Seni gördüğüme memnun oldum.I'm pleased to see you.
Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.I'm very pleased to meet you.
Onun gerçek olduğunu söylemeye utandım.I'm ashamed to say that it's true.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.I am surprised that your family has a Japanese car.
Tanıştığımıza çok memnun oldum.I'm very happy to make your acquaintance.
Tanıştığımıza memnun oldum.It's nice to meet you.
Buluşmamız uygun olduğunda lütfen bana bildirir misin?Would you please let me know when it would be convenient for us to meet?
Sahip olduğunuz her şey bu mudur, bayım?Is this all you have, sir?
Senin hakkında oldukça çok şey duydum.I have heard quite a lot about you.
Liseden ne zaman mezun oldun?When did you graduate from high school?
Liseden ne zaman mezun oldunuz?When did you graduate from high school?
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that honesty is the best policy.
Hava çok iyi olduğu için bir pencere açabilir miyim?Since the weather is so good, can I open a window?
Onun iyi bir kombinasyon olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's a good combination?
Deney sırasında yaralandım ve yara oldukça ciddiydi.I got hurt during an experiment, and the injury was pretty serious.
Amerika, bunun "sınıfsız" bir toplum olduğunu iddia etmeyi sever.America likes to claim that it is a "classless" society.
Amerika İngiltere'den ne zaman bağımsız oldu?When did America become independent of England?
Yapacak çok işim olduğu zaman gergin ve heyecanlı hissediyorum.I feel tense and agitated when I have too much work to do.
O, cevap vermek için çok fazla sinirli olduğu için yere baktı.Being too nervous to reply, he stared at the floor.
O kayıp çocuğa ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what happened to that lost child.
Onlar benim yaşlı bir kadın olduğumu söylüyorlar.They say that I'm an old woman.
O onlar için oldukça kolaydı.It was rather easy for them.
O adamın kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who that man is.
Adamın kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who the man is.
Ona ne oldu?What happened to him?
O aktrisin dünyanın en güzel kadınlarından biri olduğunu düşünüyorum.I think that actress is one of the most beautiful women on earth.
Şu kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
O kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
O satıcı oldukça akıllı görünüyor.That salesman looks pretty smart.
Bir fincan kahve, o günlerde 200 yene mal oldu.A cup of coffee cost 200 yen in those days.
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
Tom şapkasını kaybetti, ve yeni bir tane almak zorunda olduğunu hissetti.Tom lost his cap, and he felt that he had to buy a new one.
Tom oteldeki asansör operatörü ile iyi arkadaş oldu.Tom became good friends with the elevator operator in their hotel.
Tom sırılsıklam oldu ve üşüttü.Tom got wet to the skin and caught cold.
Ben hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorum.I don't know which is which.
Hangi yöntemin daha iyi olduğunu henüz tartışmadık.We have not yet discussed which method is better.
Hangisinin doğru olduğunu düşünüyorsunuz?Which one do you think is correct?
O oldukça iyimserdir.He is rather optimistic.
Her şeyin nerede olduğunu biliyorsun.You know where everything is.
Neden benim görüşüme karşı olduğunu anlamıyorum.I don't understand why she is opposed to my opinion.
Neden giriş sınavında başarısız oldun?Why did you fail in the entrance examination?
Benim en sevdiğim rengin yeşil olduğunu sana düşündüren şey nedir?What made you think that my favorite color was green?
Onun nerede olduğunu nasıl bilmem gerekiyor?How should I know where he is?
Bugün burasının niçin çok kalabalık olduğunu merak ediyorum.I wonder why it's so crowded here today.
Mümkün olduğunca sık sözlüğe bakın.Refer to the dictionary as often as possible.
Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.It's important to unite as many workers as possible.
Mümkün olduğunca çok sayıda İngilizce kelime ezberlemelisin.You should memorize as many English words as possible.
Mümkün olduğunca hızlı yürüyün.Walk as fast as possible.
Saate göz attım ve saatin kaç olduğunu biliyordum.I glanced at the clock and knew what time it was.
Ben sadece yorgun olduğumu düşünüyorum.I think I'm just tired.
Çalışkanlığın başarının anahtarı olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that diligence is the key to success.
Kim telefon ederse etsin, ona dışarıda olduğumu söyle.Whoever telephones, tell him I'm out.
Ben hatalı olsam bile, sen oldukça doğru değilsin.Even if I am wrong, you are not quite right.
Dışarının ne kadar doğuk olduğu önemli değil, odalar yeterince sıcak.No matter how cold it is outside, the rooms are comfortably heated.
Sadece dikkatsiz bir hata şirkete milyonlarca dolara mal oldu.Only one careless mistake cost the company millions of dollars.
İnsanlar en çok evde oldukları zaman rahat eder.People feel most at ease when they are at home.
Sanırım birçok insan şimdi önce olduklarından daha varlıklı.I think most people are better off now than they used to be.
Çoğu kadın makyajlı oldukları kadar genç değil.Most women are not so young as they are painted.
Böyle bir şey benim için birçok kez oldu.Such a thing has happened many a time to me.
O, başarısız oldu.It came to nothing.