olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir bahçıvan olarak çalıştı.Tom worked as a gardener.
Bu imkansız olarak düşünülmemeli.You wouldn't believe it.
Tom yaklaşık olarak Mary'nin yaşındadır.Tom is about Mary's age.
Henüz tam olarak hazır değilim.I'm not quite ready yet.
Tam olarak emin değilim.I'm not completely sure.
Henüz tam olarak emin değilim.I'm not quite sure yet.
Çok acil olarak yapacağım.I'll do so immediately.
Premature olarak doğdum.I was born prematurely.
Tam olarak burada olacağım.I'll be right in here.
Onu tam olarak yapacağım.I'll do exactly that.
Ben Yahudi olarak yetiştirildim.I was raised Jewish.
Normal olarak nefes al.Breathe normally.
Sen bunu büyük bir ilerleme olarak düşünmelisin.You must think of this as a great improvement.
Mucize eseri olarak hayatta kaldı.He miraculously survived.
Neden o bu kadar ani olarak terk etti?Why did she leave so suddenly?
Dün geceyi tam olarak hatırlıyorum.I remember last night perfectly.
Isaac Newton bakir olarak öldü.Isaac Newton died a virgin.
İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.The names are in alphabetical order.
Kız kardeşim şu anda bir satış elemanı olarak süpermarkette çalışıyor.Currently, my sister is working as a saleswoman in the supermarket.
Bazen bir kutu açıcı olarak makas kullanırım.Sometimes I use the scissors as a can opener.
Şu anda ocak ayı. Doğal olarak kar yağar.It's January now. Naturally, it snows.
O, kullanılmış araba satıcısı olarak işini kaybetti.He lost his job as a used car salesman.
Böyle çocukça bir şekilde hareket edersen, o zaman çocuk olarak muamele görürsün.If you act in such a childish way, then you will be treated as child.
Radyoaktif atık sorunu çözülmemiş olarak duruyor.The problem of radioactive waste remains unresolved.
Gramer olarak doğru ama anadilli biri asla öyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say that.
Tom, alanında bir uzman olarak kabul edilir.Tom is considered an expert in his field.
Onunla tam olarak aynı görüşe sahibim.I have the exact same opinion as her.
Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are usually physically stronger than women.
Kadınlar sık sık zihinsel olarak erkeklerden daha güçlüdür.Women are often mentally stronger than men.
Avustralya, İngiliz ceza kolonisi olarak kuruldu.Australia was started as a British penal colony.
İlk olarak, o odaya girdi.First, he entered the room.
Tom bunu şaka olarak söylemişti, ama hiç kimse gülmedi.Tom meant it as a joke, but nobody laughed.
Ne zaman olduğunu kesin olarak biliyorum.I know exactly when that happened.
O beni kişisel olarak davet etti.He personally invited me.
Hakkımda ne biliyorsun, tam olarak?What do you know about me, exactly?
Plan tam olarak nedir?What is the plan, exactly?
Biz doğum günü hediyesi olarak insanların para vermesine izin vermeyiz.We don't let people give money as a birthday gift.
Tom ve Mary birbirini tanıyor ama onlar tam olarak arkadaş değil.Tom and Mary know each other, but they're not exactly friends.
Tom ve Mary evliliklerini bir sır olarak tuttular.Tom and Mary kept their marriage a secret.
Tom Mary'nin sarhoş olarak araba sürmesini istemedi.Tom didn't want Mary to drive drunk.
Tom ve Mary iyi arkadaşlar olarak kaldılar.Tom and Mary remained good friends.
Tom tam olarak ne zaman gitti?What time, exactly, did Tom leave?
Bu makine tam olarak ne yapıyor?What does this machine do exactly?
İlk olarak ne zaman tanıştığımızı hatırlıyor musun?Do you remember when we first met?
Kendinizi benim tutsaklarım olarak düşünün.Consider yourselves my prisoners.
Tam olarak yaptığın nedir?What is it that you do, exactly?
Tom sarhoş olarak araç kullanıyor olduğunu söyledi.Tom said you were driving drunk.
Yaklaşık olarak üç hafta geç kaldınız.You're about three weeks late.
Tom içgüdüsel olarak geri çekildi.Tom instinctively backed away.
Teknik olarak doğrusun.Technically, you're correct.
Bunu bir uyarı olarak düşün, Tom.Consider this a warning, Tom.
Tom sinirli olarak etrafına baktı.Tom looked around nervously.
Tom'a bir çocuk olarak zorbalık edildi.Tom was bullied as a child.
Onu kasıtlı olarak mı yaptın?Did you do that purposely?
Tom tam olarak ne söyledi?What did Tom say exactly?
Biz kesin olarak bilmeliyiz.We must know for certain.
Tam olarak ne yaparsınız?What do you do, exactly?
Onlar tam olarak nedir?What are they exactly?
Tam olarak neredeyiz?Where are we exactly?
O, kasıtlı olarak değildi.It wasn't on purpose.

İlgili Sayfalar