Tom başarılı bir mimar olmak istiyor.Tom wants to be a successful architect.
Sanırım gelecekte daha dikkatli olmak zorunda kalacağım.I suppose I'll have to be more careful in the future.
Çocuklar her zaman arkadaş olmak için bir neden bulur.Children always find a reason to become friends.
Çocuklar arkadaş olmak için her zaman bir neden bulurlar.Children always find a reason to make friends.
En büyük hırsım bir opera şarkıcısı olmaktır.My greatest ambition is to be an opera singer.
Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?Is it necessary to live in a French-speaking country to become fluent in French?
Fransızca öğretmeni olmak istiyorum.I want to become a French teacher.
Fransızcada akıcı olmak istiyorum.I want to be fluent in French.
Ne pahasına olursa olsun şarkıcı olmak istiyorum.I want to become a singer, at any cost.
Bedeli ne olursa olsun şarkıcı olmak istiyorum.I want to become a singer, at any cost.
Bence Boston'da olmak hoşuna gider.I think you'd like it in Boston.
O, doktor olmak için öğrenim görüyor.He is studying to become a doctor.
İnatçı olmak sana yardımcı olmayacak.Being stubborn won't help you.
O çocuk sahibi olmak istemiyor.She doesn't want to have children.
Annem Facebook'ta arkadaşım olmak istiyor.My mother wants to be my friend on Facebook.
Ben daha temiz dişlere sahip olmak istiyorum!I would like to have cleaner teeth!
Onunla birlikte olmaktan hoşlanıyorum.I enjoy being with her.
Seninle olmaktan hoşlanıyorum.I enjoy being with you.
Mary Tom'la olmaktan hoşlanıyor.Mary enjoys being with Tom.
Tom Mary ile olmaktan hoşlanıyor.Tom enjoys being with Mary.
Neden bir öğretmen olmak istediğini sana soracaklar.They will ask you why you want to become a teacher.
Mutlu olmak ve başka soru sormamak en iyisi olur.To be happy and not ask any more questions would be best.
Okulda popüler olmak istiyor.She wants to be popular at school.
Bugün konsantre olmakta zorlanıyorum.It's hard for me to concentrate today.
Tom saç tıraşı olmak için gitti ama yakında geri dönmeli.Tom has gone to get a haircut, but he should be back soon.
Şimdi onlar hakkında konuşmayı değil dillerimizi yok olmaktan kurtarmayı istiyoruz.Now we want to save our languages from extinction, not talk about them.
Tom'un burada olmak istemediği açıktır.It's quite clear that Tom doesn't want to be here.
Kimse gönüllü olmak istemiyor.No one wants to volunteer.
Tom gönüllü olmak için çok hızlıydı.Tom was very quick to volunteer.
Tom Mary ile olmak için Boston'a gitmesi gerektiğini düşündü.Tom thought that he should go to Boston to be with Mary.
Yarın öğleden sonra 2.30'a kadar Boston'da olmak zorundayım.I've got to be in Boston by 2:30 tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra 2.30'da burada olmak zorundasın.You have to be here at 2:30 tomorrow afternoon.
Ben arkada kalmak ve Tom'un temizlik yapmasına yardımcı olmak zorunda kalacağım.I'll have to stay behind and help Tom clean up.
Tom Mary ile yalnız olmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to be alone with Mary.
Tom'a karşı hoşnut olmak için çok çalışacağım.I'm going to try real hard to be nice to Tom.
Kızgınsın ve olmak için her hakkın var.You're angry and you have every right to be.
Tom'a göz kulak olmak için sana güveniyorum.I'm counting on you to keep an eye on Tom.
Tom bir Kanada vatandaşı olmak istedi.Tom wanted to become a Canadian citizen.
Bunun hakkında makul olmak zorundasın.You've got to be reasonable about this.
Bunun hakkında mantıklı olmak zorundasın.You've got to be reasonable about this.
Tom burada olmaktan hoşlanıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to enjoy being here.
Tom'un burada olmak istemediğinden eminim.I'm sure Tom doesn't want to be here.
Zamanında hazır olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be ready on time.
Orada olmak için her şeyi verirdim.I'd have given anything to be there.
Sana güvenebileceğim konusunda emin olmak zorundaydım.I had to be sure I could trust you.
Burada olmak için yetkili değilsin.You're not authorized to be here.
Konsantre olmakta sorun yaşıyorum.I'm having trouble concentrating.
Onun mükemmel olduğundan emin olmak istiyorum.I want to make sure it's perfect.
Ben onun babası olmak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to be her father.
Tom baba olmak için hazır değil.Tom isn't ready to be a father.
Boston'da tekrar olmak iyi.It's good to be back in Boston.
Sonunda olmak istediğim yerdeyim.I'm finally where I want to be.
Seninle birlikte olmak için her şeyi yaparım.I'd do anything to be with you.
Ben senin yolunda olmak istemiyorum.I don't want to be in your way.
Senin kölen olmaktan bıktım.I'm tired of being your slave.
Tom'la aynı fikirde olmak zorundayım.I'm forced to agree with Tom.
Size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I would be happy to help you.
Seninle samimi olmak istiyorum.I wish to be candid with you.
Çok sessiz olmak zorunda kalacağız.We'll have to be very quiet.
Tom bir makinist olmak istedi.Tom wanted to be a mechanic.