Ana içeriğe geç
Sözlük

olmam ile cümle

olmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yukarı Akropol Orta Çağ'da bir ara tahkim edilerek kullanılmışsa da, bu yerleşim fazla uzun süreli olmamıştır.Se isto significa que Acropolitissa tinha morrido na época, é incerto.
Aslında isteklerine uygun bölümlemeler toprak üzerinde hiç olmamıştı.Mas a expectativa colocada em cima da jovem promessa nunca foi correspondida dentro de campo.
Yine de, yanlış fikirlerin olması, hiç fikir olmamasından iyidir.Se possui sensações não desembocam em nenhuma idéia.
ABD ise müdahil olmamıştır.Nos EUA não foi banido.
Ancak ekonomide üretim olmamış ve hala 100 misket vardır.Como isso não ocorreu, ela ficou com apenas 100 capítulos.
Bugüne kadar maalesef bu ada itiraz eden olmamış, ancak adın mahallenin kimliğiyle bağdaşmadığı açık.Ainda hoje, há a disputa deste lote com um não-indígena, que afirma ter a propriedade da terra.
Devamı konusunda bir açıklama olmamıştır.Eu não quero ficar constantemente explicando.
Çocuklarda kullanılması yeterli deneyim olmaması nedeniyle önerilmemektedir.O uso para crianças não é recomendado devido ao fato de não haver experiência clínica com crianças.
(Şerbet tamamen soğuk veya sıcak olmamalı.)O ambiente da sala deve estar com temperatura agradável (nem muito quente nem muito frio).
Fakat bu muharebe karar verici olmamıştır.Ao que parece, essa controvérsia não foi resolvida.
2. ve 3. ligler birleştirildiğinden dolayı küme düşen takım olmamıştır.Com a unificação dos grupos 1 e 2, não houve rebaixamento.
Bu ilk aşık olmam değil.Esta é a primeira vez que me apaixono.
Bu ilk aşık olmam değil.Esta não é a primeira vez que me apaixono.
Sana aşık olmamdan korkuyorum.Eu receio me apaixonar por você.
O, başkanlık seçimlerinde aday olmamayı seçti.Ele optou por não concorrer às eleições presidenciais.
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Zo moet de atoommassa van telluur tussen 123 en 126 liggen, en kan deze niet 128 zijn.
O günden sonra tüm küreyi tek bir fotoğraf karesine sığdıracak denli Dünya'dan uzaklaşan bir insan olmamıştır.Sindsdien zijn er geen mensen meer veraf genoeg geweest om de hele aarde in één foto te kunnen vangen.
Yugoslavya SFC hiçbir zaman Doğu Bloku veya Varşova Paktı'nın bir parçası olmamıştır.Joegoslavië was geen lid van het Oostblok of van het Warschaupact.
18 yaşın altında olmamak.Niet te gebruiken onder de 18 jaar.
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Hoewel nog niet zo oud, is ook dit noemenswaardig.
Enver Bey'in (o dönem henüz Paşa olmamıştı) yakın dostuydu.Daarmee was hij het grootste zekere lid van de Ornithomimidae.
Livia ve Octavian, evliliklerinden çocukları olmamasına rağmen 51 yıl gibi uzun bir süre evli kaldılar.Niettemin bleven Livia en Octavianus de volgende 51 jaar lang getrouwd, hoewel zij geen kinderen hadden.
Bunda, yakın civarda kazısı yapılmış ve tabakalanması belirlenmiş bir yerleşmenin olmaması da etkendir.Het bevond zich in de buurtschap Rekhem nabij Gaanderen en niet ver van Doetinchem gelegen.
Daha önce hiç olmamış bir şekilde size çok yakın bir epiğin ortasındasınız," dedi.Gij hebt daarmede als het ware Uw zelfstandige geleerden-loopbaan begonnen."
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Hij behoorde niet tot een politieke partij.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Het is populair omdat het veilig is, goed werkt en niet veel geld kost.
Amerika ise tazminatın olmamasını istiyordu.De Amerikaan zou geen wederdiensten hebben gevraagd.
Trafiğin olup olmaması ayarlanabiliyor.Dat wil zeggen als er verkeer kan en mag komen.
Bağımsız ve tek başına kullanımı bu nedenle çok fazla söz konusu olmamaktadır.En ach, dat er geduwd wordt is op zichzelf niet zo erg.
Sonradan ısırılarak vampir olmamıştır.İlk ve bilinen en güçlü vampirdir.Hij is meer dan 'een' vampier, hij was en is de allereerste.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.De oprichters waren echter nog niet tevreden.
1. Dünya savaşı’nda bölgede herhangi bir işgal olayı olmamıştır.Tijdens de Eerste Wereldoorlog vonden er in de stad geen gevechtsacties plaats.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Het rijk was echter geen lang leven beschoren.
Geçiş yolunun tehlike altında olmaması gerekir.Hun tocht is niet zonder gevaren.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.De volgende twee uren gebeurde er vrijwel niets.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Dat was meer dan ooit.
Beşinci şiir akrostiş olmamasına rağmen yirmi iki mısra bulunur.Het vijfde klaaglied is niet acrostisch, maar heeft wel 22 verzen.
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.Ook vreemdelingen worden niet als gelijkwaardige mensen beschouwd.
Ancak bu siyaset başarılı olmamıştır.Deze politiek bleek niet succesvol.
Buna rağmen fazla nüfus kaybı olmamıştır.Toch was er daar binnen aan mensen bepaald geen gebrek.
Ağrı gibi herhangi bir dış belirtisi olmaması tanıyı güçleştirmektedir.Ze stellen dat men het bestaan van iets als pijn niet kan ontkennen.
Antisosyal davranış, sadece “şizofreni” nöbeti veya “manik nöbet” esnasında meydana gelen türden olmamalıdır.D: Het antisociale gedrag komt niet uitsluitend voor in het beloop van schizofrenie of manische episodes.
Ancak uzun vadede, bu onun iyiliğine olmamıştır.Zoals in eerdere gevallen was dit over het algemeen niet in hun voordeel.
Cinna ona bu kadar kötümser olmamasını tavsiye eder.Anne vindt dat hij niet zo dom moet doen.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.En jij hebt mij nooit gevonden; en jij hebt me nooit verloren.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.Vrede en geweldloosheid: Al het geweld moet afgekeurd worden.
Yaygın kanının aksine Pompadour markizi asla doğrudan bir politik etkiye sahip olmamıştır.In tegenstelling tot Madame de Pompadour heeft Madame du Barry geen nefaste invloed op de hoge politiek gehad.
Tek üzüntüsünün (elbise hakkında) ise elbisenin mavi yerine yeşil olmamasi idi.Niet vermeld wordt dat zij haar haar in een knot heeft en gekleed is.
Kimse bize hep iyi olmamız gerektiğini söyleyemez.Ik haat het dat je altijd gelijk hebt.
Çevre köyler ile herhangi bir anlaşmazlıkları olmamıştır.Er ontstond geen stad-platteland tegenstelling.
Tanrı'nın var olmaması da olasıdır.Ergo: God bestaat niet.
Aslında hiçbir zaman asker olmamıştır!Soldaat werden ze echter nooit.
Sulama kış aylarında az yapılmalı ancak saksı toprağı hiçbir zaman kuru olmamalıdır.In de winter slechts weinig maar de grond mag nooit volledig uitdrogen.
Palpasyonda ellerin soğuk olmaması önemlidir.In Palù zijn er geen frazione.
Karısıyla arası hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştır.Met zijn moeder gaat het de laatste tijd niet goed.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Bows vader was bijna nooit thuis.
Böylece, Çalalar vatandaş olmamalarına rağmen Rus Türkistanında kalıcı oldular.Maar hoe dan ook, wanneer je bij Verenigd Rusland bent, dan blijf je een dief.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Het ging opnieuw niet goed met haar.
10-30 dakikalık seanslar halinde 10 seanstan az olmamak üzere uygulanır.Een debatvorm waarbij 10 tegen 10 gedebatteerd wordt zonder vaste spreektijden.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.In werkelijkheid had niemand de daadwerkelijke macht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod