olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un suçlu olmadığını düşünüyorum.I thought that Tom wasn't guilty.
Tom yapmak istediklerini yapmak için yeterli zamanı olmadığını fark etti.Tom realized he barely had enough time to do what he wanted to do.
Tom yapılması gerekenleri yapmak için yeterli zamanı olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do what had to be done.
Tom, ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom bunu yapabilmesinin hiçbir yolu olmadığını biliyordu.Tom knew there was no way he could do that.
Tom yapılması gereken şeyi yapmak için yeterli zamana sahip olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do what needed to be done.
Tom, satın alması gereken her şeyi satın alacak parası olmadığını fark etti.Tom realized he barely had enough money to buy everything he needed to buy.
Tom yapılması gereken her şeyi yapacak kadar zaman olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do everything that needed to be done.
Tom, Mary'nin fazla parası olmadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't have a lot of money.
Tom, yeterli parasının olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money.
Tom zorunlu olmadıkça bunu niye yapsın ki?Why should Tom do that if he doesn't have to?
Tom bunu yapmak için yeterli zamanının olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough time to do that.
Tom gerçekten bunu yapmak zorunda olmadığını söyledi.Tom said that he didn't really have to do that.
Tom kısa süre içinde yalnız olmadığını fark etti.Tom soon realized he wasn't alone.
Tom bana silahın yüklü olmadığını söyledi.Tom told me the gun wasn't loaded.
Tom'un Kanadalı olmadığını sana düşündüren şey nedir?What makes you think Tom isn't a Canadian?
Tom bugün onu yapacak ruh halinde olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in the mood to do that today.
Tom aslında onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom said that he didn't really intend to do that.
Tom'un onu yapmak zorunda olmadığını sana düşündüren şey nedir?What makes you think Tom doesn't have to do that?
Acaba neden Tom bana onu yapmak zorunda olmadığımı söyledi.I wonder why Tom told me I didn't have to do that.
Tom'un neden onu yapmama gerek olmadığını söylediğini merak ediyorum.I wonder why Tom told me I didn't need to do that.
Tom onu yapmak için yeterli zamanı olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough time to do that.
Tom planının çok iyi olmadığını biliyordu.Tom knew his plan wasn't very good.
Tom onu yapmak için yeterli zamana sahip olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do that.
Tom yeterli parası olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough money.
Tom onu yapmasının mümkün olmadığını söyledi.Tom said he's not likely to do that.
Fransızcanın senin ana dilin olmadığını varsayıyorum.I'm assuming French isn't your native language.
Fransızcanın senin ana dilin olmadığını sanıyorum.I'm assuming French isn't your native language.
Fransızcanın ilk dilin olmadığını varsayıyorum.I'm assuming French isn't your first language.
Uzun zamandır bu kadar mutlu olmadım.I haven't been this happy in a long time.
Tom onu Mary burada olmadığı zaman yaptı.Tom did that when Mary wasn't here.
Haydi spor salonuna gidelim ve Tom'un orada olup olmadığını görelim.Let's go to the gym and see if Tom is there.
Tom hiç evlenmedi ve asla çocuk sahibi olmadı.Tom never married and never had kids.
Tom yardımcı olmadı.Tom didn't help.
Tom, Mary'nin onu yapmasına yardımcı olmadı.Tom didn't help Mary do that.
Sözlerinizin gerçeğe uygun olup olmadığından emin değilim.I'm not sure whether your words correspond to the truth.
Aşık olmadığım her şeyi sıkıcı buluyorum.I find it boring everything I do not fall in love with.
Çok fazla trafik olmadığı için gece arabayla gidin!Drive at night because there isn't so much traffic!
Bu tip dökümhane neredeyse on beş yıldır var olmadı.This type foundry has not existed for almost fifteen years.
Tom orada kimsenin olmadığını söyledi.Tom said nobody was there.
Bunu yapmak zor olmadı.Doing that wasn't hard.
Tom henüz otuz olmadığını söyledi.Tom said he isn't thirty yet.
Tom henüz uykusuz olmadığını söyledi.Tom said he isn't sleepy yet.
Tom henüz uykulu olmadığını söylüyor.Tom says he isn't sleepy yet.
Tom gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he isn't ready to go.
Tom, bunu yapmaya hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to do that.
Tom sınıfta kimsenin olmadığını söyledi.Tom said nobody was in the classroom.
Tom hiç yorgun olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't tired at all.
Tom bunun mümkün olmadığını söylüyor.Tom says he thinks it's not possible.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't happy.
Tom çok parası olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have a lot of money.
Tom bunun en büyük sorunu olmadığını söyledi.Tom said that's not his biggest problem.
Bunu yapmak için hiç fırsatım olmadı.I didn't have any opportunity to do that.
Tom yaşanan sorunlardan haberi olmadığını söyledi.Tom said he wasn't aware of any problems.
Tom muhtemelen Mary'ye yorgun olmadığını söyleyecektir.Tom will probably tell Mary he isn't tired.
Tom Mary'ye John'un yalnız olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't alone.
Tom Mary'ye John'un meteliksiz olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't broke.
Tom bana ne yapması gerektiğinden emin olmadığını söyledi.Tom told me that he's uncertain what he should do.
Tom Mary'ye, John'un yalınayak olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't barefoot.
Tom Mary'ye John'un Boston'da olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't in Boston.
İlgili Sayfalar