olasılı ile cümle
olasılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama o büyük olasılıkla çok verimli olan bir şey değil.Но вероятно не е наистина най-ефикасното.
Ama o büyük olasılıkla çok verimli olan bir şey değil.אבל כנראה שלא מהסוג היעיל ביותר.
Ama o büyük olasılıkla çok verimli olan bir şey değil.ولكنها على الأرجح ليست الأكثر فعالية.
Ama o büyük olasılıkla çok verimli olan bir şey değil.我々のアプローチはどんなものか?
Ama olasılıklar o kadar simetrik değil çünkü biri 0.3 diğeri 0.7.Ale prawdopodobieństwa nie są już symetryczne, ponieważ teraz wynosza odpowiednio 0.3 i 0.7.
Ama olasılıklar o kadar simetrik değil çünkü biri 0.3 diğeri 0.7.Jenže pravděpodobnosti nejsou symetrické, protože máme 0,3 a 0,7.
Ama olasılıklar o kadar simetrik değil çünkü biri 0.3 diğeri 0.7.Lenže pravdepodobnosti nie sú symetrické, pretože máme 0,3 a 0,7.
Ama olasılıklar o kadar simetrik değil çünkü biri 0.3 diğeri 0.7.Mas as probabilidades não são tão simétricas porquê nós temos 0,3 e 0,7.
Ama olasılıklar o kadar simetrik değil çünkü biri 0.3 diğeri 0.7.Но вероятностите не са така симетрични, защото имаме 0,3 и 0,7.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirAber es ist eine Geschichte von Anstrengung und Mühe gegen Unwahrscheinlichkeiten.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirA także opowieść o wysiłku i walce z niemożliwym.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirDar e o poveste a efortului şi a luptei împotriva improbabilităţilor.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirDe ez egy történet a próbálkozásról és a küzdelemről a valószínűtlenségek ellen.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidir이는 불가능에 대한 노력과 싸움의 이야기이기도 합니다.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirMa è una storia di fatica e lotta contro l'improbabile.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirMais c'est aussi une histoire d'efforts et de luttes contre l'improbabilité.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirMas é também uma história de esforço e de luta contra as improbabilidades.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirNhưng đó là một câu chuyện về sự cố gắng và nỗ lực chống chọi với sự không thể.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirPero es un relato de esfuerzo y lucha contra las improbabilidades.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirНо тя е история на усилие и борба срещу невероятностите.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirЭто история преодоления и борьбы человека за превращение невозможного в возможное.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirאבל זהו סיפור של מאמץ ומאבק נגד אי-סבירויות.
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidirولكنها أيضًا قصة من الجهاد والنضال ضد الغير متوقع
Ama, olasılıksızlıklara karşı verilen çabanın ve mücadelenin bir hikâyesidir闘いの物語です 偉大なビルディング、教会、寺院、
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Но это приводит лишь к ограничению творческих возможностей.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.אך זה גורם לכך שמגבילים את האפשרויות האמנותיות.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Aber was das tatsächlich bewirkt, ist dass die künstlerischen Möglichkeiten sogar eingeschränkt werden.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Ale takové řízení ve skutečnosti omezuje umělecké možnosti.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Ale to prowadzi do ograniczania możliwości artystycznych.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Ale to v skutočnosti spôsobuje obmedzenie umeleckých možností.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Dar asta limitează posibilităţile artisitice.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.그런데 그렇게 세세하게 신경을 쓰다보면 예술적 가능성을 제한하게 됩니다.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Maar dat beperkt eigenlijk onze artistieke mogelijkheden.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Mais ce que cela fait, c'est que ça limite réellement les possibilités artistiques.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Ma questo limita le possibilità di espressione artistica.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Mas isso limita as possibilidades artísticas.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Pero eso en realidad limita el potencial artístico.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Але це призводить лише до обмеження мистецьких можливостей.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.Но това всъщност ограничава артистичните възможности.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.لكن ما يؤدي إليه ذلك هو في الواقع، الحد من الإمكانيات الفنية.
Ama onun yaptığı şey aslında sanatsal olasılıkları kısıtlamak olur.芸術的な可能性が制限されています 例えば もし私がバンドの主導権を握り
Ama şarlı bir olasılık hesaplamak isteseydik ne olacaktı?Ale co, gdybyśmy chcieli policzyć prawdopodobieństwo warunkowe?
Ama şarlı bir olasılık hesaplamak isteseydik ne olacaktı?Ale co když jsme chtěli počítat podmíněnou pravděpodobnost?
Ama şarlı bir olasılık hesaplamak isteseydik ne olacaktı?А как насчёт случая, когда мы хотим расчитать условную вероятность?
Ama şarlı bir olasılık hesaplamak isteseydik ne olacaktı?たとえば曇りでない時に
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Aber wir stellen Vorstellungen als Wahrscheinlichkeiten dar.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Ale my budeme predstavy vyjadrovať pravdepodobnosťami.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Ale my budeme představy vyjadřovat pravděpodobnostmi.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Chcemy pokazać przekonania za pomocą prawdopodobieństw.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.믿음들을 우선 가능성으로 다루죠.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Mais nous allons représenter les croyances par des probabilités.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Ma rappresenteremo le convinzioni con le probabilità.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Mi azonban valószínűségekkel fogjuk a hiteinket ábrázolni.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Nhưng chúng tôi sẽ giới thiệu niềm tin bằng xác suất.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Representaremos las creencias con probabilidades.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Vom reprezenta deducțiile prin probabilități.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.We gaan overtuigingen weergeven als waarschijnlijkheden.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Αλλά θα αντιπροσωπεύσουμε τις πεποιθήσεις με πιθανότητες.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Але ми збираємось співставити віру з ймовірністю.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Но мы собираемся формулировать убеждения с вероятностями.