olayları ile cümle

olayları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1971'de Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1971 roku.
1860'larda meydana gelen futbol olayları.Wydarzenia muzyczne w 1860 roku.
Biao (表) veya "Kronolojiler"in 10 cildi ise olayların kronolojilerini (zaman çizelgelerini) içermektedir.10 rozdziałów Biao (表), czyli tablic chronologicznych.
2004 yılından bu yana 1000 kadar Şabak, şiddet olayları nedeniyle köylerinden göç etmek zorunda kalmıştır.Do połowy 2007 roku, tysiące uchodźców opuściło obozy.
Aşağıdaki tablo sıralama sonuçlarını ve davetsel olayların ana hatlarını göstermektedir.Poniżej zostało przedstawione streszczenie głównego wątku powieści i jego najważniejsze wydarzenia.
Filmde Japonya'daki 1933 olaylarından bahs ediliyor.Akcja filmu rozgrywa się w roku 1941 w Irlandii.
Olayların temelinde John vardır.Członkowie komuny obwiniają Johna o zaistniałą sytuację.
1990'da Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1990 roku.
Aksi halde 1 Kasım’dan itibaren büyük şiddet olayları yaşanabilir.30 listopada rozpoczęła się kolejna fala aktów przemocy.
Bu günlüklerin her birinde, konu olan olayların değişik yönleri dile getirilmektedir.We wszystkich przykładach dyskutanci przyjmowali różne znaczenia używanych przez siebie słów.
Tablolarında tarihî olayları resmetti.Malował obrazy historyczne.
İnsanlara öğütler verir ve geçmişte yaşanan olayları anlatır.Używa się go w opowiadaniu o wydarzeniach i czynnościach przeszłych.
Yüzyılın olayları kronolojik bir sırayla ele alınıyordu.Była to siódma gala w chronologii cyklu Unforgiven.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Zdecydowanie nie chcemy być w jakiejkolwiek formie zamieszani lub wciągnięci w te wydarzenia .
Bizzat şahit olduğu olayları daha ayrıntılı anlatmıştır.Ważniejsze meldunki obierał osobiście.
VE kapısı bağımsız olayların birleşimini temsil eder.Działa w Stowarzyszeniu Działaczy Niepodległościowych Nieprzejednani.
1991'de Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1991 roku.
"Patriklik Anılarım" isimli kitabında dönem içerisinde yaşanan olayları kendi bakış açısıyla anlattı.W Liber visionum opisuje m.in. wizje, które miał w zwrotnych momentach swego życia.
Geçmişteki olayları hatırlama sırasında algılamada öznellik olarak özetlenebilir.W czasie przesłuchań odradza się dawne uczucie.
1993'teki Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1993 roku.
1968 Mayıs olayları, üç aşamada meydana gelişmiştir.Z powodu zajść w maju 1968 roku, Finał rozegrano trzy tygodnie po terminie.
1985'te Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1985 roku.
Bu sayede olayları hatırlar.Wydarzenia te wspomina następująco.
Kronoloji, olayların tarihsel sıralanması ile ilgili bilim dalı.Dźwiękowa kronika wybranych wydarzeń historycznych.
Yaşam ya da ölüm gibi önemli doğa olaylarına bile bir tek cümleyle karar verebilmekteydiler.Mogły też samym oddechem albo głosem zabijać ludzi.
1969'da Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1969 roku.
Polisin grevi kırma girişimi şiddet olaylarına yol açtı.Przyczyną otworzenia ognia do cywili było naruszenie godziny policyjnej.
1966'da Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1966 roku.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.Hon hävdade att det som hände i Bosnien "påminde om nazisternas värsta excesser".
Eylemlerin en büyük ve organize olanı Timișoara'daki idi ve olayların sonunda 3000 kişi tutuklanmıştı.Den mest organiserade studentrörelsen fanns i Timișoara, där 3 000 personer arresterades.
(Hasan yürüyordu.) futurum simplex: Gelecek zamandaki olayları belirtir.Futurum, (latin: futurum simplex) indikerar saker som inte hänt ännu.
Olayların bir kısmı Saltukname'de anlatılmaktadır.I samband med tarawih reciteras en del av Koranen.
Dizinin orijinal halinde konspet politik olayların gençler ve genç-yetişkinlere gösterilmesiydi.Konceptet för serien handlade ursprungligen om politiska teman riktade till tonåringar och unga vuxna.
Her zaman birlikte hareket ederler ve olayların üstesinden gelirler.De är alltid tillsammans och gör allt möjligt tillsammans.
Fable II ilk oyunun olaylarından 500 yıl sonra geçmektedir.Fable II utspelar sig 500 år efter det första spelet och spelaren kan göra många nya saker.
90'lı yıllarda grup bazı şiddet olaylarıyla gündeme geldi.Under 1990-talet var gruppen aktiv i sin våldsverksamhet.
Bu oyunda Avrupa'da yaşanan II. Dünya Savaşı olayları ele alınmaktadır.Spelet utspelar sig under andra världskriget i Europa.
Virüsler, çocuk yaş grubundaki bulaşıcı ishal olaylarının yaklaşık %70’inin sebebidir.Virus är orsaken till omkring 70 % av alla episoder med infektiös diarré i den pediatriska åldersgruppen.
Olayların yükselmesi üzerine hükümet istifa etmek zorunda kaldı.Det medförde att regeringen tvingades avgå.
1888'de futbol, 1888 yılında dünya çapında yaşanan futbol olaylarıdır.Följande är fotbollsevenemangen under året 1898 i hela världen.
Yakın tarihin en önemli olaylarından biridir Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırı.Berättelsen utspelar sig efter attacken mot World Trade Center.
Fakat, bu tarz olayların etkilerinin niceliğini belirlemek zor olabilir.Det är svårt att bedöma omfattningen av sådana eventuella aktiviteter.
Lizzie ise tüm bu olayların şahidi olmuştur.Elisabeth har likblek varit vittne till uppträdet.
(Hasan yürüyor.) imperfectum: Geçmişte süregelen olayları belirtir.Imperfekt, (latin: imperfectum) indikerar saker som hänt.
2011'de futbol, bu sene içerisinde futbol dünyasında gerçekleşen olayları içerir.Följande är fotbollsevenemangen under året 2011 i hela världen.
Kendini yeniden siyasi olayların içinde buldu.Efter detta drog hon sig åter tillbaka från det politiska livet.
Bu günlüklerin her birinde, konu olan olayların değişik yönleri dile getirilmektedir.I ovan nämnda rapporter tar man hänsyn till dessa frågor genom olika scenarier.
1876'da futbol, 1876 yılında dünya çapında yaşanan futbol olaylarıdır.Följande är fotbollsevenemangen under året 1896 i hela världen.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Han fick tidigt ett intresse för naturföreteelser.
Önderleri Maximilien de Robespierre'nin idamından sonra terör olayları dinmiştir.Under sin regeringstid drabbades Maximilien de Robespierre av förföljelsemani.
"Büyük Ayıbımız: 1934 Trakya Olayları"."Big Noon – 40-talets travkejsare".
Kulede intihar olayları da yaşanmaktadır.Det finns också oljefyndigeheter i bukten.
Ayrı olayların bu şartları karşılaması gerekir.Sådana begränsningar måste beakta omständigheterna i varje enskilt fall.
Bütün bu olayların üzerinden çok zaman geçti ancak dün gibi tazeler.Dessa fall har fått stor uppmärksamhet, men är ungefär lika många som tidigare.
Sinyalizasyon yolu fosforilasyon olaylarını açığa kavuşturmak zor olabilir.Möjliga spår av fossil.
Ve böylece olayların burada bitmediğini gösterirler.I och med detta upphörde fallen att existera.
Bir diğeri ise olayların gerçekleşeceği yeri ya da dekoru tanımlar.Sedan blir en plats på orten döpt efter personen eller händelsen berättelsen handlar om.
Olaylar sırasında yoğun yağma olayları yaşanmış, spor ve müzik etkinlikleri ertelenmiş veya iptal edilmiştir.Sporten berördes hårt, och evenemang flyttades och sköts upp.
İlaç yan etkisi, olumsuz ilaç olaylarının nedensel ilişki gösterebilen özel bir tipidir.Interaktioner med andra läkemedel är viktiga orsaker till ogynnsamma reaktioner.
Aynı koşullarda hiç istismara maruz kalmamış çocuklarda da yaşanmamış olayları aktarma eğilimi vardır.I sällsynta fall markeras dessutom även det indirekta objektet.
İlgili Sayfalar