olanaksız ile cümle
olanaksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Sertifikalama İşlemi Olanaksız@ title: window署名できません@title:window
STFP kanalını kurmak olanaksız.Der SFTP-Kanal kann nicht initialisiert werden.
STFP kanalını kurmak olanaksız.Impossibile inizializzare il canale SFTP.
STFP kanalını kurmak olanaksız.Initialiseren van SFTP-kanaal kan niet.
STFP kanalını kurmak olanaksız.Kan ikke initiere SFTP- kanal.
STFP kanalını kurmak olanaksız.Kan inte initiera SFTP- kanal.
STFP kanalını kurmak olanaksız.Não foi possível inicializar o canal de SFTP.
STFP kanalını kurmak olanaksız.No es posible incializar el canal SFTP.
STFP kanalını kurmak olanaksız.Не вдалося ініціалізувати канал SFTP.
Sunucuya erişim olanaksız:Anmeldung beim Server nicht möglich:
Sunucuya erişim olanaksız:Ei voitu kirjautua palvelimelle:
Sunucuya erişim olanaksız:Impossibile accedere al server:
Sunucuya erişim olanaksız:Impossible de s'identifier sur le serveur & #160;:
Sunucuya erişim olanaksız:Kan ikke logge ind på server:
Sunucuya erişim olanaksız:Kon niet inloggen op de server
Sunucuya erişim olanaksız:Kunde inte logga in på servern:
Sunucuya erişim olanaksız:Não é possível autenticar- se no servidor:
Sunucuya erişim olanaksız:Nedá sa prihlásiť na server:
Sunucuya erişim olanaksız:Nelze se přihlásit na server:
Sunucuya erişim olanaksız:Nem sikerült bejelentkezni a kiszolgálóra:
Sunucuya erişim olanaksız:Nie można zalogować się na serwer:
Sunucuya erişim olanaksız:Ni se moč prijaviti na strežnik:
Sunucuya erişim olanaksız:No fue posible iniciar sesión en el servidor:
Sunucuya erişim olanaksız:Αδύνατη η σύνδεση με τον διακομιστή:
Sunucuya erişim olanaksız:Грешка при включване към сървъра:
Sunucuya erişim olanaksız:Не вдалося увійти на сервер:
Sunucuya erişim olanaksız:Невозможно подключиться к серверу:
Sunucuya erişim olanaksız:عاجز إلى دخول ، تسجيل إلى خادم
Sunucuya erişim olanaksız:サーバへログインできません:
Takvimden veri okumak olanaksız:Das Auslesen der Kalenderdaten ist nicht möglich:
Takvimden veri okumak olanaksız:Ei voitu lukea kalenteritietoja:
Takvimden veri okumak olanaksız:Imposibil de citit datele calendarului:
Takvimden veri okumak olanaksız:Impossibile leggere i dati del calendario:
Takvimden veri okumak olanaksız:Impossible de lire les données de l'agenda & #160;:
Takvimden veri okumak olanaksız:Kan ikke læse kalenderdata:
Takvimden veri okumak olanaksız:Kan inte läsa kalenderdata:
Takvimden veri okumak olanaksız:Kon de agenda niet lezen:
Takvimden veri okumak olanaksız:Não foi possível ler os dados de calendário:
Takvimden veri okumak olanaksız:Nedajú sa čítať kalendárové dáta:
Takvimden veri okumak olanaksız:Nelze přečíst data kalendáře:
Takvimden veri okumak olanaksız:Nem sikerült beolvasni a naptáradatokat:
Takvimden veri okumak olanaksız:Nie można odczytać danych kalendarza:
Takvimden veri okumak olanaksız:Ni moč prebrati podatkov iz koledarja:
Takvimden veri okumak olanaksız:No se pueden leer los datos del calendario:
Takvimden veri okumak olanaksız:Αδύνατη η ανάγνωση δεδομένων ημερολογίου:
Takvimden veri okumak olanaksız:Грешка при четене на данните от календара:
Takvimden veri okumak olanaksız:Не вдається прочитати дані календаря:
Takvimden veri okumak olanaksız:Невозможно открыть календарь:
Takvimden veri okumak olanaksız:אין אפשרות לקרוא את המידע של לוח השנה:
Takvimden veri okumak olanaksız:عاجز إلى قراءة رزنامة البيانات
Takvimden veri okumak olanaksız:カレンダーデータを読めません:
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.ao qual Deus ressuscitou, rompendo os grilhões da morte, pois não era possível que fosse retido por ela.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.Dar Dumnezeu L -a înviat, deslegîndu -I legăturile morţii, pentrucă nu era cu putinţă să fie ţinut de ea.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.Jehožto Bůh vzkřísil, zprostiv ho bolestí smrti, jakož nebylo možné jemu držánu býti od ní.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.Kit az Isten feltámasztott, a halál fájdalmait megoldván; mivelhogy lehetetlen volt néki attól fogvatartatnia.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.하나님께서 사망의 고통을 풀어 살리셨으니 이는 그가 사망에게 매여 있을 수 없었음이라
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.Którego Bóg wzbudził, rozwiązawszy boleści śmierci, jakoż było to niepodobne, aby od niej miał być zatrzymany.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.ktorého Bôh vzkriesil oprostiac bolestí smrti, jako aj nebolo možné, aby bol ňou držaný.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.men Gud opreiste ham, idet han løste dødens veer, eftersom det ikke var mulig at han kunde holdes av den.
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek Onu diriltti. Çünkü Onun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.Njega je Bog obudil, oprostivši ga bolečin smrti; ker tudi ni bilo mogoče, da bi ga bila ona držala.