olayların ile cümle

olayların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Olayların olasılığı vardır.Konflikte sind Chancen.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Nomothetische Theorien abstrahieren von den Phänomenen.
Bu dönemdeki olayların başlıca kaynağı I. Dünya Savaşı sonrasındaki huzursuzluk ve karışıklık ortamıdır.Die heutige Gestalt des Ortes ist also eine Folge von Flucht und Vertreibung nach Ende des Zweiten Weltkriegs.
Savaş ve önemli olayların tarihleri tarihçiler için hala bir tartışma konusudur.Motive und Chancen der Ereignisse werden unter Historikern kontrovers diskutiert.
Burada başlangıç durumundan kaynaklanan muhtemel tepe olaylarının neler olduğu görülebilir.Folgende Ereignisse leiten sich logisch von der Ausgangssituation her.
Terör olaylarından aranan ETA üyeleri ile müzakereci olmuştur.Eine künstlerische Kampagne mit und für Flüchtlinge.
Bu özet filmdeki olayların kronolojik bir versiyonudur.Ein besonderer, ironischer Witz des Films.
Entstehung, olayların zuhur etme noktasını belirtmektedir.Plotin identifiziert das Schlechte mit der Materie.
Olayların yükselmesi üzerine hükümet istifa etmek zorunda kaldı.Die Behörden mussten aufgrund der Übermacht den Rückzug antreten.
Bu mezarlık, II. Dünya Savaşı'nın trajik tarihi olaylarının bir ürünüdür.Die Belagerung von Hof war ein kriegsgeschichtliches Ereignis des Zweiten Markgrafenkrieges.
Sekiz kitapta, İmparator Mauricius döneminin tarihi olaylarını yazmıştır.Les Huit livres de l'Histoire de l'Empereur Maurice.
Olayların olasılığı vardır.Des accidents sont possibles.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.Elle supervise l'aviation civile du pays et enquête sur les accidents et d'incidents aériens.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
1989 Tiananmen Meydanı Olaylarında öğrenci lideri oldu.Il fut l'un des étudiants leaders des Événements de la place Tiananmen en 1989.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.À la suite de cet événement, ils se découvrent des pouvoirs surnaturels.
Olayların çoğu kıyamet sonrası Moskova'daki metro sisteminde geçer.On le compare d'ailleurs parfois au métro de Moscou.
Bu kitapta ise genellikle olayların ruhsal boyutlarını inceliyordu.Au cours de leurs apparitions, elles évoquent généralement les évènements de l'épisode de façon métaphorique.
Sign Projesi gibi Grudge Projesi de UFO olaylarının çoğunu yanılmalardan kaynaklanan olaylar olarak ele aldı.Comme Sign, Grudge avait établi que la majorité des cas d'OVNI étaient dus à des méprises.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Pour l'étude des différents phénomènes, voir Phénoménologie.
Ancak olayların gelişimi ise bu yönde olmamıştır.Mais les événements ne vont pas dans ce sens.
Bu terör olaylarını şiddetle kınıyoruz.Je condamne fortement de tels stupides actes de violence.
Mayıs 1968 olaylarından sonra politik ekolojiye ilgi duymaya başlamıştır.Après mai 68, il se lance dans les émissions politiques.
Spencer onun garip olaylarını dosyalar.Spencer trouve cela étrange.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Il n'est recommandé de manipuler les spécimens de ce genre en aucun cas.
Olayların çıkış nedeni günümüzde hâlen tartışılmaktadır.Les circonstances qui conduisent à sa mort sont encore contestées de nos jours.
Olayların temelinde John vardır.Commentaires Cet épisode est centré sur John.
Tüm bu olayların gerçekleşmesi içinde ATP enerjisi kullanılır.Quand l’énergie de l’ATP est utilisée, des protons sont produits.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Mais il semblait faire peu de cas de sa « petite muse ».
Doğal olayların sezgisel yorumu ve kehanet amaçlanır.Logique des propositions et des prédicats, déduction naturelle.
Tarih: Olayların tarihini anlatan eserler.In: Matériaux pour l'histoire de notre temps.
Rusçada her türlü toplu şiddet olaylarına pogrom denir.Des pogroms se déroulent en Russie.
Wexford yine çok kötü olayların yaşandığı bir yer olur.Halloweentown est une fois de plus en proie à de terribles maléfices.
Bu olayların ardından UFC, devlet atletik komisyonları ile işbirliğini artırdı.Toujours selon le rapport, ce milieu soignerait ses relations avec les administrateurs CSU.
Dünya üzerinde yaygın, doğal olayların büyük çoğunluğu bu dalın içine girer.De nombreuses planches de cette Storia naturale sont sur Commons.
Bu olayların zamanı konusunda bazı şüpheler vardır.Des doutes subsistent sur les circonstances de l'évènement.
Cezayir olaylarını protesto gösterilerinde yere yatar.Les députés kurdes quittent la séance en signe de protestation.
Anlatılmak istenen düşünceler olayların içindedir.Ce sont les lieux de création qui sont indiqués.
Kişilerin olayların veya yerlerin bir kısmı gerçek olabilir.Il peut s'agir de noms de personnes ou de lieu.
Bu olayların klinik önemi, bağırsakların bu tür değişikliklere cevabına bağlıdır.El significado clínico de estos eventos depende de la respuesta del intestino a tales cambios.
Will kurtarılır ancak olayların ayrıntılarını çok az kimse bilmektedir.Pero más allá de eso, poco se conoce a ciencia cierta.
Bu olayların birincisi Narborough'da 21 Kasım 1983'te, ikincisini Enderby'de 1986'da gerçekleşmiştir.La primera de ellas en Narborough, en noviembre de 1983 y la segunda en Enderby en julio de 1986.
Yahudi tarihi (aynı diğer ulusların tarihi gibi) sadece insan ve doğa olaylarından ibarettir.La historia judía, como las demás es un fenómeno puramente humano y natural.
Olayların bu şekilde gelişmesi, Eylül 1944'te Budapeşte saldırısını beraberinde getirdi.Fue en el contexto de estos eventos que la ofensiva de Budapest tuvo lugar en septiembre de 1944.
Anlattığı olayların içinde bizzat bulunduğundan dolayı, eseri bir nevi hatırat sayılabilir.Dado que él mismo tomó parte de los sucesos que describe, son una especie de memorias.
Olup biten, olgu olan, olayların durumunun varlığıdır.Ser o no ser, este es el problema.
Olayların temelinde John vardır.Este es un episodio centrado en John.
Dönemde yaşanan olayların bugüne şaşılacak derecede benzediğini gösteriyor.Los marineros dicen que hemos tenido un tiempo maravilloso hasta el momento.
Lizzie ise tüm bu olayların şahidi olmuştur.Ross lo asiste en muchas de estas amenazas.
Bu dönemde sol öğrenci olaylarına karşı ortak bir zemin oluştu.En este período se vinculó a los movimientos estudiantiles universitarios de izquierda.
Çeşitli bilişsel olayların süreçleri hipokampus alanında gerçekleşmektedir.Se hacen varias investigaciones en el estado de Campeche.
1956 olaylarının etkisi siyasi görüşlerimi şekillendirdi.Las elecciones de 1965 no lograron aclarar la situación política.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.Debido a esta habilidad, se decía que tenía poderes sobrenaturales.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.El análisis psicológico debe proceder de los fenómenos a su esencia.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.La agencia es la autoridad de aviación civil de ese país e investiga accidentes aéreos.
Tüm bu olayların gerçekleşmesi içinde ATP enerjisi kullanılır.Toda vida existente utiliza el ATP como fuente de energía.
Şairlerin diğer önemli bir işlevleri ise; tarihi olayların kaydedicileri olmalarıdır.Otra realidad que dificulta el trabajo de los periodistas son las acciones internas.
Biao (表) veya "Kronolojiler"in 10 cildi ise olayların kronolojilerini (zaman çizelgelerini) içermektedir.10 capítulos Biǎo (表) son cronografías.
Sonunda Bu olayların Yuri'nin yüzünden olduğu açığa çıkmıştır.Esto provocó los Sucesos de Yeste.
Bundan sonra yaşananlar NFL tarihindeki en garip oyun sonu olaylarından birisidir.Lo que sucedió a continuación permanece como uno de los errores más extraños de la historia del béisbol.
İlgili Sayfalar