Mary olgunlaşmış muzlarla muz ekmeği yaptı.Mary made banana bread with the overripe bananas.
Erikler olgunlaşmıştı.The plums were ripe.
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Maria was said to have been a precocious child.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Husky is also more brash and looks older.
Şimdi artık daha fazla kişinin içinde yer aldığı olgunlaşmış bir proje oldu.And now it's a real, full-blown project with more people on it.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.By 19, I was a fully-fledged movie actor, but still searching for definition.
Ve PM versiyonumuz oldukça olgunlaşmıştı.And our PC version became quite mature.
Meyve, sapından kolayca çıkarıldığında olgunlaşmış demektir.The fruit is ripe when it is easily removed from the stem.
Erikler olgunlaşmıştı.Die Pflaumen waren reif.
Madeira'nın en değerli şarabı olarak görülür 100 sene olgunlaşmış şaraplara rastlanılabilmektedir.Madeira ist vermutlich der einzige Wein, der stehend gelagert werden sollte.
Bu elmalar olgunlaşmış.Wenn die Äpfel reif sind.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Veronica a grandi trop tôt, trop vite.
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Se dice que fue un niño prodigio.
Olgunlaşmış mangolar taze olarak tüketilse de yine mutfaklarda pek çok kullanımı vardır.Actualmente se está extendiendo mucho el maridaje con otros platos, así como su uso en cocina.
Fikren olgunlaşmış bir kişidir.La conciencia debe de ser creativa.
Cuse: Hot Caz'ın devamı ve daha olgunlaşmışıdır.Гнев, расстройство и депрессия — это и есть The Height of Callousness.
Bu elmalar olgunlaşmış.Эти апельсинки наколотые.
Plastik cerrahi eğitimi British Council bursu ile beraber Birleşik Krallık'a gitmesiyle olgunlaşmıştır.أشرف على تأسيس جهاز مكافحة المخدرات بعد حصوله على بعثة تدريبية في المملكة المتحدة البريطانية.
Fikren olgunlaşmış bir kişidir.É o imaginário de ser adulto.
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Ze bevalt later van een te vroeg geboren zoon.
Tam olarak olgunlaşmış ve çok sevilen bir karakter.”Een uiterst charmant en bekwaam man."
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Ten Gauguina jest bardziej wystudiowany, daleko bardziej zaawansowany.
Olgunlaşmış kozalağının pulları dağılmaz.Вагітним самицям роги не обрізають.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Debbi se vrací drsnější a uvěřitelnější .
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Se mai menționează faptul că a avut un fiu adult.
Son birkaç yılda, Ben dramatik bir şekilde olgunlaşmıştır.De sidste seks år har du kun givet mig skuffelser.
Bu noktada VLDL olgunlaşmış sayılır.Pada masa ini Kesultanan Deli berkembang pesat.
Bu elmalar olgunlaşmış.林檎はこれに弱い。
Genellikle ham meyve ve sebze iyice olgunlaşmışından daha çok askorbik asit içerir.ヘビイチゴに比べて一般的に葉や果実は大きい。
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Sajanas pasidaro dar aršesnis ir daug stipresnis negu pirma.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.19 évesen teljesértékű moziszínész voltam, azonban még mindig definíció után kutattam.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.19세에는, 저는 완전히 독립된 영화배우였지만, 여전히 정의를 찾아헤메고 있었습니다.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.19 tuổi, Tôi đã là một diễn viên chuyên nghiệp, nhưng vẫn hoang mang trên con đường tìm kiếm bản thân mình.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.19歲的時候, 我已成為一個完羽翼豐滿的電影演員, 但系我仲系到找尋自我的定義。
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.A 19 anni, ero un'attrice cinematografica matura, ma ancora alla ricerca di una definizione.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.À l'âge de 19 ans, j'étais une actrice de cinéma à part entière, mais toujours en quête d'une définition.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.A los 19 años ya era una actriz de cine consagrada pero seguía en la búsqueda de una definición.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.Aos 19 anos, eu era uma actriz de cinema completa, mas ainda a tentar definir-me.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.La 19 ani, eram actriţă de film cu drepturi depline, dar încă mai căutam o definire.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.Mit 19, war ich eine gut ausgebildete Filmschauspielerin aber immer noch auf der Suche nach einer Definition.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.Op mijn 19de was ik een volwassen filmactrice maar nog steeds op zoek naar definitie.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.Pada umur 19 tahun, Aku menjadi aktor film yang benar-benar dewasa, namun masih mencari penjelasan.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.V devatenácti jsem byla plnohodnotnou filmovou herečkou, ale stále jsem hledala definici.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.Vid 19 års ålder var jag en fullfjädrad filmskådespelare, men sökte fortfarande efter definition.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.W wieku 19 lat byłam już stuprocentową aktorką, lecz nadal szukałam określenia.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.Στα 19, ήμουν επίσημα ηθοποιός ταινιών, αλλά ακόμα έψαχνα ορισμό.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.До 19-ти років я була цілком реалізованою актрисою, але все ще в пошуках самовизначення.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.До деветнайсет годишнината си бях напълно квалифицирана актриса, но все още търсеща дефиниция.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.К 19-ти годам я была вполне состоявшейся киноактрисой. Но я все еще искала самоопределения.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.בגיל 19, כבר הייתי שחקנית במשרה מלאה, אך עדיין תרתי אחר זהות.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.بحلولي عمر التاسعة عشرة، كنت أصبحت ممثلة أفلام بشكل رسمي، ولكني كنت مازلت أبحث عن تعريف لي.
19'umda, tamamen olgunlaşmış bir film oyuncusuydum ama halâ bir açıklama arıyordum.映画女優になっていましたが それでも位置づけを模索していました わたしは大学で
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.A livello fisico sembrava più matura delle sue coetanee, ma aveva il letto ancora coperto di peluche.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Dù phổng phao nhanh hơn, nhưng con bé vẫn có đầy thú bông trên giường.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ela estava a crescer rápida e fisicamente mas a sua cama ainda estava cheia de peluches.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Elle a grandi vite, physiquement, mais son lit était toujours recouvert de peluches.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Estaba madurando rápido, físicamente, pero su cama todavía estaba cubierta con animales de peluche.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Gyorsan érett, testileg, de az ágya még mindig tele volt plüss állatokkal.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Hän oli kypsymässä nopeasti, fyysisesti, mutta hänen petinsä oli yhä nallekarhujen peitossa.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.신체적으로는 빠르게 성숙했지만 소녀의 침대는 아직 동물 인형으로 가득 차 있었지요.