Ana içeriğe geç
Sözlük

olaylara ile cümle

olaylara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Balkanlar iş ve ekonomi dünyasında 9 Eylül'den bu yana yaşanan olaylara genel bakış.A review of business and economic news from the Balkans since 9 September.
13 Ekim'den bu yana Balkanlar'da yaşanan spor, eğlence ve diğer kültürel olaylara genel bakış.A review of sports, entertainment and other cultural news from the Balkans since 13 October.
İki büyük firma, Euroil ve Fisheku olaylara karışmış durumda.Two large companies, Euroil and Fisheku, have been implicated.
Balkanlar iş ve ekonomi dünyasında 29 Temmuz'dan bu yana yaşanan olaylara genel bakış.A review of business and economic news from the Balkans since 29 July.
Balkanlar'da 4 Kasım'dan bu yana iş ve ekonomi dünyasından olaylara genel bakış.A review of business and economic news from the Balkans since 4 November.
Balkanlar'da 28 Ekim'den bu yana iş ve ekonomi dünyasından olaylara genel bakış.A review of business and economic news from the Balkans since 28 October.
Fakat olaylara her zaman olumlu yönden bakamıyoruz.However, we are not always capable of a positive outlook.
Fakat Kosova'nın Avrupalı görünmesini zorlaştıracak çirkin olaylara da yol açabilir.But it could lead to ugly incidents that would hardly make Kosovo look European.
9 Mart'tan bu yana Balkanlar'daki spor, eğlence ve diğer kültürel olaylara genel bakış.A review of sports, entertainment and other cultural news from the Balkans since 9 March.
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.In epics, it is observed that God sometimes intervenes in events.
Bu olaylara rağmen, bazı yüklü parçacıklar, halen manyetosferin içine girebilir.Some of the charged particles do get into the magnetosphere.
Bu etki elektron yerine proton içerilmesi dışında auroral olaylara benzerdir.The effect is similar to auroral events, except that protons rather than electrons are involved.
Olaylara Göre Kaynak DağılımıResource Allocation Based on Events
Olaylar, olay zincirleri oluşturacak diğer olaylara neden olabilir.Events can cause other events, which will create event chains.
Daha sonra tüm olaylara Scarlet Witch'in neden olduğu ortaya çıktı.It is then revealed that all of the events were caused by the Scarlet Witch.
Gerçek olaylara atıflarAllusions to real events
Olayla ilgili paranormal olaylara dair hiçbir kanıt ortaya çıkmadı.No evidence of paranormal events related to the incident has ever emerged.
Terörizm sosyolojisi ayrıca devletlerin böyle olaylara nasıl tepki gösterdiğini araştırır.It also studies how individuals as well as states respond to such events.
Hayatındaki olaylara göndermeler var ama bunlar sadece göndermeler, anlatı değil.There are references to events in his life, but they are only references, not narratives.
Avrupa anakarasındaki olaylara rağmen, Girit'teki Hıristiyan ayaklanması devam etti.Despite the events on the European mainland, the Christian insurrection on Crete continued.
Ani olaylara dahil olmayı reddeder.Ani declines to be involved.
Birde olaylara başka açıdan bak!Betrachte die Dinge mal aus einem anderem Blickwinkel!
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.Eine wahre Geschichte aus dem Jenseits.
Olaylara düzenli katılım ile oyuncu, Feo'nun bir bölgesindeki etkisini arttırır.Bei regelmäßiger Teilnahme an Ereignissen erhöht der Spieler seinen Einfluss in einem Gebiet der Welt Feo.
Harry ile birlikte çeşitli olaylara karışırlar.Zwischen ihm und Harry kommt es zu einigen Streitereien.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Streiflichter auf Menschen und Ereignisse.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Das Experiment fordert, wie in so vielen Fällen, seine Opfer.
Kilise çok sayıda tarihî olaylara tanık oldu.Das Schloss hat viele historische Ereignisse miterlebt.
Bu sırada İstanbul büyük olaylara sahne oldu.Währenddessen geschehen beunruhigende Dinge in Hogwarts.
Kırklareli istasyonu, korkunç olaylara sahne olmuştur.Visage spielt in einem riesigen Haus, in dem schreckliche Dinge geschehen sind.
Bu arada Fleur olaylara seyircidir.Loir war Augenzeuge der Ereignisse.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Textlich beziehe man sich fast ausschließlich auf Themen aus dem wirklichen Leben.
Yüzbaşı Fevzi Bingöl de olaylara katıldı.Kapitän Klinefelter sprang ebenfalls hinein.
Olaylara çok sinirlenir.Sie nervt sich an sehr vielem.
Bir düşüncenin doğruluğu onu olaylara uyguladıktan sonra ortaya çıkar.Indem man die Ursache angibt, schreitet man von einem Faktum zu seinem Grund fort.
Ayrıca kısa boyludur ve komik olaylara gülüşü çok farklıdır.Die Handlung sei witzig und die Erzählweise abwechslungsreich.
Giuseppe Verdi'nin aksine Donizetti, politik olaylara karşı oldukça duyarsızdı.Ilse Braun war im Gegensatz zu ihren beiden Schwestern politisch eher uninteressiert.
Ayrıca Farmville'de bazı olaylara özel etkinlikler düzenlenir.Einzelbeispiele sind auch auf Orkney zu finden.
Bu hikaye gerçek olaylara dayanır.Cette histoire est basée sur des faits réels.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Nous ne pouvons pas rester indifférents face à ce qui se passe dans n'importe quelle partie du monde.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Les États-Unis et l'OTAN restèrent largement sourds face à l'évolution de la situation en Tchécoslovaquie.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Les forces de sécurité doivent intervenir.
Nikah kıyılma için salon Daha önceki olaylara şaşırıp kalmış olan Kontes durumu gözden geçirmektedir.La salle du mariage Le comte est embarrassé par les événements récents.
Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.Son comportement décalé mène à des situations comiques.
Theodoros'un kendisi izole edilip sığındığı Vodina'da güçsüz bırakıldı, görünüşte bu olaylara dahil olmadı.Théodore, isolé et dépourvu de moyens dans son refuge de Vodena, ne prit pas part aux évènements.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Collectivement, ces événements sont ce que l'on appelle parfois la « crise de la fin du Moyen Âge ».
Kırklareli istasyonu, korkunç olaylara sahne olmuştur.Les caméras de surveillance capturèrent l'intégralité de cette scène horrible.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.Les substances, en retour, « participent » à leurs accidents.
Polis ve itfaiye olaylara kasıtlı olarak müdahale etmedi.Une ambulance et les pompiers étaient prêts à intervenir...
Olaylara iki FBI ajanı da karışır.Les deux membres du FBI sont d'ailleurs très impressionnés par son travail.
Yüzbaşı Fevzi Bingöl de olaylara katıldı.L'ancien inspecteur Bong a compris lui-aussi.
Korku hikayem gerçek olaylara dayanıyor.Mi aterradora historia se basa en hechos reales.
Olaylara bakma şeklini seviyorum.Me gusta tu manera de ver las cosas.
Modern yayınlar genellikle (ama hatalı olarak) Liechtenstein'ın bağımsızlığını bu olaylara bağlarlar.Algunas publicaciones modernas atribuyen (incorrectamente) la soberanía de Liechtenstein a estos sucesos.
Kıbrıs'ın uzak köylerinden biri olmasına rağmen pek çok kültürel olaylara ve festivallere ev sahipliği yapar.A pesar de ser uno de los pueblos más remotos de Chipre acoge varios eventos culturales y festividades.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.A menudo, sus observaciones se basaron en sus experiencias como un testigo ocular de los hechos en cuestión.
Kırklareli istasyonu, korkunç olaylara sahne olmuştur.Las cámaras de vigilancia grabaron toda la horrífica escena.
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.Amar al fútbol sobre todas las cosas.
İstenmeyen ve aniden gelişen olaylara büyük tepki gösterirler.Sudaciones repentinas y sin aparente causa.
Normandiya Çıkarması ve Paris'in Kurtuluşu gibi önemli olaylara katılmıştır.Estuvo presente en el desembarco de Normandía y la liberación de París.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod