dặn vậy, cẩn thận.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Te lo dijo tu mamá, ten cuidado.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Vaša mama vám povedala, buď opatrný.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Votre maman vous l'a dit, faites attention.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Wasza mama mówiła, bądź ostrożny.
Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Wees voorzichtig, zei je moeder altijd.