olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"Tom, sen, Mary'yi karın olarak kabul ediyor musun?" "Ediyorum.""Do you, Tom, take Mary to be your wife?" "I do."
"Sayın Tom, Sayın Mary'yi karınız olarak kabul ediyor musunuz?" "Evet.""Do you, Tom, take Mary to be your wife?" "I do."
Bu tam olarak Tom'un bana söylediği şey.That's exactly what Tom told me.
Tam olarak söylediğim gibi yap.Do exactly as I say.
Tom için tam olarak ne yaptın?What exactly did you do to Tom?
Bu tam olarak gitmek istediğim yer.That's exactly where I intend to go.
Bu tam olarak yapmayı istediğim şey.That's exactly what I intend to do.
Neden onu bir sır olarak tuttun?Why did you keep it a secret?
Küresel olarak düşün, yerel olarak hareket et.Think globally, act locally.
Kızıl Haç afet bölgelerine sürekli olarak gıda sağlar.The Red Cross constantly supplies food to the disaster areas.
Birçok kişi onu bir cimri olarak düşündü.Many people considered him a niggard.
Genellikle bir erkek olarak doğmuş olmayı diliyorum.I often wish I'd been born a man.
Tam olarak ne yapmayı planlıyorsun?What exactly are you planning to do?
Tom çırak olarak on yıl geçirdi.Tom spent a decade as an apprentice.
Tom forklift operatörü olarak çalışıyor.Tom works as a forklift operator.
Ne olarak reenkarne olacaksın?What will you be reincarnated as?
Tom'a muhtemelen bir sincap olarak yeniden hayat verilecek.Tom will probably be reincarnated as a squirrel.
Savaş mahkumu olarak yedi yıl geçirdikten sonra Tom çökmüş bir adamdı.Having spent seven years as a prisoner of war, Tom was a broken man.
Bir kız olarak Mary saç örmeyi öğrendi.Mary learned to braid hair as a girl.
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.Change underwear daily.
Şimdi, tam olarak ne kadar istiyorsun?Now, exactly how much do you want?
Bu tam olarak Tom'a söylediğim şey.That's exactly what I said to Tom.
Ben bunu bir düğün hediyesi olarak aldım ama ben hiç kullanmadım.I got this as a wedding gift, but I've never used it.
Bu tam olarak doğru değil.That's not exactly right.
Söylediğim tam olarak bu.That's exactly what I said.
Bu cümle dilbilgisel ve sözdizimsel olarak doğru, ancak kulağa çok İngilizce gelmiyor.This phrase is grammatically and syntactically correct, but it doesn't sound very English.
Peşin olarak ödeyebilirim.I can pay upfront.
Japonya teknolojik olarak, en gelişmiş ülke oluyor.Japan is becoming the most advanced country technologically.
Bu elbise bana tam olarak uyuyor.This dress fits me perfectly.
Umduğum şey tam olarak da bu.That's exactly what I expected.
Düşündüğüm tam olarak bu.That's exactly what I think.
Benim demek istediğim tam olarak bu değil.That's not quite what I meant.
İhtiyacım olan tam olarak budur.That's exactly what I've needed.
Yapmak istediğim tam olarak budur.That's exactly what I wanted to do.
Son olarak ne zaman bir kız arkadaşın oldu?When was the last time you had a girlfriend?
Bu tam olarak duymak istediğim şey.That's exactly what I want to hear.
Şaka olarak bile söyleme bunu.Don't even say that as a joke.
Bu projenin sorumlusu olarak önerildim.I've been put in charge of this project.
Tam olarak Tom'a benziyorsun.You look exactly like Tom.
İsimler alfabetik olarak sıralanır.The names are sorted alphabetically.
Onlar tam olarak Tom'a benziyor.They look exactly like Tom.
Aşağıdaki linkten, filmleri İngilizce altyazılı olarak izleyebilirsiniz.You can watch movies with English subtitles using this link.
Bunu İngilizce olarak söylemeye çalışacağım.I'll try to say it in English.
Anadil olarak bilen biriyle Almanca konuşmayı tercih ederim.I prefer speaking German with a native speaker.
Bunu farklı olarak koyayım.Let me put this differently.
Ben bu evi gönüllü olarak terk etmeyeceğim.I won't leave this house voluntarily.
Bu yaygın olarak kullanılan bir teknik.It's a commonly-used technique.
Tom'un son arzusu oğlunun her şeyi miras olarak almasıydı.Tom's dying wish was that his son should inherit everything.
Ne olacağını tam olarak biliyorum.I know exactly what'll happen.
Yapmamı istediğin şeyi tam olarak yapıyorum.I'm doing exactly what you told me to do.
Ne yapacağımı tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly what I'm going to do.
Tom'un nerede olduğunu tam olarak bilmiyorum.We don't know exactly where Tom is.
Bunu nasıl yapacağımı tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly how to do this.
Onlar üniversite öğrencileri iken Tom ilk olarak Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when they were college students.
Onu nasıl onaracağımı tam olarak biliyorum.I know exactly how to fix it.
Tam olarak ne diyorsun, Tom?What exactly are you saying, Tom?
1996 yılında, Victoria Terminus adı Chhatrapati Shivaji Terminus olarak değiştirildi.In 1996, the name of Victoria Terminus was changed to Chhatrapati Shivaji Terminus.
Birçok Hindular Sanskritçeyi Tanrıların dili olarak düşünmektedir.Many Hindus consider Sanskrit to be the language of the gods.
Dünya nüfusu ilk olarak 1804'te bir milyara ulaştı.The world population reached one billion for the first time in 1804.
Tom, çocukken katatonik olarak utangaçtı.Tom was catatonically shy as a child.