olayları ile cümle

olayları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Olayların temelinde John vardır.وقد أسس هذا المجال جون واتسون.
Miras olaylarında hizmetçisi kargaşa çıkardı.رازقيه ( خادمة العائلة ) أصيبت في المجزرة.
Çünkü bütün olayların yaratıcısı dostu oldukları o Allah'tır.الله تعالى خالق لأفعال العباد كلها.
Geleneksel Çin tarihyazımı, tarihi olayları hanedan dönemleri açısından tasvir eder.وطبقًا للتقاليد التأريخية الصينية، فإن كل سلالة جديدة ستضطلع بكتابة تاريخ السلالة التي تسبقها.
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.وفي عام 1881 انتقل الأخوان من جديد إلى برلين.
Yaz aylarında az yağış alır yer yer kuraklık olayları görülür.وربّما يمرّ في بلادنا الصيف الخطر فتقطع الصحراء .
Tarihsel romanlar, tarihin değişik dönemindeki olayları işler.هذا بالنسبة لرواية الحديث أما بالنسبة لرواية التاريخ فالأمر يختلف.
"Biz sizin Dördüncü Haçlı Seferlerinin üzücü olayları için samimi jestinizi şükran ve saygıyla kabul ediyoruz."Recebemos com gratidão e respeito seu gesto cordial pelos trágicos eventos da Quarta Cruzada.
Antik Mısır tanrı ve tanrıçalarının çoğu doğal ve sosyal olayları temsil eder.A maioria das divindades egípcias representa fenômenos naturais ou sociais.
Olayların bu şekilde gelişmesi, Eylül 1944'te Budapeşte saldırısını beraberinde getirdi.Foi no âmbito desses eventos a ocorre a Ofensiva de Budapeste em setembro de 1944.
Siyasi seçimler, popüler Reality TV'leri ve büyük spor olaylarının sonuçlarını öngörüyor.O recurso prevê resultados de eleições políticas, de reality-shows populares e de grandes eventos esportivos.
Tüm olayları ona anlattı.Ele lhe relata tudo sobre o ocorrido.
Olayları anlatma şeklinden, okulla sorunları olduğu anlaşılır.Ao longo dos episódios, demonstra ter dificuldades na escola.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Na fenomenologia, estudam-se os fenômenos.
Böylece seyirci, cinayetin işlenmesine kadarki olayları izliyor.A população, entretanto, está feliz que alguém esteja fazendo alguma coisa sobre o crime.
Ancak olayların ardından Amy, kız kardeşi Andrea'nın kollarında ölürken diğerleri de bu vahşeti izlemektedir.Na sequência, Amy morre nos braços de Andrea, enquanto todos assistem, aterrorizados.
Bu dava uluslararası platforma yayıldı ve Avrupa Yahudi diasporası olayları protesto etti.O caso atraiu atenção internacional, provocando vários protestos vindos da diáspora judaica europeia.
Kendini yeniden siyasi olayların içinde buldu.Ele aceitou e ingressou novamente na área política.
Dört fotoğrafçı olayı fotoğraflamış ve olayların ardından çektikleri fotoğrafları yayımlamayı başarmışlardır.Quatro fotógrafos conseguiram capturar o evento e publicá-lo.
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.A escalada final para a guerra começou no início de janeiro de 1918.
(Olayların olduğu Stonewall Inn'in sahibi ise Amerikan mafyasıydı.)Na época, o Stonewall Inn era propriedade do grupo mafioso Cosa Nostra Americana.
Şiddet olayları artarken enflasyon oranı yüzde 600'ün üzerine çıktı.Após a promulgação, as denúncias de violência contra a mulher aumentou em 600%.
Bizans hakkında, ana tarihi olaylar yanında önemli sosyal ve dini olayları içerir.Cobre os principais eventos de Bizâncio, bem como importantes eventos sociais e religiosos.
Bu olayların zamanı konusunda bazı şüpheler vardır.Há dúvidas também sobre a época em que estes eventos ocorreram.
Ancak kitapla ilgili bazı kişiler şiddet olaylarına maruz kalmıştır.Mas, obviamente, outros no processo de tomada de decisão ficaram realmente chateados com a homossexualidade.
Filmfare ödüllerinin dağıtıldığı tören Hint sinemasının en eski ve en önemli film olaylarından biridir.A cerimónia Filmfare é um dos eventos cinematográficos mais antigos e proeminentes do cinema hindi, na Índia.
En kötü anti-Yahudi olayları ise Müttefik Devletler'in Kuzey Afrika'yı özgürleştirmesinden sonra yaşandı.A grave violência antijudaica eclodiu na Líbia após a libertação do norte da África pelas tropas aliadas.
Virüsler, çocuk yaş grubundaki bulaşıcı ishal olaylarının yaklaşık %70’inin sebebidir.Os vírus são responsáveis por cerca de 70% dos episódios de diarreia infecciosa em pediatria.
"Geçmiş Zaman Olur ki" - Tarihi olayların günlük gazete formatında verildiği 2 sayfa.Célebre por ser o "Homem do Tempo" das duas versões do jornal Aqui Agora.
Film Pennsylvania'da kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır.O enredo centra-se no rapto de duas garotas na Pensilvânia e o resultado da busca para encontrá-las.
Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.Imediatamente, uma série de estranhos incidentes e perturbadores começam a ocorrer.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.O evento aconteceu no verão.
Dizinin orijinal halinde konspet politik olayların gençler ve genç-yetişkinlere gösterilmesiydi.Inicialmente o grupo era focado em liderar a adoração em eventos jovens e em missas.
Jenny'nin annesi Nikki'nin çıkagelmesi tüm olayları karıştırır.É a chata da mãe, Nora, que estraga tudo.
Gil ise olayları anlamamıştır ama hala Bobby'yi bir kahraman olarak görmektedir.Bruno não sabe muito sobre o amor, mas sabe como ser um amante.
Bazı tarihçilere göre, Osmanlı Devleti 1475 ve 1478 olayları sırasında Hanlığın kendisine tâbi kılmıştır.Na ausência de dados oficiais, alguns autores o coloca entre 1475 e 1478.
1954'teki Türkiye olayları.Ocupadas pela Índia em 1954.
En sevdiği hobisi polisiye olayları çözmektir.O seu passatempo favorito é lutar com os Dragozaurs.
Öyküde olayların geçtiği yer, romanda yer altındaki bir mahzende geçen bir sahneden alınmıştır.As apresentações acontecem num cenário construído dentro do castelo.
Köylüler, yaşanan kayıp ve ölüm olaylarından dehşete düşmüştür.Porém, os Criadores mostram-se temerosos perante o ocorrido e deixam a Terra.
Tarihsel olayları içerir.Envolvido em Histórias.
Sorgularda olayları rahat bir tavır ve daha eğlenceli , komik bir üslupla anlatır.Faz coisas muito cômicas e fala de um jeito muito certinho e muito engraçado.
Fakat içinde tarih olayları da yatmaktaydı.Mas seus dias também estavam contados.
Çünkü artık çocuk kaçırma olayları çok ilerlemiştir.Por exemplo, a preocupação com o abuso de crianças é em grande parte moderna.
Polonya hükümeti bu olayları soykırım olarak nitelemektedir.O governo da Eritreia rejeitou essas alegações como motivadas politicamente.
Kardeş ülke Türkiye'deki terör olayları bizi derinden etkiledi.Estes ataques causaram pânico num campo de refugiados Sírios na Turquia.
2012 yılı başlarında güvenlik güçlerine yönelik bombalama olayları başladı.No final do ano 2012, uma nova onda de ataques contra a polícia começou.
Olayların olasılığı vardır.Hipóteses foram feitas.
1993 yılı Türkiye açısından oldukça önemli olayların yaşandığı bir yıl oldu.1993 foi um ano de grandes oportunidades para eles.
1986'da Türkiye olayları.Em 1986 no Japão.
2003'te yapılan açıklamayla ise örgütün tümünün şiddet olaylarına son verdiğini duyuruldu.Embora a violência eclodiu em 1996, a maioria dos protestos organizados pelo movimento terminou em paz.
Bu sayede olayları hatırlar.Tom herinnert zich daardoor iets.
Bir polis memuru Le Parisien'e, olayların 2005 Fransız ayaklanmalarına benzediğini söyledi.In 2005 deden zich in Parijse banlieues grote rellen voor, zie rellen in Frankrijk 2005.
Erişim tarihi: 7 Temmuz 2009. ^ "Rabiya Kadir: Olayların sorumlusu ben değilim".Dit keer onder de naam: Gabriel Iglesias: I'm Not Fat...
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.De dienst houdt toezicht op de burgerluchtvaart en voert onderzoeken na ongelukken en incidenten uit.
1692 yılında ise Salem Cadı Olayları yaşanırken Salem, Massachusetts'te bulunmmuştur.Amerika In 1692 vinden de Heksenprocessen van Salem plaats in Massachusetts.
Ayrı olayların bu şartları karşılaması gerekir.Deze bewerkingen moeten voldoen aan de volgende voorwaarden.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Hierin verschoof zijn denken weg van de fenomenologische analyse.
Kişilerin olayların veya yerlerin bir kısmı gerçek olabilir.Plaatsen, gebeurtenissen en personen kunnen aan de werkelijkheid ontleend zijn.
Violencia adı verilen şiddet olayları meydana geldi.De periode van geweld werd La Violencia genoemd.
İlgili Sayfalar