olmadık ile cümle

olmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nu e deloc folositor dacă păstrăm semințe și nu știm dacă mai sunt viabile.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Sẽ chẳng ích gì nếu bạn giữ hạt giống mà không biết chúng có còn "sống" không.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Tak ada gunanya menyimpan benih jika anda tak tahu apa mereka masih dapat hidup.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Δεν έχει νόημα να αποθηκεύεις σπόρους αν δεν ξέρεις αν είναι ζωντανοί.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Нет смысла складировать семена, если не знаешь, живы ли они или нет.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Няма смисъл от съхраняването на семената, ако не знаем, че са все още жизнени.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.אין טעם לאפזן את הזרעים אם אתה לא יודע אם הם יכולים לנבוט.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.ليس جيدا تخزين البذور إذا كنت لا تعرف انها قابلة للحياة.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.そこで私たちは10年ごとに
Harry'nin mekiğinden 40 km uzaktayım. Canlı olup olmadıklarını bilmiyoruz. Uçabilirler mi bilmiyoruz.Não sabemos se ele está vivo.
Harry'nin mekiğinden 40 km uzaktayım. Canlı olup olmadıklarını bilmiyoruz. Uçabilirler mi bilmiyoruz.На 40 км сме от совалката на Хари.
Harry'nin mekiğinden 40 km uzaktayım. Canlı olup olmadıklarını bilmiyoruz.На 40 км сме от совалката на Хари.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Az életünk megváltoztatására való törekvés a legszokatlanabb helyekről is indulhat.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Chęć życia inaczej może mieć swój początek w najdziwniejszych miejscach.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Der Wille, anders zu leben, kann an den ungewöhnlichsten Orten geweckt werden.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.De wil om anders te leven kan op de ongewoonste plekken ontstaan.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Dorinţa de a trăi altfel poate porni din cele mai neobişnuite locuri.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.En önskan att ändra sättet vi lever på kan börja på de mest oväntade platser.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.인생을 다른 방법으로 살겠다는 의지는 아주 특이한 장소 몇군데서 시작 할 수 있습니다.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.La volontà di vivere la vita diversamente può partire dai posti più inusuali.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.La volonté de vivre différemment peut commencer dans certains des endroits les plus insolites.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.La voluntad de vivir la vida de manera diferente puede empezar en algunos de los lugares más inusuales.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.O desejo de viver a vida de maneira diferente pode começar em alguns dos locais mais inusitados.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Odhodlanie žiť inak môže začať na najneobvyklejších miestach.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Touha žít jinak může začít i na velmi nečekaných místech.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Volja do drugačnega življenja se lahko začne na nekaterih najbolj nenavadnih mestih.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Η επιθυμία να ζήσουμε μια διαφορετική ζωή μπορεί να ξεκινήσει στα πιο απρόσμενα μέρη.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Желанието да се живее различно може да започне в някое от най-необикновените места.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.Намерение жить по-другому может появиться в самых необычных местах.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.הרצון לחיות באופן שונה יכול לעיתים להתחיל במקומות מאוד לא רגילים.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.الرغبة للعيش بشكل مختلف يمكن أن تبدأ في أحد الأماكن الغير عادية.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.生き方を変える動きが生まれました 私はトッドモーデンから来ました
Henüz değil. Henüz mezun olmadık.Ikke endnu vi er ikke dimiteret
Henüz mezun olmadık.Bọn mình chưa tốt nghiệp.
Henüz mezun olmadık.Ešte sme nezmaturovali.
Henüz mezun olmadık.Inca n-am terminat.
Henüz mezun olmadık.Jeszcze nie zdałyśmy.
Henüz mezun olmadık.Kita kan belum lulus.
Henüz mezun olmadık.Non ci siamo ancora diplomate.
Henüz mezun olmadık.Nous ne sommes pas diplômées !
Henüz mezun olmadık.Vi har inte tagit studenten än.
Henüz mezun olmadık.We hebben nog niet eens onze diplomas!
Henüz mezun olmadık.Wir haben unseren Abschluss noch nicht gemacht.
Henüz mezun olmadık.Δεν έχουμε αποφοιτήσει.
Henüz mezun olmadık.Мы еще не выпустились.
Henüz mezun olmadık.Не сме се дипломирали.
Henüz mezun olmadık.עדיין לא סיימנו
Henüz mezun olmadık.لم نتخرج
Henüz mezun olmadık.ごめんね!
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz. İş koyunların zekâsında değil.Είναι πασίγνωστο ότι τα πρόβατα δεν διακρίνονται για την ευφυΐα τους.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Kita tahu domba tidak terlalu pintar.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.당연히 양들은 로켓 과학자가 아니지요. 그리 똑똑하지 않습니다.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Nous savons tous que les brebis ne sont pas exactement des astrophysiciennes -- elles ne sont pas très futées.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Sappiamo tutti che le pecore non sono esattamente dei super scienziati: non sono molto intelligenti.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Știm cu toții că oile nu sunt chiar cercetători științifici - nu sunt foarte deștepte.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Todos sabemos que as ovelhas não são propriamente cientistas, não são lá muito espertas.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Todos sabemos que las ovejas no son lo que llamaríamos superinteligentes.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Tudjuk, hogy a juhok nem éppen atomfizikusok -- nem túl okosak.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.Všichni víme, že ovce nejsou zrovna raketovými vědci -- nejsou moc chytré.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.We weten allen dat schapen niet bepaald briljant zijn -- ze zijn niet zo slim.
İlgili Sayfalar