olma ile cümle

olma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, Güneyli olmalı.He must be from the South.
Yaşlı olmasına rağmen genç bir ruhu var.Though he is old, he has a youthful spirit.
Yaşlı olmasına rağmen çok sağlıklıdır.Though he is old, he is very healthy.
O yaşlı olduğu için bu görev onun için zor olmalı.Since he is old, this task must be difficult for him.
O, bir aktör olmalıydı.He ought to have been an actor.
O, akciğer kanseri olmaktan korkuyor.He is afraid of getting lung cancer.
Saç tıraşı olmak ona 3,000 yene mal oldu.It cost him 3,000 yen to get a haircut.
O, ona Jane olup olmadığını sordu.He asked her if she was Jane.
Dikkatli olması için ona bağırdı.He shouted to her to be careful.
Onun kötümser olma eğilimi var.He has a tendency to be pessimistic.
O yorgun olmasına rağmen, çalışmayı durdurmadı.Although he was tired, he would not stop working.
O çok yaşlı olmasına rağmen etkindir.He is active although he is very old.
Hasta olmuş olmalı.He must have been ill.
O, hasta olması nedeniyle okulda yoktu.He was absent from school because he was sick.
O hasta. Burada olmamasının nedeni budur.He is ill. That is why he is not here.
Onun hasta olması muhtemeldir.It is probable that he is ill.
Onun gerçekten hasta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if he's really sick.
O hasta olmaktan korkuyor.He is afraid of becoming sick.
O, hasta olmalı; solgun görünüyor.He must be sick; he looks pale.
O, fakir olmaktan utanmıyor.He is not ashamed of being poor.
Fakir olmasına rağmen, o mutluydu.Though he was poor, he was happy.
Fakir olmasına rağmen, o yine de mutluydu.Though he was poor, he was nonetheless happy.
Fakir olmanın ne olduğunu bilmiyor.He doesn't know what it is to be poor.
O, fakir olmaktan hoşlanmıyordu.He didn't like being poor.
Fakir olmanın ne olduğunu o çok iyi bilir.He knows quite well what it is like to be poor.
Sahtekâr olma konusunda kötü bir üne sahiptir.He has a bad reputation of being dishonest.
O doğal olmayan bir ölümle öldü.He died an unnatural death.
O, babasının zengin olmasıyla gurur duyuyor.He is proud of his father being rich.
O, babasının fakir olmasından utanç duyuyordu.He is ashamed of his father being poor.
Odanın çok küçük olmasından yakınıyor.He complains of the room being so small.
O, soğuk algınlığını atlatmış olmalı.He must have gotten over his cold.
Grip olmasına rağmen, o, işe gitti.Though he had a cold, he went to work.
O bir Amerikalı olmalı.He must be an American.
Bir avukat olma düşüncesiyle gece gündüz çalıştı.He studied day and night with a view to becoming a lawyer.
O, bir avukat olmalıydı.He should have been a lawyer.
O bir avukat olmaya karar verdi.He decided to be a lawyer.
O, bir avukat olmak için niteliklidir.He is qualified to be a lawyer.
Yasayı çiğnemiş olmakla suçlandı.He was accused of having violated the law.
O beni benim sağlığıma karşı dikkatsiz olmama karşı uyarıda bulundu.He cautioned me against being careless of my health.
O bir bakan olmak için eğitim görüyor.He is studying to be a minister.
O gerçekten bir güreşçi olmak istiyor fakat çok zayıf.He does want to be a wrestler, but he is too thin.
O masum olmalı.He must be innocent.
O rezil olmak istemediği için ona yardım etme önerimi reddetti.Because he didn't want to lose face, he refused my offer to help him.
O, ünlü olmak için isteklidir.He is eager to become famous.
O büyük bir akşam yemeği yedi. O aç olmalı.He ate a huge supper. He must have been hungry.
O, bencil olmalıdır.He must be selfish.
Nedeni olmadan bana hakaret etti.He insulted me without reason.
O, anne ve babasından bağımsız olmak istiyor.He wants to be independent of his parents.
O iyi bir çocuk olmalı.He must be a good boy.
O kibirli olma eğilimindedir.He tends to be arrogant.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onlar her dört yılda bir büyük yarışmaların olması gerektiğine inanıyorlardı.They believed it necessary to have great contests every four years.
Onlar Amerikalı olmalılar.They must be Americans.
Artık kıt kanaat geçinmek zorunda olmayacakları zamanı dört gözle bekliyorlardı.They looked forward to a time when they would no longer have to live from hand to mouth.
Onu başından beri biliyor olmalılar.They must have known it all along.
Ayıracak zamanları olmadığından dolayı aceleyle kasabaya geri döndüler.Because they had no time to spare, they hurried back to town.
Onlar zengin olmak istiyorlar.They want to become rich.
Zengin olmak istiyorlar.They want to become rich.
Onlar seni bekliyor olmalılar.They must be waiting for you.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.They agree that they have no choice but to give up the whole plan.

İlgili Sayfalar