olmadı ile cümle

olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mary'nin birlikte dansa gitmek istediği kişinin Tom olmadığını ne zaman anladın?When did you find out that Tom wasn't the one who Mary wanted to go to the dance with?
Tom'un ehliyetinin olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom didn't have a driver's license?
Bu elmalar çoğa mal olmadı.These apples didn't cost much.
Bunu yapanın sen olmadığını biliyorum.I know you weren't the one who did that.
O çok yardımcı olmadı.That didn't help much.
Tom daha fazla yardıma ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom knew that Mary didn't think John liked Alice very much.
Tom'un araba kullanmak için yeterince yaşlı olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom wasn't old enough to drive?
Tom'un içmek için yeterince yaşlı olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom wasn't old enough to drink?
Tom biraz yardım olmadan onu yapabilmesinin imkanı olmadığını biliyor.Tom knows there's no way he can do that without some help.
Tom Mary'nin Boston'da olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't in Boston.
Tom'un onu yapmanın iyi bir fikir olmadığını neden düşündüğünü merak ediyorum.I wonder why Tom thought it wasn't a good idea to do that.
Onu yapan kişinin Tom'un olmadığını nasıl öğrendin?How did you find out that Tom wasn't the one who did that?
O öyle olduğunu söylemesine rağmen Tom Mary'nin mutlu olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't happy, even though she said she was.
Tom'un bir ehliyetinin olmadığını fark etmemiştim.I didn't realize that Tom didn't have a driver's license.
Tom'un bunu yapmasının zor olmadığını biliyorum.I know it wasn't difficult for Tom to do that.
Tom'un onu yapmasının zor olmadığını biliyorum.I know it wasn't difficult for Tom to do that.
Bunu yapmanın zor olmadığını biliyorum.I know it's not hard to do that.
Bunun zor olmadığını biliyorum.I know this isn't difficult.
Tom kısa sürede onu yapabilecek bir yol olmadığını fark etti.Tom soon realized there was no way he could do that.
Onu yapmanın çok kolay olmadığını biliyorum.I know it's not so easy to do that.
Tom, Mary'nin zamanında orada olmasının pek mümkün olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary was unlikely to be there on time.
Onu yapmanın kolay olmadığını biliyorum.I know it's not easy to do that.
Sami bunun önemli olmadığını düşünüyordu.Sami thought it wasn't a big deal.
Tom, Mary'nin artık onu yapmak zorunda olmadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't have to do that anymore.
Onu yapan kişinin Tom olmadığını sana düşündüren ne?What makes you think Tom wasn't the one who did that?
Tom onu yapabileceğinin bir yolu olmadığını fark etti.Tom realized there was no way he'd be able do that.
Tom onu yapmak için izni olmadığını söyledi.Tom said he didn't have the permission to do that.
Tom artık bunu yapmasına gerek olmadığını fark etti.Tom realized he no longer needed to do that.
Tom, Mary'nin meşgul olma ihtimalinin olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't likely to be busy.
Tom, yapabileceği daha fazla bir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing more he could do.
Tom'un neden burada olmadığını bilmek isterim.I'd like to know why Tom isn't here.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't need to do that.
Tom bunu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said he was unwilling to do that.
Tom, Mary'nin artık ona aşık olmadığını biliyordu.Tom knew Mary was no longer in love with him.
Tom artık gerekli olmadığını düşündü.Tom thought he was no longer needed.
Tom onu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't willing to do that.
Tom'un neden mutlu olmadığını bilmek isterim.I'd like to know why Tom isn't happy.
Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.Tom assured me the gun wasn't loaded.
Tom, bunu yapmak zorunda olmadığını fark etti.Tom realized he didn't need to do that.
Tom, henüz bunu yapmaya hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to do that yet.
Tom artık gerekli olmadığını fark etti.Tom realized he was no longer needed.
Tom artık Mary'ye aşık olmadığını fark etti.Tom realized he was no longer in love with Mary.
Tom, yapabileceği başka bir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing more he could do.
Tom artık onun bunu yapmasına gerek olmadığını biliyordu.Tom knew he no longer needed to do that.
Tom, bunu yappabilmenin hiçbir yolu olmadığını biliyor.Tom knows there's no way he can do that.
Tom, Mary'nin gerçekten Bostonlu olmadığını öğrendi.Tom found out that Mary wasn't really from Boston.
Tom'un dürüst olmadığı bir sürü şey vardı.There were a lot of things Tom wasn't honest about.
Tom'un meşgul olmadığını düşündüm.I thought that Tom wasn't busy.
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing he could do to help Mary.
Tom Mary'nin gerçekten bir Kanadalı olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't really a Canadian.
Sana Tom'un suçlu olmadığını düşündüren şey nedir?What makes you think Tom is not guilty?
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing he could do to help Mary.
Tom çok geçmeden yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom soon realized there was nothing he could do to help.
Tom ihtiyacı olanı almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he needed.
Tom istediğini almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he wanted.
Tom yapılması gerekeni yapacak kadar zamanı olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough time to do what had to be done.
Tom, ihtiyaç duyduğu şeyi alacak kadar parası olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money to buy what he needed.
Tom, istediği her şeyi alacak kadar parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy everything he wanted.
Tom henüz eve gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to go home yet.
Tom istediğini almak için yeterli parası olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough money to buy what he wanted.
İlgili Sayfalar