olmadı ile cümle
olmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un bir parça insanlığının olmadığı açık.It's clear Tom doesn't have an ounce of humanity.
Bunun yardımcı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it helped or not.
Bunun yeterince iyi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's good enough.
Bunun iyi ya da kötü olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's good or bad.
Bunun o olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's it or not.
Bunun mümkün olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's even possible.
Çok kişiden yardım istedim ama şimdiye kadar hiç şansım olmadı.I asked many people for help, but so far I haven't had any luck.
Bunun kolay olmadığını söylemeyeceğim.I'm not going to say it wasn't easy.
Bunun yapılacak doğru şey olmadığını biliyorum.I know that wasn't the right thing to do.
Dün neden burada olmadığınızı bilmek istiyorum.I'd like to know why you weren't here yesterday.
İş sahip olmadığım belirli yetenekleri gerektirir.The job requires certain skills that I don't have.
Neden başarılı olmadığınızı görmek zor değildir.It's not hard to see why you aren't a success.
Linux bir gecede popüler olmadı.Linux didn't become popular overnight.
Onu yapmamın gerekli olup olmadığını sordum.I asked if I was required to do that.
Daha önce hiç bu kadar hatalı olmadık.We've never been this wrong before.
Şikayet eden birimiz olmadı.We haven't had one person complain.
Tom'un dans etmesini durdurmanın başka bir yolu olmadığını görüyorum.I don't see any way of stopping Tom from dancing.
Sahip olmadığım parayı harcayamam.I can't spend money I don't have.
Tom bunun bir şaka olmadığını fark etti.Tom realized that it wasn't a joke.
Nedeni hemen belli olmadı.It wasn't immediately clear why.
Onun önemli olmadığını umuyorum.I'm hoping it's not significant.
Dürüst olarak, onun ben olmadığını söyleyebilirim.I can honestly say it wasn't me.
Aptal olmadığımı iddia etmiyorum.I don't claim not to be a fool.
Oynamak için hiç şansımız olmadı.We never got a chance to play.
Tutuklu olup olmadığımı sordu.I asked if I was under arrest.
Tom bunun yeni bir şey olmadığını söyledi.Tom said that was nothing new.
Tom kelepçeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't handcuffed.
Tom bir aday olmadığını söyledi.Tom said he isn't a candidate.
Tom onun bir kaza olmadığını biliyordu.Tom knew that was no accident.
Pek dostane olmadı bu.Now that's not very friendly.
Tom katil olmadığı konusunda ısrar ediyordu.Tom insisted he was no killer.
Asla güven eksikliğim olmadı.I've never lacked confidence.
Bu daha önce olmadı mı?Has this not happened before?
Buna ikna olmadık.We're not convinced of this.
Hiçbir aksilik olmadı.There have been no setbacks.
Tom bunun öyle olmadığını söylüyor.Tom says this isn't the case.
Tom kendisinin hiç farklı olmadığını söyledi.Tom said he was no different.
Asla bir birliğe ait olmadım.I never belonged to a union.
Mary gebe olmadığını söyledi.Mary said she isn't pregnant.
Mary hamile olmadığını söyledi.Mary said she isn't pregnant.
Dışarı çıkmaktan rahatsız olmadık.We didn't bother going out.
Onların asla öyle şansları olmadı.They never got that chance.
Bir gecede olmadı.It didn't happen overnight.
Onu yapmaktan asla pişman olmadım.I never regretted doing it.
Onun havai fişek olmadığını biliyordum.I knew it wasn't fireworks.
Onun ben olmadığımı biliyorsun.You know it wasn't me.
Tom'un hiç bir düşmanı olmadı.Tom never had an enemy.
Bunun doğru olmadığını söyle, Tom.Say it isn't true, Tom.
O yardımcı olmadı.That hasn't helped.
Tom, raporu okumak için henüz zamanı olmadığını söylüyor.Tom says that he hasn't yet had time to read the report.
Tom burada olmadığı için şanslıyız.We're lucky Tom isn't here.
Tom bana fazla parası olmadığını söyledi.Tom told me he didn't have much money.
Pazartesi olmadığı için şanslıyız.We're lucky it's not Monday.
Hasta ve sapık olmadığımı hepimiz biliyoruz.We all know that I am not ill and pervert.
Herhangi bir şüpheniz olup olmadığını Tom'a sorun.Ask Tom if you have any doubts.
Tom burada olmadığı için kötü hissediyorum.I feel bad that Tom isn't here.
Umarım Tom'a bir şey olmadı.I hope nothing happened to Tom.
Tom Mary'ye seçeneği olmadığını söyledi.Tom told Mary she had no choice.
Tom'un orada olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom wasn't there.
Tom, Mary'ye seçeneğinin olmadığını söyledi.Tom told Mary he had no choice.
İlgili Sayfalar