olduğu gibi ile cümle
olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Es como el agua del arroyo; nunca se queda quieta.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Giống như dòng nước chảy, không bao giờ đứng yên một chỗ
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Het is zoals het water van de stroom; het zit nooit stil.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Jak woda w strumieniu: ciągle płynie.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Je ako voda v potoku, nikdy sa nezastaví.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Je jako voda v tomto potůčku; jen tak se nezastaví.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.개울물과 같습니다. 절대로 멈추지 않습니다.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Olyan, mint a folyó vize; soha nem áll egy helyben.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Sie ist wie das Wasser des Bachs; es steht niemals still.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Είναι σαν το νερό που ρέει. Δεν είναι ποτέ σταθερή.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Като водата на този поток, която никога не спира.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Она словно вода в ручье -- никогда не остается спокойной.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.Це як вода в потоці, що ніколи не спиняється.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.זה כמו המים בנחל, הם אף פעם לא שקטים.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.فهو كالمياه في هذا الجدول، لا تتوقف ابدا عن السريان.
Akıp giden su gibidir, asla olduğu gibi kalmaz.脳の神経ネットワークの
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Cud umysłu nie polega na tym, że postrzegasz świat takim jakim jest.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Das Wunder Ihres Geists ist nicht, dass Sie die Welt sehen können, wie sie ist.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Điều kỳ diệu của bộ óc của chúng ta không phải ở chổ chúng ta có thể nhìn thấy thế giới là như thế nào.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Het wonder van je geest is niet zo dat je de wereld ziet zoals hij is.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Il miracolo della nostra mente non sta nel fatto che ci permette di vedere il mondo così com'è.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Keajaiban pikiran Anda bukan berarti Anda dapat melihat dunia apa adanya.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.우리 의식의 기적은 세상을 사실대로 보는것에 있지 아니하고,
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Le miracle de votre esprit n'est pas que vous pouvez voir le monde tel qu'il est.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Mielen ihmeellisyys ei ole siinä, että voi nähdä maailman sellaisenaan.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Miracolul minţii voastre nu e că puteţi vedea lumea aşa cum este.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Miraklet om ens sind er ikke at man kan se verden som den er.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.O milagre da nossa mente não está no facto de podermos ver o mundo como ele é.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Zázrak vašej mysle nie je to, že svet vidíte taký, aký je.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Zázrak vaší mysli není to, že můžete vidět svět takový, jaký je.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Το θαύμα του μυαλού μας δεν είναι ότι μπορούμε να δούμε τον κόσμο όπως είναι.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.Чудото на вашето съзнание не е, че можете да видите света какъвто е.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.הנס של התודעה שלנו אינו שאנו רואים את העולם כפי שהוא.
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.ان عظمة الدماغ هو انه لا يرى العالم كما هو
Aklınızın mucizesi dünyayı olduğu gibi görmesi değildir.世界をそのままに見られる事ではなく 世界を違う角度から見られる事です
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Det er som i Gibeas Dage, han mindes deres Skyld og straffer deres Synder.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Globoko so se popačili kakor v času Gibee. Bog se spomni njih krivice, kaznoval bo njih grehe.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Hlboko sa porušili jako za dní Gibee; rozpamätá sa na ich neprávosť; navštívi ich hriechy.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.저희는 기브아의 시대와 같이 심히 패괴한지라 여호와께서 그 악을 기억하시고 그 죄를 벌하시리라
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.lyen elfajultak, mint Gibea napjaiban; [de] megemlékezik álnokságaikról, és megbünteti az õ gonoszságokat.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Sie verderben's zu tief wie zur Zeit Gibeas; darum wird er ihrer Missetat gedenken und ihre Sünden heimsuchen.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Глубоко упали они, развратились, как во дни Гивы; Он вспомнит нечестие их, накажет их за грехи их.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.העמיקו שחתו כימי הגבעה יזכור עונם יפקוד חטאתם׃
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.قد توغّلوا فسدوا كايام جبعة. سيذكر اثمهم. سيعاقب خطاياهم
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以 法 蓮 深 深 地 敗 壞 、 如 在 基 比 亞 的 日 子 一 樣 . 耶 和 華 必 記 念 他 們 的 罪 孽 、 追 討 他 們 的 罪 惡
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以法 蓮 深深 地 敗壞 、 如 在 基比亞 的 日子 一樣 . 耶和華 必 記念 他 們的 罪孽 、 追討 他 們的 罪惡
Alzheimer hastalığına ve birkaç yıl önceki kadında olduğu gibi amputasyonlara yol açabilir.심장병, 암, 심지어 알츠하이머병을 유발하고, 몇 년 전 그 여성처럼, 절단 수술로도 이어질 수 있습니다.
Alzheimer hastalığına ve birkaç yıl önceki kadında olduğu gibi amputasyonlara yol açabilir.والسرطان ، ومرض الزهايمر وبتر بعض الأعضاء عند الحاجة ، تماماً كما حدث مع تلك المرأة قبلها بسنوات قليلة.
Alzheimer hastalığına ve birkaç yıl önceki kadında olduğu gibi amputasyonlara yol açabilir.数年前の女性と同じように 足の切断に至る事もあります それを恐れ 私はすぐに 食事の見直しにかかりました
Alzheimer hastalığına ve birkaç yıl önceki kadında olduğu gibi amputasyonlara yol açabilir.最終引致心臟病、癌症 阿爾茨海默氏病,同埋截肢 即係好似幾年前嗰位女士咁樣
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Aber in der Tat hat er nicht mit ihr so stark wie er auf den ersten hatte Objekt.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Ale ve skutečnosti, neměl námitky proti ní tak silně, jak on měl na prvním místě.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Ale v skutočnosti, nemal námietky proti nej tak silno, ako on mal na prvom mieste.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Ale w rzeczywistości, że nie sprzeciwiają się jej tak mocno, jak miał na początku.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Dar, de fapt, el nu a contestat-o la fel de puternic ca el a avut la început.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.De valójában ő nem ellenzi, hogy neki, mint erős, mint volt az elején.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.그러나, 사실, 그 같은 강력 그가 처음 것처럼 그녀에 대해 반대하지 않았다.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Maar in feite heeft hij geen bezwaar tegen haar zo sterk als hij was op het eerste.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Ma, in realtà, egli non si oppose fortemente a lei come come aveva in un primo momento.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.Mais, en fait, il ne s'oppose pas à elle comme fortement comme il l'avait d'abord.