Ama son biraç yıl içerisinde birkaç olaydan dolayı ünlü olduk.Но за несколько последних лет мы приобрели печальную репутацию из-за нескольких вещей.
Ama son biraç yıl içerisinde birkaç olaydan dolayı ünlü olduk.Но през последните няколко години ние станахме скандално известни с няколко неща.
Ama son biraç yıl içerisinde birkaç olaydan dolayı ünlü olduk.אבל בשנתיים האחרונות, שמנו הוכתם בגלל כמה דברים.
Ama son biraç yıl içerisinde birkaç olaydan dolayı ünlü olduk.ولكن منذ عامين اصبحنا مشهورين بأمرين
Ama son biraç yıl içerisinde birkaç olaydan dolayı ünlü olduk.悪い意味で有名になってしまいました まず経済の崩壊が挙げられるでしょう
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Ám mint ahogyan a Maginot vonal, a Kínai Nagy Tűzfal is rossz irányból közelíti ezt a kihívást.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Dar, ca linia Maginot marele firewall al Chinei era intr-o directie gresita pentru incercarea asta.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Maar zoals bij de Maginotlinie... stond de Grote Chinese Firewall verkeerd om... voor deze uitdaging.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Αλλά όπως η Γραμμή Μαζινό, το Μέγα Firewall της Κίνας ήταν λάθος προσανατολισμένο γι' αυτήν την πρόκληση.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Een andere is mijn ontmoeting met een mijnwerker.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.En anden er at jeg mødte en minearbejder.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Ich traf auch einen Minenarbeiter.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.În alta am întâlnit un miner.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Kolejnym było poznanie górnika.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.다른 한 경우는, 제가 한 광산 노동자를 만났을때 입니다. 그는 광산에서 주어진 3개월의 휴가덕분에 집에 있었지요.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.עוד אחד זה שפגשתי כורה. הוא היה בבית לרגל חופשה בת שלושה חודשים מהמכרות.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.حادثة أخرى و هي أني قابلت عاملا بالمناجم. و كان في البيت خلال إجازة الثلاثة أشهر من المناجم
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.ある日彼と座っていたときに言ったんです 「ひとつだけ学校で本当に好きだったことがあるんだよ」
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Máskor egy bányásszal találkoztam.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Un'altra fu quando incontrai un minatore.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Una más, en la cual conocí a un minero.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Un autre est quand j'ai rencontré un mineur.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Веднъж се запознах с един миньор.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Другой пример: я встретил шахтёра.
Ben buna katılmıyorum çünkü Omaha'da başımıza gelen o olaydan sonra,잘못 된 생각 때문에 오마하에서 일어난 사실에도 불구 하 고
Ben buna katılmıyorum çünkü Omaha'da başımıza gelen o olaydan sonra,أظن ذلك غير صحيح، لأنه بالرغم على حقيقة ما حدث في أوماها
Beni bu olayda en çok üzen şey, iki siyahi gurubun savaşıp, birbirlerini öldürüyor olması.모든이의 후회 하는 유일한 것 두 흑인 그룹 싸움 하 고 서로 죽 일 것입니다.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.Algo siempre está moviendose de circunstancias a circunstancias, de situación a situación.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.C'e' qualcosa che si muove sempre di circostanza in circostanza da situazione a situazione
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine. Hareket etmeyen nedir?Mi az, ami nem mozog?
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.Quelque chose est toujours en marche, de circonstances en circonstances, d'une situation à l'autre.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.Что-то всегда движется от обстоятельств к другим обстоятельствам, от ситуации к ситуации.
Bir şey devamlı bir olaydan öbürüne hareket ediyor, bir durumdan diğerine.משהו תמיד זז מנסיבות לנסיבות, ממצב למצב.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Astfel am învățat lecția din asta stilul de conducere care focusează.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Dat is waar ik de boodschap over bolle lens-leiderschap heb geleerd.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.De allí aprendí la lección del liderato de la lente convexa.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Ich lernte die Lektion von der konvexen-Linsen-Führung daraus.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Jadi saya belajar kepemimpinan seperti lensa cekung dari itu.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.J'ai donc appris la leçon du leadership de cette lentille convexe.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Já jsem dostal lekci o spojovací čočce.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.저는 그 가르침에서 볼록렌즈 리더십을 배웠습니다.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Quindi da questo, ho imparato la lezione della leadership della lente convessa.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Thế nên tôi đã học được bài học về sự lãnh đạo thấu kính lồi từ đó.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Więc, nauczyłem się z tej lekcji przywództwa skupiskowych soczewek
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Така научих урока за ръководството на изпъкналата леща от това.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.Таким образом, я усвоил урок, что лидер должен уметь фокусировать свою энергию.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.אז אני למדתי את הלקח של המנהיגות של עדשה קמורה משם.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.هكذا تعلمت درس قيادة العدسة المحدبة من ذلك.
Böylece ben dışbükey mercek liderliğini bu olaydan öğrendim.リーダーシップを思い立ちました 私が国立科学研究所や
Bu bize herhangi bir olayda temel olarak karışık olan ellerimizden hangisini seçeceğimize benzerDen frågar efter något sätt att få grepp om en händelse
Bu bize herhangi bir olayda temel olarak karışık olan ellerimizden hangisini seçeceğimize benzerEstoy preguntando por alguna manera de conocer sobre un evento que es fundamentalmente aleatorio.
Bu bize herhangi bir olayda temel olarak karışık olan ellerimizden hangisini seçeceğimize benzerProbabilitas membahas cara-cara kamu menjelaskan situasi tertentu
Bu bize herhangi bir olayda temel olarak karışık olan ellerimizden hangisini seçeceğimize benzerВедь результат подбрасывания вами монеты
Bu bize herhangi bir olayda temel olarak karışık olan ellerimizden hangisini seçeceğimize benzerهي عبارة عن طريقة معينة
Bu bize herhangi bir olayda temel olarak karışık olan ellerimizden hangisini seçeceğimize benzerこの事象について知る何らかの方法のことです。
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.C'est le pied réparti ultime; son corps entier est utilisé comme un pied.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Den er den ultimative fordelte fod; hele dens krop agerer som en fod.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.È il piede distribuito definitivo. Il suo intero corpo, in questo caso, sta fungendo da piede.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Es el pie distribuido definitivo; todo su cuerpo en este caso hace las veces de pie.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Es ist der ultimative erweiterte Fuß: Der gesamte Körper agiert in diesem Fall als Fuß.