Ne olduđunu çaktýrmadan, bazý olaylara karýţtýđýndan "Kötü Olay" ţeklinde bahsetmiţti.彼はそれを単に「厄介事」と呼んでいた。 [企業監視機関 SumOfUs 事務局長、アーロンのパートナー]: エリザベス・ウォーレンとのスキャンダルでもあったのだろうか、 とか、ちょっとおかしな想像をしていました。
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .La probabilidad es encontrada dividiendo el evento entre todos los posibles eventos, que en este caso es 1/6.
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .La probabilità dunque si trova dividendo l'evento per tutti gli eventi possibili che in questo caso dà 1/6.
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .Pravděpodobnost se pak zjistí dělením žádané události všemi možnými událostmi, což je v tomto případě 1/6.
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .Затем он определял рассматриваемое событие, такое как бросок кости, которое может иметь лишь один исход.
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .ההסתברות מחושבת מכאן על ידי חלוקת האירוע בסך כל האפשרויות, ובמקרה זה מקבלים 1/6.
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .وحينها تحسب الاحتمالية عن طريق قسمة الحدث على كل الاحداث الممكن حصولها وفي هذه الحالة تكون 1 على 6
Olasılık, olayı bütün olası olaylara (örnek uzay) bölerek bulunuyor; bu oran burada 1/6. . .すべての起こりうる事象で、その事象の数を割り、 この場合は、1/6となります。 このように論理的に計算することで
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Chúng ta ít để tâm tới những vấn đề tầm thường.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Dăm mai puţină importanţă chestiunilor triviale.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Facciamo meno attenzione alle questioni futili.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Gastamos menos tempo em assuntos triviais.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Kevésbé veszünk észre jelentéktelen ügyeket.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Kita mengallihkan perhatian dari hal-hal remeh.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.분명한것에는 조금 덜 관심을 가지게 되죠.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Las cosas banales pierden importancia.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Nie przejmujemy się głupotami.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Nous faisons moins cas des questions secondaires.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.We slaan minder acht op onbelangrijke zaken.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Wir achten weniger auf triviale Angelegenheiten.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Μας απασχολούν λιγότερο τα τετριμμένα θέματα.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Ми менше звертаємо увагу на тривіальні речі.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Мы меньше тратим времени на ерунду.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.Обръщаме по-малко внимание на несъществени въпроси.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.אנו מתייחסים פחות לדברים שוליים.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.لا نعير أدنى اهتمام للمسائل التافهة.
Önemsiz olaylara daha az dikkate alırız.人生を満喫するのです
Onun olaylara yaklaşımı...그녀가 살아온 삶과 사고방식
Onun olaylara yaklaşımı...והגישה שהייתה לה לדברים,
Onun olaylara yaklaşımı...و الطريقة التي ذهبت بالامور بها
Rastgele olaylara inanmıyordu.Bà không tin tưởng vào sự ngẫu nhiên
Rastgele olaylara inanmıyordu.Beliau tidak percaya pada keacakan.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Det fanns en anledning till allt.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Ela não acreditava no acaso.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Ella no creía en el azar.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Elle ne croyait pas au hasard.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Hän ei uskonut sattumaan.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Nem hitt a véletlenben.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Non credeva nel caso.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Nu credea în întâmplare.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Ona nie wierzy w przypadki.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Sie glaubte nicht an den Zufall.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Ze geloofde niet in willekeur.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Δεν πίστευε στην τυχαιότητα.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Она не верила в случайность.
Rastgele olaylara inanmıyordu.Тя не вярваше в случайността.
Rastgele olaylardan başka herşey. Rastgele olaylara inanmıyordu.무작위성을 제외한 모든것을요. 그녀는 무작위성을 믿지 않았어요.
Rastgele olaylardan başka herşey. Rastgele olaylara inanmıyordu.Всіма, крім випадковості, у яку не вірила.
Rastgele olaylardan başka herşey. Rastgele olaylara inanmıyordu.הכל חוץ ממקריות. היא לא האמינה במקריות.
Rastgele olaylardan başka herşey. Rastgele olaylara inanmıyordu.كل شئ الا العشوائية ,هي لا تعتقد في العشوائية.
Rastgele olaylardan başka herşey. Rastgele olaylara inanmıyordu.全てのものに理由があるのだ、と。
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Aber sprechen wir mal über die Ereignisse der letzten 10 Jahre und suchen wir nach einem Muster.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Diamo un'occhiata agli eventi accaduti nell'ultimo decennio e possiamo scorgere un disegno.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Haideţi să aruncăm o privire la evenimentele din ultimul deceniu şi a vedea dacă tu a vedea un model.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Katsotaanpa kuluneen vuosikymmenen tapahtumia jos voimme nähdä tapahtumien noudattavan kaavaa
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Låt oss ta en titt på händelserna det senaste årtiondet och se om du kan upptäcka ett mönster.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Nézzük meg az utóbbi évtized eseményeit, hogy kirajzolódik e ez a folyamat.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Pojďme se podívat na události posledních deseti let a uvidíte, jestli je tam zřejmý vzorec.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Spójrzmy na wydarzenia ostatniej dekady i poszukajmy prawidłowości.
Son on yılda gerçekleşen olaylara bir bakın ve bir benzerlik görüp görmediğinizi söyleyin.Vamos a echar un vistazo a los acontecimientos de la última década y ver si se detecta un patrón.