Bu olay Lizbon tarihindeki en önemli olaylardan biridir.يُعتقد بأن هذه المعركة واحد من الأحداث الأكثر أهمية في التاريخ البوسني .
Kuşkusuz ki Yunanistan'a İkinci Pers Saldırı Grek tarihi açısından son derece önemli olaylardan biridir.الغزو الفارسي الثاني لليونان حدث ذو أهمية كبرى في التاريخ الأوروبي.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.في اليوم التالي، الحكومة الفرنسية أكدت أن ثلاثة جنود فرنسيين من القوات الخاصة لقوا حتفهم في الحادث.
Olaylarda Azerilerin evleri yakıldı, sokaklarda Azeri olduğu düşünülenler öldürüldü.حرقت منازل الازرين و كل من اعتقدوا أنة ازرى.
26 Aralık'a kadar süren olaylarda 111 kişi öldü, 176 kişi yaralandı.توفي في الحادث 116 شخصا من أصل 117، ونجا طفل رضيع لا يزال حيا حتى الآن.
Gelişen olaylardan sonra Jonathan Curtis olan ismini, Johnny Curtis olarak değiştirdi.Logo depois, Jonathan Curtis modificou seu nome para Johnny Curtis.
Andrea ve Milton, olan olaylardan oldukça rahatsız olmuş bir şekilde odayı terk eder.Tanto Andrea quanto Milton saem do quarto, perturbados pelo evento.
Gandalf, Yüzüklerin Efendisi’nde anlatılan olaylarda Glamdring'i kullanmaya devam ediyor.Gandalf continuou a usá-la durante toda a obra de O Senhor dos Anéis.
Tüm bu yaşanan olaylardan sonra 1978 yılında Bolivya, Şili ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir.Anos depois, tensões entre a Bolívia e o Chile levaram ao fim de suas relações diplomáticas em 1978.
Oyun, Half-Life 2'deki olaylardan hemen sonra başlar.Ele é logo visto no início de Half-Life 2.
Bu olaylardan sonra Gılgamış'ın ünü yayılır ve zengin kıyafetleri içinde şöhreti göz alıcıdır.É atenta aos acontecimentos do mundo, procurando transparecer em suas roupas ideais.
Başa geçerken yaşanan olaylardan ötürü Claudius senatoyu memnun etmek için büyük özen gösterdi.Devido às circunstâncias da sua ascensão ao trono, Cláudio pôs empenho em agradar o senado.
Olaylarda 19,000 Alman askerinin yer aldığı düşünülmektedir.No auge da campanha, cerca de 19.000 soldados alemães estavam envolvidos.
Olaylarda beş kişi tutuklandı.Cinco acusados foram presos.
Oyun boyunca gelişen olaylardan sorumlu olan kişi.Ele era o responsável por debulhar todos os jogos que apareciam no programa.
Olaylarda, 38 kişi öldü.Já foram registrados pelo menos 38 mortos.
Peki bütün bu olaylardan kim sorumlu?...Quem estará por detrás de tudo isto?
Oyunun hikayesi ikinci oyunda geçen olaylardan hemen sonra gerçekleşmektedir.A História principal do jogo realiza-se depois dos eventos do primeiro jogo.
Olaylarda ölü ve yaralı sayısı kesin olarak bilinmemektedir.Entretanto, o número de mortos e feridos é desconhecido.
Takip eden olaylarda, çok sayıda can ve mal kaybı oluştu.No caso dos muras, o desejo por liberdade custou muitas vidas e sofrimentos.
Amacı Ray ile yüzleşmek ve aralarında geçen olaylardan sonra çektiklerini ona anlatmaktır.Ze confronteert Ray met het verleden dat hij probeert te vergeten.
Bölüm, gelecekte olacak olan olaylardan bir sahne ile başlar.De spellen volgen een verhaal dat zich in de toekomst afspeelt.
Bu olaylardan faydalanan Arnavutluk da bağımsızlığını ilan etti.Een deel van Oekraïne profiteerde van de situatie om zich onafhankelijk te verklaren.
İlde yaşanan önemli olaylardan biri de Susurluk Kazası olayıdır.Een ander punt van mogelijke ongevallen is een versleten snoer.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.Bij de politieactie zijn volgens de Franse Politie drie doden gevallen.
Olaylarda 37 kişi öldü.Hierbij vielen toen 37 doden.
Petrol sızıntıları deniz kirliliğinde en medyatik olaylardan biridir.Olievervuiling is de bekendste factor als het gaat over vervuiling door de scheepvaart.
Bu olaylardan sonra ise başta Kayseri Erciyesspor olmak üzere birçok Süper Lig ekibinin dikkatini çekti.Dat is dan ook de reden dat ze in het begin een stapel kadavers dachten te zien.
Para basma, çalma gibi olaylarda üstüne yoktur.Geld speelt geen rol, dat moest u weten.
Olaylarda beş kişi tutuklandı.Er zijn vijf arrestaties verricht.
Ancak yol sırasında yaşayacağı olaylardan haberi yoktur.Do końca jednak nie wie, co go czeka u kresu wędrówki.
Oyun, Half-Life 2'deki olaylardan hemen sonra başlar.Fabuła jest bezpośrednią kontynuacją wydarzeń z Half-Life 2.
İnsanın en önemli görevlerinden biri, olaylardaki bu anlamları anlamaya çalışmaktır.Człowiek bardzo często wykonuje jakieś zadanie, tylko po to, żeby dowiedzieć się jakie będą tego konsekwencje.
Olaylarda ölü ve yaralı sayısı kesin olarak bilinmemektedir.Dokładna liczba poległych i rannych pozostaje w zasadzie niemożliwa do ustalenia.
Yaşanan olaylardan sonra Erebuni'de gösteri yürüyüşlerine yasak getirildi.W Szwecji po nastaniu protestantyzmu jej wystawianie zostało w kościołach zabronione.
Peki bütün bu olaylardan kim sorumlu?...Któż za to ponosi odpowiedzialność?
Oyunun hikayesi ikinci oyunda geçen olaylardan hemen sonra gerçekleşmektedir.Gra rozpoczyna się zaraz po wydarzeniach z drugiej części serii.
Oyun boyunca gelişen olaylardan sorumlu olan kişi.W czasie gry mają miejsce wydarzenia wpływające na przebieg gry.
Bu yerine geçmeden ötürü diğer olaylardan bağımsız ortaya çıkan bir “Ben” tanımı oluşur.Trwa to dopóki "ja" człowieka, utożsamia się ze świadomością .
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.Białka odgrywają zasadniczą rolę we wszystkich procesach biologicznych.
Belirli türel olaylarda en yüksek temyiz mahkemesi olarak da hizmet etmiştir.W wielu ważnych sprawach rada pełniła też funkcje trybunału najwyższej instancji.
Skeçlerden oluşan bu program günlük olaylardan bahsetmektedir.Program pokazuje proces produkcji przedmiotów, z którymi mamy do czynienia na co dzień.
Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir.Autor powiedział o książce, iż jest to nowy typ powieści, opartej na autentycznych wydarzeniach.
Olaylarda ölü ve yaralı sayısı kesin olarak bilinmemektedir.Antalet skadade och döda är svåra att sätta en exakt siffra på.
Olaylarda 15.000 ile 30.000 arasında Ermeni'nin öldürüldüğü rapor edilmektedir.Mellan 15000 och 30000 armenier beräknas ha omkommit till följd av övergreppen.
Skeçlerden oluşan bu program günlük olaylardan bahsetmektedir.På videobloggen följer man hans dagliga händelser.
Olaylarda, 38 kişi öldü.Minst 38 kvinnor avrättades.
Chris ve sevgilisi olaylardan habersiz arabayla kaçmaktadırlar.Sam och vännerna försöker glömma olyckan.
"Shit" (b*k) kelimesi bazı olaylarda kullanılmıştır.Ordet "prövning" kan också användas i andra sammanhang.
Çıkan olaylarda bir kişi öldü ve birçok kişi yaralandı.En person dog i olyckan och flera ska ha skadats allvarligt.
Belirli türel olaylarda en yüksek temyiz mahkemesi olarak da hizmet etmiştir.Han har också dykt upp som vittne i sista fallet i Justice for All.
Oyun, Half-Life 2'deki olaylardan hemen sonra başlar.Події продовжуються з того ж моменту, на якому закінчилася оригінальна Half-Life 2.
Günümüzde sadece düğünlerde ve önemli sosyal olaylarda giyilir.Їх вдягають, як правило, в особливих випадках та на весілля.
Yaşanan olaylardan sonra Erebuni'de gösteri yürüyüşlerine yasak getirildi.Відтоді лише в Міссурі їхнє виловлювання було заборонено.
Kitaptaki hikâyeler gerçek olaylardan alınmıştır.Книжка розповідає про реальні події.
Evde kalmış Zekiye (Seden Kızıltunç), kozmik olaylardan etkilenerek çeşitli güçler kazanmıştır.Věda v domě aneb Jak fungují věci.
Günümüzde sadece düğünlerde ve önemli sosyal olaylarda giyilir.Dnes je nosí už jen při svatbách, nebo při jiných významných společenských událostech.
Olaylarda 20 sivil, iki Geçici İRA üyesi ve iki Britanya askeri öldürüldü.Bylo zabito 20 britských vojáků, 2 členové IRA a 3 civilisté.
Oyunun hikayesi ikinci oyunda geçen olaylardan hemen sonra gerçekleşmektedir.Příběh pokračuje v událostech po druhém dílu.
Bu olaylardan faydalanan Arnavutluk da bağımsızlığını ilan etti.Norové této situace využili a vyhlásili nezávislost.