olmadık ile cümle

olmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.ومن ثم انظروا إلى المدن التي نشأت بعد ظهور السيارات، وهي ليست ذلك النوع من النمط.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.そのような構造ではありません 例えばピッツバーグは
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.하지만 동생과 저는 엄마가 위쪽 창문에서
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Maar mijn moeder hield de achtertuin vanuit een bovenraam in de gaten. Ze stond daar te strijken of zoiets.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Nie mieliśmy wtedy nadzoru. Tylko matka rzucała okiem na podwórze z okna na piętrze, gdzie prasowała ubrania.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Și nu aveam -- e de parcă mama prezida asupra curții de pe geamul de la etaj, unde călca sau așa ceva.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ולא היה לנו -- אמא שלי שלטה על החצר האחורית
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ولم يكن لدينا -- أمي مثلا مترأسة الفناء الخلفي
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.それで 母はいつも アイロンとかをしながら
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Descobri que os meus professores não estavam completamente errados.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.E alla fine mi sono reso conto che i miei insegnanti non avevano completamente torto.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Eigenlijk ontdekte ik dat mijn leraren deels gelijk hadden.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Et j'ai vraiment découvert que mes professeurs n'avaient pas complètement tort.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.그런데 저는 저의 교수님들이 완전히 틀린 것은 아니라는 것을 알게 되었습니다.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Saya kemudian menemukan bahwa profesor-profesor saya tidak salah.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Şi am descoperit că profesorii meu nu greşeau întru totul.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Szczerze mówiąc, to odkryłem, że moi wykładowcy mieli trochę racji.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Und ich fand heraus, dass meine Professoren nicht ganz falsch lagen.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Và tôi thực sự tìm hiểu về điều các giáo sư của tôi đã không hoàn toàn sai.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Y realmente descubrí que mis profesores no estaban completamente equivocados.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Πραγματικά ανακάλυψα ότι οι καθηγητές μου δεν έκαναν τελείως λάθος.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.И наистина открих, че професорите ми не са били съвсем грешни в преценката си.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Но я все же обнаружил, что мои профессоры не до конца ошибались.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.ובאמת גיליתי שהמרצים שלי לא לגמרי טעו.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.وحقيقة اكتشفت انا اساتذتي لم يكونو مخطئين تماما.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.いなかったことに気がついたのです 実際デトロイトに戻ってみると
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››A benignidade do Senhor jamais acaba, as suas misericórdias não têm fim;
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Ấy là nhờ sự nhơn từ Ðức Giê-hô-va mà chúng ta chưa tuyệt. Vì sự thương xót của Ngài chẳng dứt.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Ấy_là nhờ sự nhơn từ Ðức_Giê - hô-va mà chúng_ta chưa tuyệt . Vì sự thương_xót của Ngài chẳng dứt .
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Az Úr kegyelmessége az, hogy még nincsen végünk; mivel nem fogyatkozik el az õ irgalmassága!
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Bunătăţile Domnului nu s'au sfîrşit, îndurările Lui nu sînt la capăt,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Chet. Je to mnohonásobná milosť Hospodinova, že sme nevyhynuli docela; lebo neprestaly jeho zľutovania.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Die Güte des HERRN ist's, daß wir nicht gar aus sind; seine Barmherzigkeit hat noch kein Ende,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Herran armoa on, ettemme ole aivan hävinneet, sillä hänen laupeutensa ei ole loppunut:
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››HERRENs Miskundhed er ikke til Ende, ikke brugt op,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Herrens miskunnhet er det at det ikke er forbi med oss; for hans barmhjertighet har ennu ikke ende.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››HERRENS nåd är det att det icke är ute med oss, ty det är icke slut med hans barmhärtighet.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Kasih TUHAN kekal abadi, rahmat-Nya tak pernah habis
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››여호와의 자비와 긍휼이 무궁하시므로 우리가 진멸되지 아니함이니이다
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Le misericordie del Signore non sono finite, non è esaurita la sua compassione
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Les bontés de l`Éternel ne sont pas épuisés, Ses compassions ne sont pas à leur terme;
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Por la bondad de Jehovah es que no somos consumidos, porque nunca decaen sus misericordias
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Prevelika dobrotljivost GOSPODOVA je, da nismo docela pokončani, ker nima konca usmiljenje njegovo,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Wielkie jest miłosierdzie Pańskie, żeśmy do szczętu nie zginęli; nie ustawają zaiste litości jego.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Že veliké jest milosrdenství Hospodinovo, když jsme do konce nevyhynuli. Nepřestávajíť zajisté slitování jeho,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Ελεος του Κυριου ειναι, οτι δεν συνετελεσθημεν, επειδη δεν εξελιπον οι οικτιρμοι αυτου.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››по милости Господа мы не исчезли, ибо милосердие Его не истощилось.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Че по милост Господна ние не се довършихме, понеже не чезнат щедростите Му.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››חסדי יהוה כי לא תמנו כי לא כלו רחמיו׃
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››انه من احسانات الرب اننا لم نفن. لان مراحمه لا تزول.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››我 們 不 至 消 滅 、 是 出 於 耶 和 華 諸 般 的 慈 愛 、 是 因 他 的 憐 憫 、 不 至 斷 絕
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››我 們 不至 消滅 、 是 出於 耶和華 諸般 的 慈愛 、 是 因 他 的 憐憫 、 不至 斷絕
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Adverteren is de prijs die bedrijven betalen voor hun on-originaliteit."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""광고란 회사가 '따라하기'에 지불하는 비용이다."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""La pubblicità è il prezzo che le compagnie pagano per essere banali."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""La publicidad es el precio que pagan las compañías por no ser originales".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""La publicité est le prix que paient les entreprises pour leur manque d'originalité".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Quảng cáo là cái giá mà công ty phải trả để trở thành không độc đáo."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Reclama este prețul plătit de companii pentru lipsa de originalitate."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Reklama to cena, jaką płacą firmy za brak oryginalności."
İlgili Sayfalar