olayları ile cümle

olayları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.Elle supervise l'aviation civile du pays et enquête sur les accidents et d'incidents aériens.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
1989 Tiananmen Meydanı Olaylarında öğrenci lideri oldu.Il fut l'un des étudiants leaders des Événements de la place Tiananmen en 1989.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.À la suite de cet événement, ils se découvrent des pouvoirs surnaturels.
Eve girip başına gelen olayları anlatmaya başlar.De retour à la maison, il se met à raconter ce qu’il a vu.
Günümüzde zaman zaman yükselme olayları meydana gelmektedir.Dans tous les cas on met à jour le temps.
Olayların çoğu kıyamet sonrası Moskova'daki metro sisteminde geçer.On le compare d'ailleurs parfois au métro de Moscou.
Bu kitapta ise genellikle olayların ruhsal boyutlarını inceliyordu.Au cours de leurs apparitions, elles évoquent généralement les évènements de l'épisode de façon métaphorique.
Sign Projesi gibi Grudge Projesi de UFO olaylarının çoğunu yanılmalardan kaynaklanan olaylar olarak ele aldı.Comme Sign, Grudge avait établi que la majorité des cas d'OVNI étaient dus à des méprises.
Tanrılar ayrıca başka olayları da etkilemektedir.La position des dieux complexifie aussi les choses.
Nero, Kapadokyanın yeni legatus'u Gnaeus Domitius Corbuloya olayları kontrol altına lamsı emrini verdi.Néron ordonna à Gnaeus Domitius Corbulo, le nouveau légat de Cappadoce, de régler cette affaire.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Pour l'étude des différents phénomènes, voir Phénoménologie.
Ancak olayların gelişimi ise bu yönde olmamıştır.Mais les événements ne vont pas dans ce sens.
Bu terör olaylarını şiddetle kınıyoruz.Je condamne fortement de tels stupides actes de violence.
Mayıs 1968 olaylarından sonra politik ekolojiye ilgi duymaya başlamıştır.Après mai 68, il se lance dans les émissions politiques.
Spencer onun garip olaylarını dosyalar.Spencer trouve cela étrange.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Cet évènement se passe en été.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Il n'est recommandé de manipuler les spécimens de ce genre en aucun cas.
Tüm olayları ona anlattı.Elle lui raconte tout.
Polonya hükümeti bu olayları soykırım olarak nitelemektedir.Les autorités azéries considèrent ces évènements comme un génocide.
Olayların çıkış nedeni günümüzde hâlen tartışılmaktadır.Les circonstances qui conduisent à sa mort sont encore contestées de nos jours.
Üç ayı gecen serokonversiyon olayları çok çok nadirdir.”Gagner trente points de notoriété en quelques mois, c'est tout à fait exceptionnel ».
Olayların temelinde John vardır.Commentaires Cet épisode est centré sur John.
Heyelan olayları görülür.Des événements fantômatiques surviennent.
Tüm bu olayların gerçekleşmesi içinde ATP enerjisi kullanılır.Quand l’énergie de l’ATP est utilisée, des protons sont produits.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Mais il semblait faire peu de cas de sa « petite muse ».
4. Georges Pompidou Hükümeti'nde İçişleri Bakanlığı yaptı ve bu dönemde Mayıs 68 olayları yaşanmıştır.Gérard Depardieu a habité dans cette rue, notamment durant les évènements de mai 68.
Doğal olayların sezgisel yorumu ve kehanet amaçlanır.Logique des propositions et des prédicats, déduction naturelle.
Muhammed'e geri döndüğünde, ona tüm olayları anlatmıştır.Après son retour, elle raconte à Jeff comment tout s'est passé.
Tarih: Olayların tarihini anlatan eserler.In: Matériaux pour l'histoire de notre temps.
Yani, Büyük Buhran yıllarında bizzat gördüğü yaşadığı olayları yazmıştır.Il lui permet de voir des fantômes de lui-même tel qu'il était dans le passé.
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.L'escalade finale vers la guerre commence au début du mois de janvier 1918.
Rusçada her türlü toplu şiddet olaylarına pogrom denir.Des pogroms se déroulent en Russie.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Il commence alors à s'intéresser à l'histoire naturelle.
1994'te Türkiye olayları.Les évènements en Ukraine en 2004.
Plutarkhos bu dönemdeki olayları Appian'dan oldukça farklı anlatır.La description des événements par Plutarque diffère de celle d’Appien de façon significative.
Wexford yine çok kötü olayların yaşandığı bir yer olur.Halloweentown est une fois de plus en proie à de terribles maléfices.
Bitki fizyolojisi, bitkilerdeki hayati olayları fizik ve kimya kanunlarına dayanarak inceler.La symbiose de l’ensemble de ces éléments a fait émerger la vie dans le respect des lois physico-chimiques.
Bu olayların ardından UFC, devlet atletik komisyonları ile işbirliğini artırdı.Toujours selon le rapport, ce milieu soignerait ses relations avec les administrateurs CSU.
Türkiye'de Yahudilere karşı gerçekleştirilen Trakya Olayları başladı.Des mesures coercitives furent prises contre les Jésuites au Portugal.
Bana kalırsa, bu işgali anlayabilmek için bu dönemki öğrenci olayları iyice özümsemek gerekir.J'espère que les étudiants pourront penser à ces problèmes calmement.
Daha çok yaşadığı olayları şiirine konu edindi.Il a fait ce qu'il a pu - beaucoup - pour la poésie.
Dünya üzerinde yaygın, doğal olayların büyük çoğunluğu bu dalın içine girer.De nombreuses planches de cette Storia naturale sont sur Commons.
Bu açıdan dünya çizgileri olayları tanımlamak için bir araçtır.Cependant, les lignes d'univers sont une manière de représenter le cours des événements.
Olayları birçok ülkenin basın ve medya kuruluşu da takip etti.De nombreux aspects de cette loi ont choqué le public et les médias.
Bireyin yaşamını çağın olayları içinde irdelemesiyle bilinir.Nous ne savons que sa personnalité au moment où se déroule l'histoire.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Les autorités considèrent qu'il s'agit d'une attaque terroriste .
Bu olayların zamanı konusunda bazı şüpheler vardır.Des doutes subsistent sur les circonstances de l'évènement.
Cezayir olaylarını protesto gösterilerinde yere yatar.Les députés kurdes quittent la séance en signe de protestation.
Anlatılmak istenen düşünceler olayların içindedir.Ce sont les lieux de création qui sont indiqués.
Kişilerin olayların veya yerlerin bir kısmı gerçek olabilir.Il peut s'agir de noms de personnes ou de lieu.
İnsanlara öğütler verir ve geçmişte yaşanan olayları anlatır.Tout le monde pense au passé et raconte ce qu'il va faire à l'avenir.
Tarihsel romanlar, tarihin değişik dönemindeki olayları işler.La place des coïncidences dans le roman de notre vie.
1968 Mayıs olayları, üç aşamada meydana gelişmiştir.Les évènements de mai 1968 ont retardé de trois semaines la tenue de cette finale.
Çalışmalarının büyük kısmı kataliz olayları üstünedir.Mais l’essentiel de ses découvertes concerne certainement la spartéine.
JavaScript tetikleme olayları.The Soap Allegations.
Bu olayların klinik önemi, bağırsakların bu tür değişikliklere cevabına bağlıdır.El significado clínico de estos eventos depende de la respuesta del intestino a tales cambios.
Will kurtarılır ancak olayların ayrıntılarını çok az kimse bilmektedir.Pero más allá de eso, poco se conoce a ciencia cierta.
Bu olayların birincisi Narborough'da 21 Kasım 1983'te, ikincisini Enderby'de 1986'da gerçekleşmiştir.La primera de ellas en Narborough, en noviembre de 1983 y la segunda en Enderby en julio de 1986.
Yahudi tarihi (aynı diğer ulusların tarihi gibi) sadece insan ve doğa olaylarından ibarettir.La historia judía, como las demás es un fenómeno puramente humano y natural.
İlgili Sayfalar