olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun aşk olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if it's love.
Tom'un hâlâ hayatta olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom is still alive or not.
Arabam olmadığı için yürüyorum.I walk because I don't have a car.
Onların kendi çocukları olmadığı için bir kız evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a girl.
Tom ebeveynlerine ev ödevinin olmadığını söyledi.Tom told his parents that he had no homework.
Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.Tom looked at the price tag and realized he didn't have enough money.
Tom odaya baktı ve orada hiç kimsenin olmadığını gördü.Tom looked into the room and saw that nobody was there.
Tom bir şeyin tam doğru olmadığını hissetti.Tom sensed that something was not quite right.
Bunun iyi bir fikir olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if that's a good idea.
Biz onun haklı olup olmadığından emin değiliz.We're not sure if she's right.
O, Mars'ta hiç hayat olmadığını söyledi.He said there was no life on Mars.
Herhangi bir şeyin eksik olup olmadığını bilir miydin?Would you know if anything is missing?
Tom'un hırsız olmadığını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't the thief?
Onun ne olduğunu bilmiyoruz ama ne olmadığını biliyoruz.We don't know what it is, but we know what it isn't.
Tom kapının kilitli olmadığını fark etti.Tom noticed the door was unlocked.
Ona âşık olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm in love with her.
Babamın biyolojik babam olmadığını kesinlikle anladım.I just found out that my dad is not my biological father.
Tom'un hayatta olup olmadığını biliyor musun?Do you know if Tom is alive?
Onun ben olmadığını nasıl bildin?How did you know he wasn't me?
Bir şeyin doğru olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know something isn't true?
Biri olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know there isn't one?
Sherman, kahvenin sıcak ama kaynar olmadığını söyledi.Sherman said the coffee was hot but not scalding.
Onun bir erkek arkadaşı olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if he has a girlfriend.
Söyleyecek bir şeyiniz olmadığında susmak utanç verici değil.It's not shameful to be silent when you have nothing to say.
İlişkiye hazır olmadığımı düşünüyorum.I don't think I'm ready for a relationship.
Onun hamile olup olmadığını sorduğunda pot kırdı.He committed a faux pas when he asked whether she was pregnant.
O bana bir web kameram olup olmadığını sordu.She asked me if I have a web cam.
Onun yapmak istediğin şey olmadığından eminim.I'm sure that's not what you want to do.
Bunun bir tuzak olmadığını nasıl anlarız?How do we know it isn't a trap?
Bunun sadece bir tuzak olmadığını nasıl anlarız?How do we know it isn't just a trap?
Tom'un eskisi kadar mutlu olmadığını fark etmeye başladım.I began to realize that Tom wasn't as happy as he used to be.
Tom'un bir bisikleti olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom has a bicycle or not.
Tom'un mutlu olmadığına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom was not happy.
Bir ehliyetin olmadığına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you didn't have a driver's license.
Bu konuda yapabileceğin bir şey olmadığını biliyordum.I knew there was nothing you could do about it.
Aslına bakarsanız Tom'un bununla bir ilgisi olmadığını biliyorum.I know for a fact Tom had nothing to do with this.
Bunun gerçekten önemli olmadığını biliyorum.I know that this doesn't really matter.
Tom'un bununla bir ilgisi olmadığını biliyorum.I know Tom had nothing to do with this.
Bu sorundan sorumlu olmadığını biliyorum.I know you aren't responsible for this problem.
Dün neden burada olmadığının sebebini bilmem gerekiyor.I need to know the reason why you weren't here yesterday.
Tom'un neden bugün okulda olmadığını bilmem gerekiyor.I need to know why Tom was absent from school today.
Tom'un çok iyi bir işi olmadığını düşünüyorum.I think Tom doesn't have a very good job.
Tom'a meşgul olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't busy.
Tom'a aç olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't hungry.
Tom'a hazır olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't ready.
Tom'a yorgun olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't tired.
Dün sabah neden burada olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you weren't here yesterday morning.
Sigara içmemin sakıncası olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you'd mind if I smoked.
Tom'un bir etyemez olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is a vegetarian.
Tom'un neden burada olmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom isn't here.
Herhangi birinin bir önerisi olup olmadığını anlamak için birilerine soracağım.I'll ask around to see if anyone has any suggestions.
Tom'un bununla bir ilgisi olmadığına eminim.I'm convinced Tom had nothing to do with that.
Tom'un olanlarla bir ilgisi olmadığına eminim.I'm convinced Tom had nothing to do with what happened.
Kötü bir şey olmadığı için mutluyum.I'm happy nothing bad happened.
Yaralarının ciddi olmadığını duyduğuma mutluyum.I'm happy to hear that your injuries aren't serious.
Bunun gerçekten doğru olup olmadığına emin değilim.I'm not sure if this is really true or not.
Burada Tom'un iyi bir adam olmadığını düşünen tek kişi ben değilim.I'm not the only one here who thinks Tom isn't a nice guy.
Bunu almak için yeterli param olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure I don't have enough money to buy this.
Bunun sahte olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that this isn't a fake.
Tom'un haricinde Mary'nin çirkin olmadığını düşünen tek kişi benim.I'm the only one other than Tom who thinks Mary isn't ugly.

İlgili Sayfalar