olayları ile cümle
olayları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir yıl önce Kenya'da seçim sonrası şiddet olayları yaşadık.Рік тому в Кенії ми мали спалах пост-виборчого насильства.
Bir yıl önce Kenya'da seçim sonrası şiddet olayları yaşadık.לפני כשנה התרחשו בקניה מהומות על רקע מערכת הבחירות
Bir yıl önce Kenya'da seçim sonrası şiddet olayları yaşadık.قبل عام في كينيا شهدنا أحداث عنف عقب الإنتخابات
Bir yıl önce Kenya'da seçim sonrası şiddet olayları yaşadık.その時に我々は、3日間で
Bi takım rasgele olayları toparlarız.Dodajemy do siebie wiele losowych zdarzeń.
Bi takım rasgele olayları toparlarız.Pokud sečteme několik náhodných událostí.
Bi takım rasgele olayları toparlarız.Você apenas soma este bocado de eventos aleatórios.
Bi takım rasgele olayları toparlarız.Само добавяме няколко случайни събития.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.C'est très intéressant pour nous de pouvoir observer des choses comme les coups de couteau.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Ci interessa molto poter osservare aspetti come una pugnalata.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Det är väldigt intressant för oss att kunna undersöka saker som knivhugg.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Es ist sehr interessant für uns, Verbrechen wie Messerstechereien zu analysieren.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Este foarte interesant pentru noi să fim în stare să privim la lucruri ca loviturile de cuțit.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Het is heel interessant voor ons om te kunnen kijken naar dingen zoals messteken.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Jest to dla nas bardzo interesujące, mieć możliwość spojrzenia na urazy po dźgnięciu nożem.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.매우 흥미로운 사례입니다. 칼에 찔린 듯한 물체가 보이죠.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Nos resulta muy interesante poder llegar a ver cosas como las puñaladas.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Είναι πολύ ενδιαφέρον για μας να μπορούμε να κοιτάμε πράματα όπως μαχαιρώματα.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Очень интересный для нас, поскольку мы можем разглядеть удары ножом.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.Той е много интересен за нас, защото ни позволява да изследваме неща като прободни рани.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.זה מאד מעניין אותנו להיות מסוגלים להביט בדברים כמו דקירות סכינים.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.انها حالة مثيرة للفضول انها حالة توضح لنا كيفية الطعن
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.私たちにとって大変興味深いものです ここではナイフが心臓に突き刺さっているのが確認できます
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Are o atmosferă mai rarefiată decât a noastră, deci are şi climă.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Er hat eine Atmosphäre, etwas dünner als unsere, also gibt es auch Wetter.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Ha un'atmosfera più fine della nostra, e quindi ha una meteorologia.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Il y a une atmosphère un peu plus fine que la nôtre, donc il y a un climat.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Légköre kicsit ritkább, mint a mienk, van időjárása is.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Má atmosféru, která je o něco řidší než ta naše, je tam proto i počasí.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Nó có một bầu không khí hơi mỏng hơn so với Trái Đất, có thời tiết.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Ze heeft een atmosfeer die iets dunner is dan de onze, dus er heerst een klimaat.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.Има по-тънка атмосфера от нашата, следователно има метеорологично време.
Bizimkinden ince bir atmosferi var, bu nedenle hava olayları var.У него более тонкая атмосфера, чем наша, поэтому там есть погода.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.A változás megtörténik, amikor másképp látjuk a dolgokat.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir. Bugün ben Kebira'yı farklı görüyorum.A mudança começa quando vemos as coisas de forma diferente.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Đổi mới diễn ra khi chúng ta nhìn mọi vật theo một hướng khác.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.El cambio sucede cuando vemos las cosas de una manera diferente.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Il cambiamento avviene quando vediamo le cose in modo diverso.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.변화는 우리가 세상을 다른 방식으로 바라볼 때 이루어집니다.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.K zmene dochádza vtedy, keď na veci nazrieme iným spôsobom.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Le changement se produit quand nous voyons les choses différemment.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Perubahan terjadi ketika kita melihat sesuatu dengan cara yang berbeda.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Schimbările vin atunci când privim lucrurile altfel.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Utveckling sker när vi betraktar saker på ett annorlunda sätt.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Verandering gebeurt als we dingen op een andere manier gaan zien.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Veränderung passiert, wenn wir die Dinge aus einer anderen Perspektive sehen.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Změny se dějí, když se na věci podíváme jiným způsobem.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Zmiana ma miejsce gdy patrzymy na wszystko w inny sposób.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Η αλλαγή συμβαίνει όταν βλέπουμε τα πράγματα διαφορετικά.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Перемены происходят только тогда, когда мы начинаем видеть вещи по-другому.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.Промяната се случва, когато гледаме на нещата по различен начин.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.שינויים מתרחשים כאשר אנו מסתכלים על דברים בצורה אחרת.
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.ان التغيرات تحدث فعلاً .. ونحن نرى الامور بصورة مغايرة عما كنا نراها فيما مضى
Biz olayları farklı görmeye başladığımızda, değişim gerçekleşir.今では私はキベラを別の見方で見ています
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my jsme svědkové toho všeho, což mluvíme, ano i Duch svatý, kteréhož dal Bůh těm, jenž jsou poslušni jeho.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my sme jeho svedkami v tých veciach i Svätý Duch, ktorého dal Bôh tým, ktorí ho poslúchajú.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E di questi fatti siamo testimoni noi e lo Spirito Santo, che Dio ha dato a coloro che si sottomettono a lui»
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E nós somos testemunhas destas coisas, e bem assim o Espírito Santo, que Deus deu �queles que lhe obedecem.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››In mi smo mu priče teh reči in tudi sveti Duh, katerega je Bog dal tem, ki so pokorni njemu.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››우리는 이 일에 증인이요 하나님이 자기를 순종하는 사람들에게 주신 성령도 그러하니라 하더라
İlgili Sayfalar