olayların ile cümle

olayların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bazen insanların, iklim krizinin huzur bozucu olaylarına「あぁ、これはひどい。私たちはこんな負担を抱えているなんて」
Bazı internet yazarları ise bu son olayların Tacik futbolunu sadece daha ilginç kılacağını düşünüyor.Algunos cibernautas creen que el último incidente solo provocará que el fútbol tayiko sea más interesante.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Chúng chuyển thông tin cho nhau. Chúng khiến những việc khác nhau xảy ra trong tế bào.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Elles se passent les informations; elles entraînent différentes choses à l'intérieur de la cellule.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.서로에게 정보를 주고받으면서 세포 내에서 다양한 일이 일어나게 합니다.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Mereka menyampaikan informasi satu sama lain; mereka menyebabkan hal-hal berbeda terjadi di dalam sel.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Passam informações entre si, causam a execução de diversas tarefas dentro da célula.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Předávají si mezi sebou informace. Způsobují, že se uvnitř buňky dějí různé věci.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Przekazują sobie informacje, powoduję wiele procesów zachodzących wewnątrz komórki.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Se pasan información entre ellas; hacen que ocurran distintas cosas dentro de la célula.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Sie leiten sich gegenseitig Informationen weiter; sie bewirken unterschiedliche Dinge innerhalb einer Zelle.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Si passano le informazioni tra di loro, e fanno succedere diverse cose dentro la cellula.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Transmit informații de la una la alta; fac să se întâmple diferite lucruri în interiorul celulei.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Ze geven informatie aan elkaar door; ze zorgen ervoor dat er verschillende dingen gebeuren in de cel.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Περνούν πληροφορίες η μία στην άλλη, προκαλούν διαφορετικά πράγματα μέσα στο κύτταρο.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.Обменят непрекъснато информация дават команди какво да се случи в клетката.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.הן מעבירות מידע ביניהן; הן גורמות להתרחשותם של דברים שונים בתוך התא.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.يقدمون المعلومات لبعضهم البعض; يسببون أشياء مختلفة لتحدث داخل الخلية.
Bilgiyi diğerine aktarırlar; hücre içerisinde değişik olayların olmasına sebep olurlar.細胞の中で色々なことを引き起こしています 細胞はすぐに
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.C'est très intéressant pour nous de pouvoir observer des choses comme les coups de couteau.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Ci interessa molto poter osservare aspetti come una pugnalata.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Det är väldigt intressant för oss att kunna undersöka saker som knivhugg.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Es ist sehr interessant für uns, Verbrechen wie Messerstechereien zu analysieren.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Este foarte interesant pentru noi să fim în stare să privim la lucruri ca loviturile de cuțit.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Het is heel interessant voor ons om te kunnen kijken naar dingen zoals messteken.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Jest to dla nas bardzo interesujące, mieć możliwość spojrzenia na urazy po dźgnięciu nożem.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.매우 흥미로운 사례입니다. 칼에 찔린 듯한 물체가 보이죠.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Nos resulta muy interesante poder llegar a ver cosas como las puñaladas.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Είναι πολύ ενδιαφέρον για μας να μπορούμε να κοιτάμε πράματα όπως μαχαιρώματα.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Очень интересный для нас, поскольку мы можем разглядеть удары ножом.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Той е много интересен за нас, защото ни позволява да изследваме неща като прободни рани.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.זה מאד מעניין אותנו להיות מסוגלים להביט בדברים כמו דקירות סכינים.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.انها حالة مثيرة للفضول انها حالة توضح لنا كيفية الطعن
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.私たちにとって大変興味深いものです ここではナイフが心臓に突き刺さっているのが確認できます
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my jsme svědkové toho všeho, což mluvíme, ano i Duch svatý, kteréhož dal Bůh těm, jenž jsou poslušni jeho.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my sme jeho svedkami v tých veciach i Svätý Duch, ktorého dal Bôh tým, ktorí ho poslúchajú.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E di questi fatti siamo testimoni noi e lo Spirito Santo, che Dio ha dato a coloro che si sottomettono a lui»
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E nós somos testemunhas destas coisas, e bem assim o Espírito Santo, que Deus deu �queles que lhe obedecem.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››In mi smo mu priče teh reči in tudi sveti Duh, katerega je Bog dal tem, ki so pokorni njemu.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››우리는 이 일에 증인이요 하나님이 자기를 순종하는 사람들에게 주신 성령도 그러하니라 하더라
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Noi sîntem martori ai acestor lucruri, ca şi Duhul Sfînt, pe care L -a dat Dumnezeu celor ce ascultă de El.``
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nosotros somos testigos de estas cosas, y también el Espíritu Santo que Dios ha dado a los que le obedecen
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nous sommes témoins de ces choses, de même que le Saint Esprit, que Dieu a donné à ceux qui lui obéissent.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi ere hans Vidner om disse Ting, ligesom også den Helligånd, som Gud har givet dem, der adlyde ham."
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi er hans vidner om disse ting, og likeså den Hellige Ånd, som Gud gav dem som lyder ham.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››А те, като чуха това, късаха се от яд, и възнамеряваха да ги убият.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››І сьвідки Його в словах сих ми й Дух сьвятий, котрого дав Бог тим,, хто корить ся Йому.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Свидетели Ему в сем мы и Дух Святый, Которого Бог дал повинующимся Ему.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››ואנחנו עדיו על אלה וגם רוח הקדש אשר נתן אותו האלהים לשמעים בקולו׃
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››‎ونحن شهود له بهذه الامور والروح القدس ايضا الذي اعطاه الله للذين يطيعونه
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們 為 這 事 作 見 證 . 神 賜 給 順 從 之 人 的 聖 靈 、 也 為 這 事 作 見 證
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們為這 事 作 見證 . 神賜給順從 之 人 的 聖靈 、 也為這 事 作 見證
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.Alles exakt so wie es sich zugetragen hatte.
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.어떤 일이 있었는지 정확하게 이야기했습니다.
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı. Vishnu hükmünü verdi.ビシュヌ神は判決を下しました
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.לכן, היא סיפרה על האירועים בדיוק כפי שהם התרחשו.
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.لذا أخبر القصة كما جرت تماما
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.A to byl jeden z nejdivnějších okamžiků mého života.
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.Atunci am avut parte de cel mai straniu incident din viaţa mea.
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.Dan itu insiden teraneh dalam hidupku.
İlgili Sayfalar