Tom sorunun değişmez olduğunu düşündü.Tom considered the problem settled.
Tom arazinin sahibi olduğunu iddia etti.Tom claimed to be the owner of the land.
Tom finans alanında bir uzman olduğunu iddia etti.Tom claimed to be an expert in finance.
Tom muazzam servetin, onun emrinde olduğunu iddia etti.Tom claimed that the enormous property was at his disposal.
Tom masum olduğunu iddia etti.Tom claimed that he was innocent.
Tom dün gördüğümüz pahalı görünümlü kırmızı arabaya sahibi olduğunu iddia etti.Tom claimed that he owned that expensive-looking red car we saw yesterday.
Tom zengin bir adamın oğlu olduğunu iddia etti.Tom claimed he was the son of a rich man.
Tom tahtada ne yazılı olduğunu göremiyor.Tom can't see what's written on the blackboard.
Tom hangi ping-pong raketinin onunki olduğunu hatırlayamıyor.Tom can't remember which ping-pong paddle is his.
Tom onun ne kadar acı olduğunu anlatamaz.Tom can't describe how painful it was.
Tom onun ne kadar eğlenceli olduğunu anlatamaz.Tom can't describe how fun it was.
Tom onun ne kadar heyecan verici olduğunu anlatamaz.Tom can't describe how exciting it was.
Tom söylediğinin yanlış olduğunu itiraf etti.Tom admitted what he said was wrong.
Tom onun kısmen hatası olduğunu kabul etti.Tom admitted that it was partially his fault.
Tom kazanın onun dikkatsizliğinden dolayı olduğunu itiraf etti.Tom admitted that it was due to his carelessness that the accident had happened.
Tom, hatalı olduğunu kabul etti.Tom admitted that he was wrong.
Tom hatalı olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he had been wrong.
Kimse paranın çoğunu katkıda bulunan kişinin Tom olduğunu bilmiyordu.Nobody knew that Tom was the person who contributed most of the money.
Tom'un kız arkadaşı şimdi onun burada olduğunu bilseydi, çok kızardı.If Tom's girlfriend knew he was here now, she'd be very angry.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Tom'un büyükannesinin bir mini etek giyemeyecek kadar yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom's grandmother is too old to wear a miniskirt.
Tom'un kızımla flört edemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too old to be dating my daughter.
Tom'un yardımına ihtiyacım olduğunu çok geç fark ettim.I realized too late that I needed Tom's help.
Tom'un annesinin Japon olduğunu asla bilmiyordum.I never knew Tom's mother was Japanese.
Mağazada olduğunu söyleyen Tom'la karşılaştım.I met Tom who said he had just been to the store.
Tom'un bekâr olduğunu sanmıyorum.I doubt if Tom is single.
Tanıdığım herkes Tom'un kibirli olduğunu düşünüyor.Everybody I know thinks Tom is stuck up.
Tom'un suçlu olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is guilty?
Tom'un bir sabıka kaydı olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom has a criminal record?
Muhtemelen Mary'nin sevimli olduğunu düşünüyorsun.You probably think Mary is cute.
Tom Mary'nin yeni mayosunun ne kadar dar ve kısa olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see how skimpy Mary's new swimsuit was.
Tom Mary'nin zaten evli olduğunu duyduğu için hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed to hear that Mary was already married.
Tom Mary'e kaç yaşında olduğunu sormak istedi ama belki sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask Mary how old she was, but he thought that maybe he shouldn't.
Tom Mary'nin dünyadaki en güzel kadın olduğunu düşünürdü.Tom used to think Mary was the most beautiful woman in the world.
Tom Mary'ye mutlu olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was happy.
Tom polise Mary'nin kayıp olduğunu söyledi.Tom told the police that Mary was missing.
Tom Mary'ye hatalı olduğunu söyledi.Tom told Mary that she was wrong.
Tom Mary'ye haklı olduğunu söyledi.Tom told Mary that she was right.
Tom Mary'ye güreş takımının kaptanı olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was the captain of the wrestling team.
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told Mary that he had to leave before 2:30.
Tom Mary'nin teklifinin mantıksız olduğunu düşündü.Tom thought Mary's offer was unreasonable.
Tom Mary'nin hâlâ Boston'da olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is still in Boston.
Tom Mary'nin kırk yaşın üzerinde olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is over forty.
Tom Mary'nin suçlu olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is guilty.
Tom Mary'nin yardım istemesinin zamanı olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's time for Mary to ask for help.
Tom Mary'ye borç para vermemenin daha iyi olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's better not to lend Mary any money.
Tom, Mary'nin o şirketle iş bulmasının mümkün olduğunu düşünüyor.Tom thinks it possible for Mary to get a job with that company.
Tom Mary'nin rekor kırmasının imkansız olduğunu düşünüyor.Tom thinks it impossible for Mary to break the record.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesinin önemli olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's important for Mary to learn how to speak French.
Tom Mary'nin aptal olduğunu söyledi.Tom said that Mary was stupid.
Tom Mary ile öğle yemeği yemek için istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was eager to eat lunch with Mary.
Tom Mary'nin eksik olduğunu bildirdi.Tom reported Mary missing.
Tom Mary'nin biraz sevimli olduğunu hatırlıyor.Tom remembers that Mary was kind of cute.
Tom ilk karşılaştığında Mary'nin ne kadar güzel olduğunu hatırladı.Tom remembered how beautiful Mary had been when he first met her.
Tom Mary'nin kim olduğunu bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know who Mary was.
Tom Mary'nin fıkralarının hepsine güldü, komik olduğunu düşünmediklerine bile.Tom laughed at all of Mary's jokes, even the ones he didn't think were funny.
Tom Mary'nin kim olduğunu biliyor.Tom knows who Mary is.
Tom Mary'nin nerede olduğunu biliyordu ama onun nerede olduğunu polise söylemedi.Tom knew where Mary was, but he wouldn't tell the police where she was.
Tom Mary'nin zengin olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was rich.
Tom Mary'nin meşgul olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was busy.