olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nerede oturduğuna bağlı olarak sahneyi göremeyebilirsin.Depending on where you sit, you might not be able to see the stage.
Tom Jackson Avustralya'daki en tehlikeli adamlardan biri olarak düşünülmektedir.Tom Jackson is considered to be one of the most dangerous men in Australia.
Tom'un bir bebek olarak kendine ait çok az sayıda fotoğrafları var.Tom has very few photos of himself as a baby.
Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.We will divide the large area of family land equally between our children.
O nostaljik olarak eski punk kayıtlarını dinledi.He listened to his old punk records nostalgically.
Birlikte olarak birbirlerini mahvettiler.They ruined each other by being together.
Ödül on tane sendika üyesi arasında eşit olarak bölündü.The prize was divided equally among the ten syndicate members.
Bu tam olarak aynı şey, sadece tamamen farklı.It is exactly the same thing, just absolutely different.
Biz nakit olarak ödemeliyiz.We must pay in cash.
Bu Daumier baskısı, Paris'ten bir hatıra olarak satın aldığım en güzel şeydir.This Daumier print is the most beautiful thing that I have bought as a souvenir of Paris.
Bundan kurtulabileceğini ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking that you can get away with that?
"3031" Unicode'da "01" olarak kodlanmıştır."3031" is "01" encoded as Unicode.
Onu onlara bir hediye olarak satın alacak.She's going to buy them that as a gift.
Biz haberleri oldukça düzenli olarak takip ederiz.We follow the news quite regularly.
O, dosyaları alfabetik olarak sıraladı.She sorted the files in alphabetical order.
Bu proje ile ilgili olarak, sözleşmeyi gördün mü?Regarding this project, have you seen the contract?
Görüş yoğun siste ciddi olarak sınırlı idi.Visibility was severely restricted in the heavy fog.
Kastettiğim tam olarak bu.That's exactly what I meant.
Ben ne yapıyor olduğumu tam olarak biliyorum.I know exactly what I'm doing.
Kraliçe zihinsel olarak yetersizdir.The queen is mentally incapacitated.
Ne hakkında konuştuğumu tam olarak biliyorsun.You know exactly what I'm talking about.
Onun ne hakkında konuştuğunu tam olarak biliyorsun.You know exactly what he's talking about.
Onun neyden bahsettiğini tam olarak biliyorsun.You know exactly what she's talking about.
Aralıksız olarak yağmur yağıyor.It rains incessantly.
Her nasılsa Tom'un bir barmen olarak çalışmasını hayal bile edemiyorum.Somehow I can't picture Tom working as a bartender.
Yasal olarak ayrılmaya karar verdik.We've decided to get legally separated.
Düzenli olarak haberleşiyoruz.We've been communicating regularly.
Yaklaşık olarak sadece üç dakikamız var.We've only got about three minutes.
Biz ilk olarak gidiyoruz.We're going in first.
New York City hiç uyumayan şehir olarak bilinir.New York City is known as the city that never sleeps.
Sadece orijinal olarak planladığımız şeyi yapacağız.We'll just do what we originally planned.
Biz tam olarak uyuşmadık.We didn't exactly hit it off.
Biz tam olarak iyi geçinmedik.We didn't exactly hit it off.
Bodrumumuzu ses geçirmez hale getirdik ve onu bir kayıt stüdyosu olarak kullanıyoruz.We soundproofed our basement and use it as a recording studio.
Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.Dreams always come out differently.
Onu yazılı olarak alabilir miyim?Can I get that in writing?
Tom'la özel olarak konuşabilir miyim?Can I have a word with Tom in private?
Onu yazılı olarak alabilir miyim, lütfen?Can I have it in writing, please?
Ben Tom'la özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like a word with Tom in private.
Tom'u iyi bir arkadaş olarak düşünüyorum.I consider Tom a good friend.
O bir öğrenci iken, o bir kamyon sürücüsü olarak çalıştı.When she was a student, she worked as a truck driver.
Mary bir zamanlar turist rehberi olarak çalışmıştı.Mary once worked as a tourist guide.
Tom bir bedensel denge terapisi uygulayıcısı olarak, sık sık şarlatanlıkla suçlandı.As a practitioner of craniosacral therapy, Tom is often denounced as a charlatan.
Teras çiftçiliği Çin'in dağlık bölgelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.Terrace farming is widely practiced in the mountainous regions of China.
Bu ifade sadece konuşma dilinde kullanılmalı, resmi olarak asla.This phrase should only be used colloquially, never in a formal setting.
Kardeşler olarak biz birleştiğimizde, halkın düşmanını yeneceğiz.When as brothers we unite, we’ll defeat the people’s foe.
Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.Coal, charcoal, coal coke and petroleum coke are used as fuels.
Oyun süresiz olarak ertelendi.The game has been postponed indefinitely.
Onu kasıtlı olarak yaptın, değil mi?You did that on purpose, didn't you?
Tam olarak seni son gördüğümde göründüğün gibi görünüyorsun.You look exactly the same as you did the last time I saw you.
Sen tam olarak aynı görünüyorsun.You look exactly the same.
Sen tam olarak erkek kardeşine benziyorsun.You look exactly like your brother.
Onu yapmayı ciddi olarak düşünmelisin.You should seriously consider doing that.
Müzik konusunda uzmanlaşmayı ciddi olarak düşünmelisin.You should seriously consider majoring in music.
Yeni bir iş bulmayı ciddi olarak düşünmelisin.You should seriously consider finding a new job.
Hala garson olarak mı çalışıyorsun?Are you still working as a waiter?
Tom hâlâ bir kapıcı olarak çalışıyor mu?Is Tom still working as a doorman?
Burada çalışmayı ciddi olarak düşünmelisin.You should seriously consider working here.
Saçım doğal olarak kıvırcık.My hair is naturally curly.
Tam olarak onu kaç defa yaptın?Exactly how many times did you do that?