Mutluluk sadece birçok mala sahip olmak değildir.Happiness isn't merely having many possessions.
Güvenli bir mesafeden cesur olmak kolaydır.It is easy to be brave from a safe distance.
Benim hayalim bir beyzbol oyuncusu olmak.My dream is to become a baseball player.
O her düğünde bir koca ve her cenazede merhum olmak istiyor.He wants to be a husband at every wedding, and the deceased at every funeral.
Bu, çevirmen olmak istediğim içindir.It's because I want to become a translator.
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
Bana yardımcı olmak için zamanın var mı?Do you have time to help me?
Ünlü olmaktan hoşlanacağınızı düşünüyor musunuz?Do you think that you would enjoy being famous?
Dürüst olmak zorundayım. Ben bir MRI taraması ilk yaptırdığım zaman biraz sinirliydim.I have to be honest. I was a little bit nervous the first time I had an MRI scan.
Doğal olmaktan hoşlanıyorum.I like to be spontaneous.
Zengin olmak acaba nasıl bir şey?I wonder what it feels like to be rich.
Ben hep profesyonel bir basketbol oyuncusu olmak istedim.I've always wanted to be a professional basketball player.
Ben her zaman bir spor arabaya sahip olmak istedim.I've always wanted to own a sports car.
Bir dile hakim olmak istiyorsan o dilde düşünmeyi öğrenmelisin.If you want to master a language, you need to learn to think in that language.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Senin davranışın hakkında bir sürü şikayetler olmaktadır.There have been a lot of complaints about your behavior.
İyi bir anne olmak sana göre ne anlama geliyor?What does being a good mother mean to you?
Evlenmek ve çocuklara sahip olmak ister misin?Would you like to get married and have children?
Peter bir doktor olmak istiyordu.Peter wanted to become a doctor.
Bir yargıç olmak istemiyorum.I wouldn't like being a judge.
O kadar saldırgan olmaktan vazgeçmelisiniz.You need to stop being so pushy.
Gülümseme daha güzel olmak için ucuz bir yoldur.Smiling is a cheap way to be prettier.
Amacım konuşmanıza kulak misafiri olmak değildi.I didn't mean to eavesdrop on your conversation.
Onun amacı öğretmen olmaktır.Her goal is to become a teacher.
Yalnız olmak istememenin sebebi bu.That's because you don't want to be alone.
O anda Boston'da olmak müthiş heyecan vericiydi.It was tremendously exciting to be in Boston at that time.
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom bir simültane tercüman olmak istiyor.Tom would like to become a simultaneous interpreter.
Tom, 24 yaşını doldurmadan önce üniversiteden mezun olmak istiyor.Tom wants to graduate from college before he turns 24 years old.
Tom, hızlı zengin olmak istiyor.Tom wants to get rich quick.
Tom bir avukat olmak istiyordu.Tom wanted to become a lawyer.
Tom yardımcı olmak için gönüllüydü.Tom volunteered to help.
Tom bir gazeteci olmak için kararını verdi.Tom made up his mind to become a newspaperman.
Tom bir öğretmen olmak için karar verdi.Tom made up his mind to become a teacher.
Tom gizemli olmaktan hoşlanıyor.Tom likes to be mysterious.
Tom yalnız olmaktan hoşlanıyor.Tom likes being alone.
Tom kim, atlet olmak kim!Tom isn't much of an athlete.
Tom bir öğretmen olmak için biçilmemiş.Tom isn't cut out to be a teacher.
Tom başarısız olmaktan korkmuyor.Tom isn't afraid to fail.
Tom makine mühendisi olmak için öğrenim görüyor.Tom is studying to be a mechanical engineer.
Tom bir kalp cerrahı olmak için niteliklidir.Tom is qualified to be a heart surgeon.
Tom sırtından bir ameliyat olmak zorunda.Tom has to have an operation on his back.
Tom tam zamanlı stüdyo müzisyeni olmak için öğretmenlik mesleğini bıraktı.Tom gave up his teaching job to become a full-time studio musician.
Tom bir öğretmen olmak için gerekenlere sahip değildir.Tom doesn't have what it takes to be a teacher.
Tom iyi bir lider olmak için gerekenlere sahip değil.Tom doesn't have what it takes to be a good leader.
Tom bizim bu formları doldurmamıza yardımcı olmak için buraya geldi.Tom came here to help us fill out these forms.
Tom ve karısı, çok yaşlanmadan önce bir çocuk sahibi olmak istedi.Tom and his wife wanted to have a child before they were too old.
Tom her zaman ilgi odağı olmak ister.Tom always wants to be the center of attention.
Tom Mary ile olmak istiyor.Tom wants to be with Mary.
Tom onun konserinden sonra Mary ile tokalaşan ilk kişi olmak istedi.Tom wanted to be the first to shake hands with Mary after her concert.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için gönüllü oldu.Tom volunteered to help Mary.
Tom Mary ile olmaktan zevk alırdı.Tom used to enjoy being with Mary.
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.Tom sent money to Mary to help her pay for school expenses.
Tom Mary'nin çalışmasından memnun olmaktan uzaktır.Tom is far from satisfied with Mary's work.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için evde kalmak zorunda değil.Tom doesn't have to stay home to help Mary.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için bile çalışmaz.Tom doesn't even try to help Mary.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to help Mary.
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.Tom all but accused Mary of being a thief.
Tom, Mary'yi hırsız olmakla suçladı.Tom accused Mary of being a thief.
Tom kilitli olduğundan emin olmak için kapısını iki kez kontrol etti.Tom double-checked his door to make sure it was locked.