olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Olanlardan siz sorumlusunuz, değil mi?Aren't you responsible for what happened?
Onu yapmak zorunda olan tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one who has to do that.
Paraya ihtiyacı olan tek kişi sen misin?Are you the only one who needs money?
Sami, Leyla'ya olan sözünü unutmuş olmalıydı.Sami must have forgotten his promise to Layla.
Leyla'nın anne ve babasına olan hayal kırıklığı nefrete dönüştü.Layla's frustration with her parents turned to hate.
Önemli olan oylarını mantıklı bir şekilde kullanmalarıdır.What is important is that they use their vote judiciously.
O gün olanlar hakkında gerçeği bilmek istemiyor musun?Don't you want to know the truth about what happened that day?
Tom görünüşe göre henüz onunla Boston'a gitmeyecek olan Mary'ye söylemedi.Tom apparently hasn't yet told Mary that he won't be going to Boston with her.
Tycho sıradan biri olan Kirsten'e aşık oldu.Tycho fell in love with Kirsten, a commoner.
Sorumlu olan kişi siz değil misiniz?Aren't you the one in charge?
Aborijin olan Leyla, meşhur izleme becerilerini kullandı.Layla, an Aborigene, made use of her renowned tracking skills.
Tom ve Mary onu yapmak için gönüllü olan ilk insanlardı.Tom and Mary were the first people to volunteer to do that.
Tom Mary'nin John'a bunu yapmasını söylemiş olan kişi olduğunu sandı.Tom thought Mary was the one who had told John to do that.
Tom ve Mary onu yapmak için gönüllü olan ilk kişilerdi.Tom and Mary were the first ones to volunteer to do that.
Muhtemelen yüzlerce milyon doları olan birisi nasıl mutsuz olabilir?How can someone who has hundreds of millions of dollars possibly be unhappy?
Onu mümkün olan en kısa sürede yapmanız gerekir.You need to do that as soon as possible.
Olan her şeyden siz sorumlusunuz.You're responsible for everything that has happened.
Sami olanlar hakkında Leyla'yla hiç konuşmadı.Sami never spoke to Layla about what had happened.
Korumaya ihtiyacı olan Tom değil. O, Mary.It's not Tom who needs protection. It's Mary.
Anahtarı olan tek kişi Tom'du.Tom was the only one who had a key.
Tom şimdi olanlarla ilgili gerçeği biliyor.Tom now knows the truth about what happened.
Tom'a olanlar için özür dilerim.I'm sorry about what happened to Tom.
Tom'a daha ucuz olanını alması gerektiğini söyledim.I told Tom that he should buy the cheaper one.
Mary'ye olanlar için suçlanacak kişi Tom'dur.Tom is the one to blame for what happened to Mary.
Tom, olanlar hakkında bize anlattıklarından daha fazlasını biliyordu.Tom knew more about what happened than he told us.
Tom'un ihtiyacı olan her şeyi alacak kadar parası vardı.Tom had enough money to buy everything he had to buy.
Tom olanlardan bana hiç bahsetmedi.Tom never told me what happened.
Tom ihtiyacı olanı almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he needed.
Tom, ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom olanlar için sorumlu tutulacak kişidir.Tom is the one to blame for what happened.
Anahtarı olan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one who has a key.
Olanları Tom'a anlatmak zorundayız.We have to tell Tom what happened.
Tom mümkün olan en kısa sürede onu yapmaya çalışacağını söyledi.Tom said he'd try to do that as soon as possible.
Biletlere sahip olan kişi Tom'dur.Tom is the one who has the tickets.
Tom'un olanları Mary'ye anlatması gerekir.Tom should tell Mary what happened.
Sanırım olanlardan ben sorumluyum.I think I'm responsible for what happened.
Olanlar için kısmen sorumluyum.I'm partly responsible for what happened.
Tom onu mümkün olan en kısa sürede yapacaktır.Tom will do that as soon as he can.
Onu mümkün olan en kısa sürede yapmamız gerekir.We need to do that as soon as possible.
Olandan ben sorumluyum.I'm responsible for what happened.
Sami mümkün olan en kötü şeyi hayal etti.Sami imagined the worst thing possible.
Tom ihtiyacı olan her şeyi bulmadı.Tom didn't find everything he needed.
Tom ihtiyacı olan şeyi satın almadı.Tom didn't buy what he needed.
Sami arkadaşlarıyla olan tüm bağları kırmak istedi.Sami wanted to break all ties with his friends.
Sami'nin kız arkadaşıyla olan ilişkisinin gelgitleri vardı.Sami's relationship with his girlfriend was up and down.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona yük oluyordu.Sami's bad relationship with Layla was weighing on him.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona dert oluyordu.Sami's bad relationship with Layla was weighing on him.
Olanları Mary'ye söylememesi gerektiğini Tom'a söyledim.I told Tom that he shouldn't tell Mary about what happened.
Tom, Mary'ye mümkün olan en kısa sürede onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that as soon as possible.
Büyük köpeğin küçük olanı yenmesi kolaydı.It was easy for the large dog to overpower the small one.
Orada olanları sadece tahmin edebiliriz.We can only guess what happened there.
Çok arkadaşı olanın hiç arkadaşı yoktur.He who hath many friends hath none.
Zor olan bir şey bunu yapmak için daha fazla bir sebep olmalı.That something is difficult must be a reason more to do it.
Tom üç yıldır hapishanede olan biriyle evlendi.Tom married someone who was in prison for three years.
Sanırım kırmızı arabayı alacağım, yoksa mavi olanını kiralayacağım.I think I will buy the red car, or I will lease the blue one.
Madencilik ile ilgili olan Minecraft adlı bir oyun var.There’s a game called Minecraft that is about mining.
Bunu kelimelerle anlatmak olanaksız.It's impossible to describe that in words.
Bunu kelimelerle tasvir etmek olanaksızdır.It is impossible to depict that by means of words.
Sadece eğitimli olanlar ücretsizdir.Only the educated are free.
Harika bir adam tarafından icat edilen bir sistem küçük olanlar tarafından savunulabilir.A system that has been invented by a great man can be defended by small ones.

İlgili Sayfalar