Dostluktan daha iyi olan nedir?What is better than friendship?
Bana içinde yağ olan metal kovayı ver.Give me the metal bucket with the oil in it.
Nerede gece geç saatlere kadar açık olan bir eczane olduğunu biliyor musunuz?Would you know where there is a pharmacy that is open till late?
Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı.He was bored with his wife, an excellent woman he didn't deserve.
Nesli tükenmekte olan bir türdür.It is an endangered species.
Yeni Ruslar mı diyorsunuz? Harika! Bu tam ihtiyacımız olan şey.New Russians, you say? Wonderful! That's just what we need!
Mümkün olan en güçlü adayı bulmalıydılar.They had to find the strongest candidate possible.
O kötü görme yeteneği olan zayıf bir çocuktu.He was a weak child with poor eyesight.
O, ihtiyacı olan çoğunluğa sahiptiHe had the majority he needed.
Onun politikalarına karşı olanları mahkûm etti.He condemned those who opposed his policies.
O, üniversiteye gitmek için ihtiyacı olan parayı kazandı.He earned the money he needed to go to college.
O, Britanya'ya karşı olan 1812 savaşının kahramanıydı.He was a hero of the war of 1812 against Britain.
Olanlara üzüldüğünü söyledi.He said he regretted what had happened.
Parası olan Amerikalılar yatırım için korkuyorlardı.Americans who had money were afraid to invest it.
Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.The government was earning more money than it needed.
Bu fotoğraf küçük bir gıda mağazası sahibi olan bir adamı gösteriyor.This photo shows a man who owns a small food store.
Sonraki iki yıl Jackson için yoğun olanlardı.The next two years were busy ones for Jackson.
Vietnam'da olanlar kötü bir rüya gibiydi.What happened in Vietnam was like a bad dream.
Çin gelişmekte olan bir pazar.China is an emerging market.
Siyah olan benimki.The black one is mine.
Bu defa hatalı olan benim gibi görünüyor.This time, it looks like it is me who is wrong.
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.He has got two cats, one is white, one is black.
En parlak olanı şu küçük yıldızdır.That small star is the brightest.
O tatlı olan her şeyi sever.He likes all that is sweet.
Bilgeliğe sebep olan beyaz saç değildir.It is not white hair that engenders wisdom.
Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.The inland taipan, a snake found in Australia, is the most venomous snake in the world.
Peige işi bitirecek olan kişidir.Peige is the person who will finish the work.
Yiyeceği alacak olan sen misin?Is it you who'll buy the food?
Soğuk algınlığı olan çocuğu görüyorum.I see the children who had a cold.
Şu, oğlu hasta olan kadın.That's the woman whose son is sick.
Sanırım John'un Jane ile olan ilişkilerini çok fazla okuyorsun.I think you're reading too much into John's relationship with Jane.
Yerli Meksika sanatına olan sevgisi, onun çöküşü oldu.His love for indigenous Mexican art became his downfall.
Gerçekten aşık olan sevgililer mutluluklarını yazmazlar.Lovers who are truly in love do not write down their happiness.
Adı Henry olan biri sizi görmek istedi.Someone named Henry wanted to see you.
O, onun mümkün olan en kısa sürede onunla iletişim kurmasını istiyor.She'd like him to get in touch with her as soon as possible.
Bu şu anda ihtiyacımız olan tüm bilgi.That's all the information we need right now.
Şimdi ihtiyacımız olan şey bir mola.What we need now is a break.
Yabancı bir arazi yok; yalnızca yabancı olan seyyah budur.There is no foreign land; it is the traveller only that is foreign.
Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.A legal kiss will never equal a stolen one.
Önemli olan şeyleri yaparak daha fazla zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that matter.
Kazaya sebep olan sürücü bir yere ayrılmadı.The driver who caused the accident didn't stick around.
Ücretlerini ödememiş olanların dersin sonunda beni görmeleri isteniyor.Those who have not paid their dues are asked to see me at the end of class.
Tek berberi olan bir kasabada, berberi kim tıraş eder?In a town with only one barber, who shaves the barber?
Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.I've never met anyone who is agnostic about the existence of Zeus.
Dr Jackson'ın yatmakta olan hastalara karşı iyi bir davranışı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Kendi güvenliğin için, sarhoş bir sürücüsü olan bir arabaya asla binme.For your own safety, never ride in a car with a drunk driver.
Sana olan duygularımı saklayamam.I can't hide my feelings for you.
Sanırım ihtiyacım olan şey sende var.I think you've got what I need.
Kapıda duran elinde silahı olan bir adam var.There's a man with a gun in his hand standing at the door.
Dün gece olan bitenlerle bugün olanların ne ilgisi var?What does what happened last night have to do with what's happening today?
Yaptığımızda yanlış olan nedir?What's wrong with what we were doing?
Silahı olan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know that owns a gun.
Benim yaşımda olan tanıdığım tek kişisiniz.You're the only person I know who's my age.
En çok sevdiğim elbise siyah olandır.The dress I like most is the black one.
Kayıp olan çocuk giysileri ile tespit edildi.The boy who had been missing was identified by his clothes.
Kayıp olan çocuğun kimliği giydiği elbiselerle doğrulandı.The identity of the boy who had been missing was verified by the clothes he was wearing.
Kabuki üzerine olan o kitap pahalı olabilir.That book on kabuki might be expensive.
Japonya'nın illerinden biri olan Şizuoka, Pasifik Okyanusuna bakar.Shizuoka, one of Japan's prefectures, faces the Pacific Ocean.
İhtiyacın olan başka bir şey varsa, bana bildir.If there's anything else you need, just let me know.
Şu anda Tom Jackson'u mahkûm etmek için ihtiyacımız olan tüm kanıta sahibiz.We now have all the evidence we need to convict Tom Jackson.