olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın sabah ilk olarak onu yapacağım.I'll do it first thing tomorrow morning.
Tam olarak Tom'a kaç kez vurdun?Exactly how many times did you hit Tom?
Tam olarak aynı zamanda buraya vardık.We got here at exactly the same time.
Tam olarak ne gördün?What exactly did you see?
Yaklaşık olarak tüm bildiğim bu.That's about all I know.
Sınavı geçmek istiyorsan ciddi olarak çalışmalısın.You should study seriously if you want to pass the exam.
Karşılık olarak ne istiyorsun?What do you want in return?
Size tam olarak nasıl yardım edebilirim?How exactly can I help you?
Bunun nasıl yapılacağını tam olarak biliyorum.I know exactly how to do it.
Bunu nasıl yapacağımı tam olarak biliyorum.I know exactly how to do it.
Neden tam olarak onu yapmak istiyorsun?Why exactly would you want to do that?
Melanie bir çevirmen olarak çalışıyor.Melanie works as a translator.
Melanie bir gazeteci olarak çalışıyor.Melanie works as a journalist.
Ben bir düşman olarak değil, bir dost olarak geliyorum.I do not come as an enemy, but as a friend.
Aşk evlilik tarafından tedavi edilebilen bir sevgi olarak tanımlandı.Love has been described as an affection curable by marriage.
Çocuklu bir arabada sigara içmek, çocuk istismarına eşdeğer olarak kabul edilir.Smoking in a car with children is considered as tantamount to child abuse.
Seninle bir dakika özel olarak konuşabilir miyim?Can I talk to you in private for a minute?
Tam olarak ne zaman buraya geldin?When exactly did you get here?
Sadece işlerin tam olarak planlandığı gibi gitmediğini söyleyelim.Let's just say things didn't go exactly as planned.
O, kaleyi miras olarak aldı.He inherited the castle.
Onu kesin olarak bilmiyorsun.You don't know that for certain.
Tom'u tam olarak ne zaman gördün?When exactly did you see Tom?
Tom'u tam olarak nasıl tanıyorsun?How exactly do you know Tom?
Yaklaşık olarak Tom'la aynı zamanda buraya geldim.I got here about the same time as Tom.
Tam olarak endişen nedir?What exactly is your concern?
Özel olarak konuşabileceğimiz bir yer var mı?Is there a place we can speak privately?
Tam olarak yapmamı istediğin nedir?What is it you'd like me to do exactly?
Tam olarak söylememi istediğin nedir?What is it you'd like me to say exactly?
Askerler ölmeye giden askerler olarak kabul edildi.The soldiers were regarded as cannon fodder.
Onun ölümü cinayet olarak nitelendirildi.His death was ruled a homicide.
Tom tam olarak sana ne söyledi?What exactly did Tom say to you?
Tom hafta sonlarında bir barmen olarak çalışır.Tom works as a bartender on weekends.
Tom Mary'nin mektubunu açılmamış olarak geri gönderdi.Tom sent Mary's letter back unopened.
Tam olarak Tom nerede?Where exactly is Tom?
Sizi tam olarak Tom'a çeken ne?What exactly attracted you to Tom?
Tam olarak Tom'a ne söylememi istiyorsun?What exactly do you want me to say to Tom?
Bunu tam olarak nereye koymamı istiyorsunuz?Where exactly do you want me to put this?
Biz yaklaşık olarak orada mıyız?Are we nearly there?
Tom ne söyleyeceğini tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know quite what to say.
Tom ne söyleyeceğini tam olarak bilmiyor.Tom doesn't quite know what to say.
Tam olarak ne söylememi istiyorsunuz?What exactly do you want me to say?
Tom karşılık olarak ne istiyor.What does Tom want in return?
Tom karşılık olarak ne bekliyor?What does Tom expect in return?
Tom sizinle özel olarak konuşmak istiyor.Tom would like to speak to you in private.
Tom sinirli olarak ayağını vurdu.Tom tapped his foot nervously.
İhtiyacım olan tam olarak buydu.It was exactly what I needed.
Tom'un aklında tam olarak ne vardı?What exactly did Tom have in mind?
Tom'un aklında tam olarak ne var?What exactly does Tom have in mind?
Tom hâlâ bir barmen olarak çalışıyor, değil mi?Tom is still working as a bartender, isn't he?
Oradaki şu çocuk yaklaşık olarak senin yaşında görünüyor.That boy over there looks about your age.
Tom yaklaşık olarak benimle aynı yaşta.Tom is about the same age as I am.
Tom yaklaşık olarak seninle aynı yaşta.Tom is about the same age as you are.
Bu hiç kimseye bir sürpriz olarak gelmemeli.This shouldn't come as a surprise to anyone.
O tam olarak olacağını söylediğin gibiydi.It was exactly like you said it would be.
Bahse girerim, tam olarak istediğin şeyi yapacaksın.You'll do exactly what you want, I bet.
Tam olarak ne almamı istiyorsun?What exactly do you want me to buy?
Tom bir marangoz olarak iş buldu.Tom got a job as a carpenter.
Tom bir marangoz olarak çalışmaya başladı.Tom has started working as a carpenter.
Tom hâlâ resmî olarak görevde.Tom is still officially in charge.
Tom bir moda tasarımcısı olarak çalışırdı.Tom used to work as a fashion designer.