olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
En iyi olanını yapacağını biliyoruz.We know you'll do what's best.
Doğru olanı yapmaya çalışıyoruz.We're trying to do what's right.
Şüphe olan yerde özgürlük vardır.Where there is doubt there is freedom.
Ellerinde bir boya fırçası olan herkes bir ressam değildir.Not everyone who has a paintbrush in their hand is a painter.
Maria sarışın olan.Maria is the blonde one.
Sarışın olan Maria.Maria is the blonde one.
İhtiyacımız olanları alacağım.I'll buy what we need.
Hepimiz bu ülke için en iyi olan şeyi istiyoruz.We all want what's best for this country.
Sadece zayıf anıları olanlar mutludur.Only those with poor memories are happy.
Açık olanı reddetmek aptalca.Denying the obvious is stupid.
Boston'a olan gezimi iptal ettim.I've canceled my trip to Boston.
Orada olacak olan tek kişi biziz.We're the only ones who'll be there.
Olanlar hakkında Tom'a sor.Ask Tom about what happened.
İhtiyacımız olan her şeyi almak için yeterli paramız yok.We don't have enough money to buy everything we need.
Sırları olan tek kişi sen değilsin.You're not the only one with secrets.
Tek ihtiyacım olan bir mola.All I need is a break.
Benim için en iyi olanını yaptım.I did what's best for me.
Olanlardan hoşlanmıyorum.I don't like what's going on.
Büyük bir banka hesabı olan bir adam hiç çirkin olamaz.A man with a big bank account can't be ugly at all.
Kör olan bir komşum vardı.I had a neighbor who was blind.
Nihayetinde Tom, olanları öğrendi.Eventually, Tom found out what had happened.
Umarım Tom'un ihtiyacı olanı almak için yeterli parası vardır.I hope Tom has enough money to buy what he needs.
Tom'un ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to buy everything he needs.
Tom, olanlar hakkında gerçekten kötü hissetti.Tom felt really bad about what had happened.
Tom, olanları detaylı bir şekilde anlattı.Tom described what happened in great detail.
Benim için en iyi olanı bilmiyorum.I don't know what's best for me.
Mümkün olan her şeyi yaptık, ancak hiçbir şey yardımcı olmadı.We did everything that was possible, but nothing helped.
Bir sürü fikrim var. İyi olanlar, çok fazla değil.I've got tons of ideas. Good ones, not so much.
Hafta sonlarında açık olan bir eczaneyi nerede bulabilirim?Where can I find a pharmacy that's open on the weekends?
Sana ihtiyacın olan yardımı bulacağım.I'll find you the help you need.
Umut, birinin gerekli olanı yapmasını engellemediği sürece iyi bir şeydir.Hope is a good thing as long as it doesn't stop someone from doing what's necessary.
İnanç, imkansızı denemenize izin verir. Ancak şüphe, sizi mümkün olandan bile alıkoyar.Faith lets you try the impossible. Doubt, however, deters you even from the possible.
Müşteri ile olan uyumunuz hakkında bir fikir edinmek istiyorum.I would like to get a feel for your rapport with the customer.
Olanın bu olduğunu kesinlikle biliyorum.I know for certain that that's what happened.
Burada iyi bir şarkıcı olan tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one here who's a good singer.
Bu noktada, bu sadece bir yıpranma savaşı. Sadece sabırlı olanlar hayatta kalabilirler.At this point, it's just a war of attrition. Only those who are patient can survive.
Keşke babam bu olanları görebilecek kadar yaşamış olsaydı.I wish my father had lived to see this happen.
Yardımıma ihtiyacı olan birini görmezden gelemem.I can't ignore someone who needs my help.
Sadece kaçınılmaz olanı erteliyorsun.You're only postponing the inevitable.
Olanlar daha sonra her şeyi değiştirdi.What happened next changed everything.
Her zaman yanlış olan bir şey var.There's always something that's wrong.
Burada olan şey aslında odur.That's essentially what happened here.
Bu olanlardan sonra ne olursa olsun.Whatever happens after this happens.
Farklı olanlar biziz.We're the ones who're different.
İhtiyacımız olan kanıtların hepsine sahibiz.We have all of the proof we need.
Tom onun bilimsel olarak olanaksız olduğunu söyledi.Tom said it was scientifically impossible.
Onlara karşı olan tüm saygımı kaybettim.I have lost all respect for them.
Gerçekten şanslı olanlardan biriyim.I'm truly one of the lucky ones.
Ekibin ihtiyacı olan her şeyi yapacağım.I'll do anything the team needs.
Bütün dahil olanlara tebrikler.Congratulations to all involved.
Tom'a olan inancımızı kaybetmedik.We haven't lost our faith in Tom.
Para sahibi olana kadar bekledim.I waited until I had the money.
Ülkenin ihtiyacı olan şey bu.That's what the country needs.
En çok ihtiyacı olanlara yardım edelim.Let's help those most in need.
Benden büyük olanlara saygı duyuyorum.I respect those older than me.
Güçlü olanın hayatta kalmasıdır.It's survival of the fittest.
Tüm olanlar için üzgünüm.I'm sorry it happened at all.
Tom kendisi için doğru olanı yapar.Tom does what's right for him.
Yardıma ihtiyacı olan çocuklarımız var.We have kids that need help.
Bu şehrin ihtiyacı olan şey odur.That's what this city needs.

İlgili Sayfalar