olmadık ile cümle
olmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Nu spun că sunt lucruri care ar trebui ignorate.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Tím nemyslím, že si nezaslouží pozornost.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Tôi không có ý nói rằng chúng không đáng để để ý tới.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Δεν λέω πως δεν είναι θέματα που πρέπει να αντιμετωπίσουμε.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Мисля, че проблемът не е в нито едно от тези.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Никто не утверждает, что всё это не заслуживает внимания.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.Ніхто не стверджує, що все це не заслуговує уваги.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.אני חושב שאף-אחד מאלו אינו הבעיה.
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.لا اعني ان ما سبق لا يحتاج الاهتمام
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.しかし、まずメキシコが直面している
Dolayısıyla bu bilgi bizim için çok önemli. Ama bir başka önmli bilgi, bu balıkların uyuşuk olmadıklarıdır.Mas também o que é importante é que eles não são peixes preguiçosos.
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkçaA ještě jednou řekněme, že je to bezrizikové, můžu vložit peníze, mohu je půjčit federální vládě za 5%. ...
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkça Size bu miktardaki parayı ödüyor olacağım.Jeśli świat będzie istnieć, jeśli słońce nie wybuchnie, zapłacę ci tę sumę pieniędzy.
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkça Size bu miktardaki parayı ödüyor olacağım.Nếu như thế giới còn tồn tại, nếu mặt trời không tan biến, thì tôi sẽ trả cho bạn khoản tiền trên
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkça Size bu miktardaki parayı ödüyor olacağım.Taxa de juro (sem risco algum) de 5%
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkça Size bu miktardaki parayı ödüyor olacağım.Wenn es die Welt gibt, wenn die Sonne nicht explodiert, werde ich dir diese Summe zahlen.
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkça Size bu miktardaki parayı ödüyor olacağım.Αν ο κόσμος υπάρχει, αν ο ήλιος δεν εκραγεί, θα σας πληρώσω αυτά τα χρηματικά ποσά.
Dünya varoldukça, güneş bir supernova olmadıkça私はこの金額等を支払います。
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi.A férfiakat úgy tanították férfiasságra, hogy hogyan ne legyenek nők,
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi.남자들은 남자가 되기 위해 우리는 여성이 아니며,
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Agli uomini veniva insegnato ad essere uomini in quanto non siamo donne, che in sostanza è quello che è.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Bărbaţii erau învaţaţi să fie bărbaţi adică eram învăţaţi că nu suntem femei, asta e esenţialul.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Mannen werd geleerd niet vrouwelijk te zijn, daar komt het op neer.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Männern lernten, Männer zu sein, in der Art, in der wir keine Frauen sind, das ist das Wesentliche daran.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Nam giới được dạy làm đàn ông theo một cách mà nghĩa là không phải đàn bà, chủ yếu là thế.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Os homens eram ensinados a ser homens naquilo em que não somos mulheres, é essencialmente o que é.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Se nos enseñaba cómo ser hombres en la manera en que no somos mujeres eso es ser hombre esencialmente.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Мужчин учили быть мужчинами в том, в чем мы не женщины, вот в чем была суть.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Учеха мъжете да бъдат мъже по начини, по които ние не сме жени, така е по същество.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Чоловіків вчили бути чоловіками в тому, в чому ми не жінки, ось у цьому була суть.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi.לימדו גברים כיצד להיות גברים במובנים בהם הם אינם נשים,
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi.كان يقام فيها تعليمهم أن يكونوا رجالاً وأن يبعدوا كل البعد عن النساء،
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi.基本的にはそういうことです
Fark edeceğiniz ilk şey bunların homolog olmadıkları olacak.¿Cómo podría código para lo mismo cuando el uno azul
Fark edeceğiniz ilk şey bunların homolog olmadıkları olacak.E a primeira coisa em que vão reparar é que eles não parecem homólogos.
Fark edeceğiniz ilk şey bunların homolog olmadıkları olacak.둘이 상동염색체(homologous) 가 아니라는 것입니다
Fark edeceğiniz ilk şey bunların homolog olmadıkları olacak.Und das erste, was Dir auffällt, ist dass sie nicht aussehen wie homologe Chromosomen.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Aztán persze, elővettem saját apámat és anyámat -- (Nevetés)
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.De bliver påvirket af ting, som de ikke er opmærksomme på.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Deixam-se influenciar por coisas de que nem se apercebem.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.De påverkas av saker som de inte är medvetna om.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Họ bị ảnh hưởng bởi những thứ mà họ không biết đến.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Ils se laissent influencer par des choses dont ils ne sont pas conscients.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.그들은 자신들이 깨닫지 못하는 것들로부터 영향을 받는군
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Mereka dipengaruhi hal-hal yang tidak mereka sadari.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Nechají se ovlivnit věcmi, kterých si vůbec nejsou vědomi.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Nechajú sa ovplyvniť vecami tak, že si to ani neuvedomujú.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Oni są pod wpływem rzeczy o których nie mają świadomości.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Se dejan influenciar por cosas sin darse cuenta.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Se lasă influenţaţi de lucruri de care nici nu sunt conştienţi."
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Sie werden von Dingen beeinflusst, denen sie sich nicht bewußt sind.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Ze laten zich beïnvloeden door dingen waar ze zich niet van bewust zijn.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Επηρεάζονται από πράγματα που δεν πέφτουν στην αντίληψή τους.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Они подвержены влиянию вещей, о которых даже не подозревают".
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Піддаються впливу речей яких зовсім не помічають.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Те се влияят от неща, за които си нямат и представа.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.הם מושפעים מדברים שהם לא מודעים אליהם.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.دوماً يتأثرون .. بهذه الامور السخيفة التي لا يعونها ..
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.影響されるのです これは完全にバカなだけです
Finlandiya'dan Güney Carolina'ya kadar her yer vuruldu. Füze olmadıklarını biliyoruz.Es gab Einschläge von Finnland bis South Carolina.