olayları ile cümle
olayları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Noi sîntem martori ai acestor lucruri, ca şi Duhul Sfînt, pe care L -a dat Dumnezeu celor ce ascultă de El.``
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nosotros somos testigos de estas cosas, y también el Espíritu Santo que Dios ha dado a los que le obedecen
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nous sommes témoins de ces choses, de même que le Saint Esprit, que Dieu a donné à ceux qui lui obéissent.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi ere hans Vidner om disse Ting, ligesom også den Helligånd, som Gud har givet dem, der adlyde ham."
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi er hans vidner om disse ting, og likeså den Hellige Ånd, som Gud gav dem som lyder ham.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››А те, като чуха това, късаха се от яд, и възнамеряваха да ги убият.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››І сьвідки Його в словах сих ми й Дух сьвятий, котрого дав Бог тим,, хто корить ся Йому.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Свидетели Ему в сем мы и Дух Святый, Которого Бог дал повинующимся Ему.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››ואנחנו עדיו על אלה וגם רוח הקדש אשר נתן אותו האלהים לשמעים בקולו׃
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››ونحن شهود له بهذه الامور والروح القدس ايضا الذي اعطاه الله للذين يطيعونه
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們 為 這 事 作 見 證 . 神 賜 給 順 從 之 人 的 聖 靈 、 也 為 這 事 作 見 證
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們為這 事 作 見證 . 神賜給順從 之 人 的 聖靈 、 也為這 事 作 見證
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Będziemy się na filiżankę dobrej herbaty po trochę, w każdym razie. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Bomo dobili dobro skodelico čaja po malo, v vsakem primeru. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Budeme si šálek dobrého čaje Po chvíli se za všech okolností. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Budeme si šálku dobrého čaju Po chvíli sa za všetkých okolností. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Chúng ta sẽ có được một tách trà một chút, ở tất cả các các sự kiện. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Kita akan mendapatkan secangkir teh setelah sedikit, pada semua peristiwa. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "우리는 모든 이벤트에서 조금 후에 차의 좋은 한잔한다. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Mi az kap egy jó csésze tea után egy kicsit, minden esetben. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Nous allons obtenir une bonne tasse de thé après un peu, en tout cas. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Otterremo una buona tazza di tè dopo un po ', in ogni caso. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Saamme hyvän kupin teetä jälkeen hieman joka tapauksessa. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Teremos uma boa xícara de chá depois de um bit, em todos os eventos. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Vamos a obtener una buena taza de té después de un poco, en todo caso. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Vi ska få en god kopp te efter lite i alla fall. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Vi skal få en god kop te efter en smule, under alle omstændigheder. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Vom obţine o ceaşcă de ceai bun după un pic, la toate evenimentele. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "We zullen een goede kop thee na een beetje, in ieder geval. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Wir werden eine gute Tasse Tee nach einem etwas zu bekommen, auf alle Fälle. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Θα πάρετε ένα καλό φλιτζάνι τσάι μετά από λίγο, σε κάθε περίπτωση. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Ми повинні отримати гарну чашку чаю після небагато, у всякому разі. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Мы должны получить хорошую чашку чая после немного, во всяком случае. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "Ние ще се получи добър чаша чай след малко, във всички случаи. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "אנחנו צריכים לקבל כוס תה טוב אחרי קצת, בכל מקרה. "
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "يجب أن نحصل على كوب من الشاي بعد جيدة قليلا ، في جميع المناسبات ".
Biz tüm olayları, biraz sonra bir fincan çay elde edecektir. "彼女が言ったようにそれは、キャリッジはパークゲートを通過するときのために、"、少し後に"だった
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.Alles exakt so wie es sich zugetragen hatte.
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.어떤 일이 있었는지 정확하게 이야기했습니다.
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı. Vishnu hükmünü verdi.ビシュヌ神は判決を下しました
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.לכן, היא סיפרה על האירועים בדיוק כפי שהם התרחשו.
Böylece olayların tam olarak nasıl olduğunu tekrar anlattı.لذا أخبر القصة كما جرت تماما
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.En attendant,dès le début, cette série a un esprit protestataire, réfléchi, et sans compromis.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Intussen heeft deze serie vanaf het begin een protesterende, reflecterende en compromisloze geest.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.한편, 이 연작은 처음부터 항의적이고 사색적이며 비타협적인 성격을 띠고 있습니다.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Mientras tanto, desde el principio, esta serie tiene un espíritu de protesta, reflexiva e inquebrantable.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Nel frattempo, fin dall'inizio, questa serie ha uno spirito di protesta riflessivo e senza compromessi.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Od samego początku seria prac ma protestacyjny, refleksyjny i bezkompromisowy charakter.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Trong khi đó, ngay từ đầu, loạt tác phẩm này chứa tinh thần phản kháng, suy tư và không thỏa hiệp.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Zugleich ist diese Reihe an Kunstwerken dem Protest, der Reflexion und auch der Kompromisslosikeit gewidmet.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Εντωμεταξύ, από την αρχή, αυτή η σειρά έχει ένα επαναστατικό, στοχαστικό και μη συμβατικό πνεύμα.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Водночас ця серія виражає не тільки дух протесту, а й переосмислення і неготовність іти на компроміси.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.בינתיים, מההתחלה, לסדרה הזו יש רוח מחאתית, משקפת ובלתי מתפשרת.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.في غضون ذلك، من البداية، هذه السلسلة بها احتجاج، انعكاس وروح لا هوادة فيها.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.抵抗と思索の精神 そして妥協を許さない精神が 宿っていました メークをすることで 狙撃手のように
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.A to byl jeden z nejdivnějších okamžiků mého života.
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.Atunci am avut parte de cel mai straniu incident din viaţa mea.
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.Dan itu insiden teraneh dalam hidupku.
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.Đó là 1 điều khó hiểu xảy ra trong cuộc sống của tôi
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.En het was één van de gekste incidenten in mijn leven.
İlgili Sayfalar