olmamış ile cümle

olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.하지만 여기 가장 가난한 극빈층과 가장 부층 사이의 거리는 그 어느 때보다 넓습니다.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Maar de afstand van de armsten hier, de allerarmsten, en de rijksten aan deze kant, is wijder dan ooit.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Ma la distanza tra i più poveri, i veramente poveri, dai veramente ricchi qui, è maggiore che mai.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Mas a distância dos pobres aqui, os mais pobres de todos, para os muito ricos aqui, é maior do que nunca.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Mutta etäisyys näistä kaikkein köyhimmistä täällä oleviin rikkaisiin, on pidempi kuin koskaan.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Pero la distancia de los más pobres de aquí, hacia los más ricos de aquí, es más amplia que nunca.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Αλλά η απόσταση από τους φτωχούς εδώ, τους πιο φτωχούς, στους πιο πλούσιους εδώ, είναι πιο ευρεία από ποτέ.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Але відстань між найбіднішими тут і найбагатшими ось тут збільшилася як ніколи.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Но разстоянието от най-бедните тук, най-най-бедните, до най-богатите тук, е по-голяма от всякога.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.Но расстояние между беднейшими, вот они здесь, и богатейшими, вот здесь, увеличилось, как никогда.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.אך המרחק שבין העניים ביותר כאן, העניים מאוד, לבין העשירים ביותר כאן, הוא רחב מתמיד.
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.ولكن المسافة بقيت بين الفقراء .. اقصد الاكثر فقرا كبيرة جدا .. او اكبر مما كانت عليه سابقا
Ama en fakir ile en zengin arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştı.最も裕福な国との間の格差は広がるばかりです ただ全ての人々は 歩く事から
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Aber es ist ok, dass sie, obwohl sie nicht hypnotisiert sind, alles vergessen, was passiert ist.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Dar este normal ca, chiar daca nu esti hipnotizat, sa uiti tot ce s-a intamplat.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.De előfordulhat, hogy bár nem is hipnotizáltam, mégis mindent elfelejt, ami itt történt.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.괜찮아요, 당신이 최면에 걸렸던 것은 아니지만, 일어났던 일들은 다 잊게 될 겁니다.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Maar zelfs al ben je niet gehypnotiseerd, zul je alles vergeten wat er gebeurd is.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Mais ça va si, bien que vous ne soyez pas hypnotisés, vous allez oublier tout ce qui s'est passé.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Ma va bene, perchè anche se non è ipnotizzato, lei dimenticherà tutto quello che è successo.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Nhưng sẽ ổn thôi mặc dù bạn không hề bị thôi miên bạn sẽ vẫn quên những gì đã xảy ra.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Pero está bien que aunque no te hipnotizé, olvidarás todo lo que pasó.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.W porządku, nawet jeśli nie byłeś zahipnotyzowany, zapomnisz wszystko, co się tu zdarzyło.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Αλλά παρόλο που δεν είσαι υπνωτισμένος, θα ξεχάσεις όλα όσα έγιναν.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Нищо, че не си хипнотизиран, ще забравиш всичко, което се случи.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.Но хотя вы не были под гипнозом, Вы забудете всё, что здесь произошло.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.אבל זה בסדר שאפילו שאתה לא מהופנט, אתה תשכח את כל מה שקרה.
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.وبالرغم من عدم كونك منوَماً مغناطيسياً فسوف تنسى ما حدث
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal.何が起こったかは全て忘れますから (笑)
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.Dar niciodată în perioada în care mă ocupam de Orientul Mijlociu n-am fost mai optimist decât acum.
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.그러나 제가 중동 지역을 다뤄온 이래로 요즘처럼 이슬람 세계와 서방 세계의 간극이
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.אבל בכל השנים הרבות שסיקרתי את המזרח התיכון, מעולם לא הייתי אופטימי כמו שאני היום
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.لكن خلال الأعوام الماضية جبُت الشرق الأوسط و لم أكن أبداً متفائلاً مثل اليوم
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.今日ほど前向きに 考えられるのは初めてです イスラム教諸国と西洋の間の隔たりが 急速に縮まっているのだと思えます
Ama sanırım bu olmamış.De gondolom, nem ez történt.
Ama sanırım bu olmamış.Mais on dirait que ça n'est pas le cas.
Ama sanırım bu olmamış.Αλλά υποθέτω ότι δεν υπήρξε κάποιο περιστατικό τότε.
Ama sanırım bu olmamış.لكن اظن ان ليس هناك اي حادثة
Ama yine de, daha önce gördüklerimiz şu şekilde olduğu için, ikna olmamış olabilirsiniz. -Ale to dalej może nie być satysfakcjonujące bo wszystko co do tej pory widzieliśmy wyglądało inaczej.
Ama yine de, daha önce gördüklerimiz şu şekilde olduğu için, ikna olmamış olabilirsiniz. -Pero todavía podría resultar insatisfactorio porque todo lo que hemos visto antes tenía otro aspecto.
Ama yine de, daha önce gördüklerimiz şu şekilde olduğu için, ikna olmamış olabilirsiniz. -لكنه لا يزال غير مقنعاً لأن كل شيئ رأيناه سابقاً يشبه هذا
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Aber einen Raum zu schaffen, den es noch nie zuvor gegeben hat, das interessiert mich.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Ami igazán érdekel az olyan teret létrehozni, ami azelőtt nem létezett.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Dar crearea unui spaţiu care nu a mai existat este ceea ce mă interesează.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.그러나 저는 한번도 존재한 적이 없는 공간을 창조하는 걸 매우 좋아합니다.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Mais c'est de créer un espace qui n'a jamais existé qui m'intéresse.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Ma quello che interessa a me è creare uno spazio mai esistito.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Mas o que me interessa é criar um espaço que nunca existiu.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Nhưng để tạo ra một không gian chưa từng tồn tại là điều làm tôi hứng thú.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Pero crear un espacio que jamás ha existido es lo que me interesa.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Но онова, което ме интересува, е създаването на пространство, което никога не е съществувало.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.אבל מה שמעניין אותי הוא ליצור מרחב שלא התקיים בעבר;
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.ولكن خلق فراغ لم يوجد من قبل هو مايستهويني
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.未だかつて存在したことのないもの
Ancak, Malcolm bu yanıttan tatmin olmamıştı.말 콤은 만족 하지 않았다.
Ancak, Malcolm bu yanıttan tatmin olmamıştı.مالكوم لم يكن راضي.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.하지만 제 학생 중 샬롯이라고 하는 1학년 학생은 확신이 서지 않았어요.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Aber einer meiner Schüler, eine Studienanfängerin namens Charlotte, war nicht überzeugt.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ale jedna z moich studentek, Charlotte z pierwszego roku, nie była przekonana.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ale jedna z mojich študentiek, prváčka menom Charlotte, nebola presvedčená.

İlgili Sayfalar