olmadı ile cümle

olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bizimle burada olmadığı için şanslıyız.We're lucky Tom isn't here with us.
Herhangi bir hobiniz olmadığında hayat yalnız olabilir.When you don't have any hobbies life can be lonely.
Arkadaşım bana içinde iyi olup olmadığımı soran bir mektup yazdı.My friend wrote me a letter in which he asks if I am well.
Tom onun tam doğru olmadığını söyledi.Tom said that's just not true.
Onun konu ile ilgili olmadığını söylemeye nasıl cesaret edersin!How dare you say that's not relevant!
Tom'un onun hakkında ciddi olmadığını düşünüyorum.I imagine Tom isn't serious about that.
Şarkı söylemede iyi olmadığımı biliyorum.I know I'm not good at singing.
Tom'a pişirmede pek iyi olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't very good at cooking.
Tom'un ehliyetinin olmadığını bilmiyordum.I didn't know Tom didn't have a driver's license.
Gerçekten hiç oyun planım olmadı.I never really had any game plan.
Tom'un hiç kardeşi olmadığından oldukça eminim.I'm fairly certain that Tom doesn't have any siblings.
Bunun iyi bir fikir olmadığını biliyordum.I knew it wasn't a very good idea.
Ben çok iyi bir şarkıcı olmadığımı biliyorum.I know I'm not a very good singer.
Tom'un çok iyi bir şarkıcı olmadığını benim bildiğim kadar iyi biliyorsun.You know as well as I do that Tom isn't a very good singer.
Garaja gidip Jamal'ın orada olup olmadığına bakalım.Let's go to the garage and see if Jamal is there.
Garaja gidelim ve Tom'un orada olup olmadığını bakalım.Let's go to the garage and see if Tom is there.
Tom'un evde olup olmadığını görmeye gidelim.Let's go see if Tom is at home.
Mükemmel olmadığımı biliyorum.I know I'm not perfect.
Kusursuz olmadığımı biliyorum.I know I'm not perfect.
Konuştuğum kişinin Tom olmadığını daha sonra farkettim.I realized later that the person I was talking to wasn't Tom.
Muhtemelen Tom'un Mary'nin partisinde olmadığı iyi bir şeydir.It's probably a good thing that Tom wasn't at Mary's party.
Tom onun hiçbir sorunu olmadığını söylüyor.Tom says there's nothing wrong with that.
Hiç erkek arkadaşım olmadı.I've never had a boyfriend.
"Kaza mı geçirdiniz?" "Hayır, hiçbir şey olmadı.""Did you have an accident?" "No. Nothing happened."
Sadece Jamal'in burada olmadığını söyle.Just say Jamal isn't here.
Bir şeyin doğru olmadığını biliyorum.I know something isn't right.
Hamile olup olmadığınızı öğrenmek günümüzde kolaydır.It's easy nowadays to find out if you're pregnant or not.
Alıçın olmadığı topraklarda yaşayan insanlar için çok üzgünüm.I'm so sorry for people who live in lands where there are no Mayflowers.
Tom zorunda olmadıkça asla hiçbir şey yapmaz.Tom never does anything unless he has to.
Belki de daha sonra o kadar meşgul olmadığımızda onu yapabiliriz.Maybe we can do that later when we're not so busy.
Ben olmadığım zaman üzgün olduğumu söyleyemem.I can't say I'm sorry when I'm not.
Doktorlar bana sizin için hiçbir umut olmadığını söyledi.The doctors told me there was no hope at all for you.
Ben gerçekten ciddi bir şey olmadığını umuyorum.I really hope it's nothing serious.
Hamile olup olmadığımı görmek istiyorum.I wanna see if I'm pregnant.
Yakında bir bar olup olmadığını biliyor musun?Do you know if there's a bar in the vicinity?
Çocuğunuzun okul öncesi eğitim için hazır olup olmadığını nasıl bilirsiniz?How do you know if your child is ready for preschool?
Tom'un Boston'da olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know that Tom isn't in Boston?
Tom'un Boston'da olmadığını nereden biliyorsun?How do you know that Tom isn't in Boston?
Senin hiç baban olmadı.You never had a father.
O, hamile olmadığından tamamen emin.She's completely sure that she's not pregnant.
Hiçbir şey olmadı, değil mi?Nothing happened, right?
Aşkın olmadığına inanıyorum.I think that love doesn't exist.
Sakın hiç aşık olmadığını söyleme bana.Don't tell me you were never in love.
Fadıl kaybedecek bir şeyinin olmadığını biliyordu.Fadil knew he had nothing to lose.
Fadıl, hayatta olup olmadığını görmek için Dania'nın nabzını kontrol etti.Fadil checked Dania's pulse to see whether she was alive or not.
Tom'dan ayrıldığımdan beri bir erkek arkadaşım olmadı.I haven't had a boyfriend since I broke up with Tom.
Son günlerde herhangi bir kaza olmadı.There haven't been any accidents recently.
Bunu Tom'a söylemek zorunda olan kişi ben olmadığıma memnun oldum.I'm glad I wasn't the one who had to tell Tom that.
Tom iddianın doğru olmadığını söyledi.Tom said the claim wasn't true.
Tom'un henüz bir ehliyeti olmadığını sandım.I thought Tom didn't have a driver's license yet.
Tom'la konuşmak için asla bir şansımız olmadı.We never got a chance to talk to Tom.
Tom'un mutlu olmadığını nereden biliyorsun?How do you know Tom isn't happy?
Tom'un mutlu olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know Tom isn't happy?
Eminim Tom bize bir şeye ihtiyacı olup olmadığını söyleyecektir.I'm sure Tom will tell us if he needs something.
Neden bu daha önce hiç olmadı?Why hasn't this ever happened before?
Tom, Mary'nin neden olmadığını nasıl bildi?How did Tom know why Mary was absent?
Henüz bir kaza olmadı.There haven't been any accidents yet.
Kimin mutlu olduğunu ve kimin olmadığını nasıl söyleyebilirsin?How can you tell who's happy and who isn't?
Tom'un ehliyetinin olmadığını düşündüm.I thought Tom didn't have a driver's license.
Tom'un onu yapan kişi olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know Tom wasn't the one who did that?
İlgili Sayfalar