Dağın tepesi, yaklaşık olarak deniz seviyesinin 2000 metre üzerindedir.The summit of the mountain is about 2000 meters above sea level.
Tom tam olarak söylediğini demek istedi.Tom meant exactly what he said.
Tom tam olarak nereye gideceğini biliyor.Tom knows just where to go.
Düşündüğüm tam olarak odur.That's exactly what I thought.
O, yaklaşık olarak seninle aynı yaştadır.He's about the same age as you are.
O, yaklaşık olarak benimle aynı yaştadır.She's about the same age as I am.
Esperanto bir metin, fonetik olarak 28 harfli bir alfabe kullanılarak yazılır.A text in Esperanto is written phonetically using an alphabet of 28 letters.
Tom'un yaklaşık olarak senin yaşında bir kız kardeşi var.Tom has a sister about your age.
Birçok insan, ülkede yasadışı olarak yaşıyor.Many people are living illegally in the country.
Ben Tatoeba'yı ilk olarak hangi ülkenin sansürleyeceğini merak ediyorum.I wonder what country will censor Tatoeba first.
Gizlilik konusu olarak banyolara kamera kuramazsınız.You cannot install cameras in bathrooms as a matter of privacy.
Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.I've always found this song to be so haunting.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the world's savior.
Neden sürekli olarak bayrakları değiştiriyorsun?Why are you constantly changing flags?
Belki İngilizce olarak kendimi anlatamayacağımı sanıyorum.I think that maybe I won't be able to make myself understood in English.
Hangi ölü müzisyenin zombi olarak geri dönmesini istersin?Which dead musician would you like to come back as a zombie?
Konferans geleneksel olarak düzenlendi.The conference was carried traditionally.
Onu tam olarak nasıl yaptın?How exactly did you do it?
Bu hastalık esas olarak merkezi sinir sistemini etkiler.This disease affects mainly on the central nervous system.
Onlar tarihin en büyük rock grubu olarak kabul edilir.They are considered the greatest rock band in history.
Kız kardeşim büyük bir uluslararası şirkette sekreter olarak çalışıyor.My sister works as a secretary in a big multinational.
Biraz para ödünç alabilmemiz için evi teminat olarak kullanacağız.We'll use the house as collateral so we can borrow some money.
Bu kulübeyi bir ev olarak mı kullanıyorsun?Are you using this shack as a house?
Ek olarak, deneyler, teorik sonuçlarla uyumludur.In addition, our experiments are consistent with our theoretical results.
Önümüzdeki hafta onu ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'll explain it in detail next week.
Bunu bir işaret olarak alırım.I would take it as a sign.
Lütfen talimatları ayrıntılı olarak okuyun.Please read the instructions in detail.
Hiç kimse onun soyadını tam olarak hatırlayamıyor.No one can remember his last name exactly.
İngilizceyi akıcı olarak konuşuyor musun?Do you speak English fluently?
O, bir striptizci olarak ek işte çalışıyor.He's moonlighting as a stripper.
Ben evcil hayvan olarak kaplumbağa bakmak istiyorum.I like to keep tortoises as pets.
O, bir komi olarak çalışmaktadır.He works as a busboy.
Geçen yaz bir çiftlikte yarım zamanlı olarak çalıştım.Last summer, I worked part time on a farm.
Gelir vergisi oranı maaş artışı ile orantılı olarak artar.The income tax rate increases in proportion to the salary increase.
Onun sözlerini bir iltifat olarak aldı.He took her words as a compliment.
O bir striptizci olarak çalışıyor.She works as a stripper.
Onun babası domuz çobanı olarak çalıştı.His father worked as a swineherd.
Grup olarak mı gidiyorsunuz?Are you going in a group?
Üyeler dönüşümlü olarak garip deneyimi anlattı.The members told us about the strange experience in turns.
Bir büroda stajyer olarak çalışır.She works as an office trainee.
O, bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.As a singer, she's well known.
O bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.She's well known as a singer.
Onu son olarak reddet.Turn him down once and for all.
Ben kendimi sözlü olarak iyi ifade edemiyorum.I don't express myself well in words.
Sen hiç bir mahkeme davasında bir tanık olarak hizmet verdin mi?Have you ever served as a witness in a court case?
O yaklaşık olarak 2,000 kitaba sahiptir.She has about 2,000 books.
Beni havalı bir erkek olarak buluyor musun?Do you find me a cool guy?
Beni karizmatik bir adam olarak düşünüyor musun?Do you think of me as a cool guy?
Bir piyanist olarak o benden çok daha iyidir.As a pianist, he's much better than I am.
İnsanlar doğal olarak yürür.People walk naturally.
Martılar esas olarak kıyı kuşlarıdır.Seagulls are mainly coastal birds.
Aachen kenti bağımsız bölge olarak yönetilmiş.The city of Aachen is administered as an independent district.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.I tried to investigate his opinion indirectly.
Tam olarak ağabeyine benziyor.He looks exactly like his older brother.
O, tam olarak erkek kardeşine benziyor.He looks exactly like his brother.
O kendisini bir Fransız olarak göstermeye çalıştı ama aksanı onu ele verdi.He tried to pass himself off as a Frenchman, but his accent gave him away.
Auguste Comte, sosyolojinin babası olarak görülür.Auguste Comte is regarded as the father of sociology.
Hayal kırıklığına uğramış olarak eve geldi.She came home disappointed.
Öncelikle, hiç param yok. ikinci olarak, zamanım yok.For one thing, I don't have any money. For another, I don't have the time.
Görüşleri ve gerçekleri aynı şey olarak görmeyin.Don't view opinions and facts as the same thing.