olan ile cümle
olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.Religion played a very important role in creating the various calendars still in use.
Bu karışıklığa sebep olan kişi sen misin?Are you the one who caused this mess?
Bunun olmasına sebep olan kişinin sen olduğunu düşünüyorum.I think you're the person who caused this to happen.
Sanırım bunun olmasına sebep olan kişi sensin.I think you're the one who caused this to happen.
Ana dilim, Klingonca ve Esperanto'nun bir karışımı olan Klingorantodur.My mother tongue is Klingoranto, a mixture of Klingon and Esperanto.
Gün uzun ve doğru olandır.The day is long and is the right one.
İhtiyacımız olan budur.This is what we need.
Bu ihtiyacımız olanların bir listesi.This is a list of what we need.
Bize olan her şeyin mukadder olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that everything that happens to us is predestined?
Tom gerekli olan niteliklere sahip.Tom has what it takes.
Kıskançlık tüm insan duygularının en yıkıcı olanlarından biridir.Jealousy is one of the most destructive of all human emotions.
Tom'un tüm ihtiyacı olan buydu.That was all Tom needed.
O, çok küçük olan oda 418'in boş olduğunu hatırladı.He remembered that room 418, which was very small, was vacant.
Burada suçlu olan Tom değil.Tom is not at fault here.
Bu tam ihtiyacımız olan şey.It's just what we need.
Soğuk için iyi olan sıcak için de iyidir.What's good for cold is also good for heat.
Onun denizci olan üç oğlu var.She has three sons who became sailors.
Benim ülkemde insanlar kendilerinden daha zeki olan kişilere katlanamazlar.In my country, people can't stand others who are more intelligent than they are.
Gerçekten ihtiyacımız olan bu.That's what we really need.
Hasta olan sadece Jim değil ancak onun ebeveynleri de hasta.It's not only Jim who is sick, but his parents as well.
Bu tam olarak ihtiyacımız olan şey.This is exactly what we need.
O, ona olan aşkını itiraf etti.He confessed his love for her.
İhtiyacınız olan her şey burada.Everything you need is here.
Şimdi önemli olan tek şey budur.That's all that matters now.
Tom ihtiyacımız olan şeyi temin etti.Tom provided what we needed.
Sen Bostonlu olan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know who is from Boston.
Ben deli değilim. Deli olan kişi sensin.I'm not crazy. You're the one who's crazy.
Gerçekten önemli olan tek şey budur.It's all that really matters.
Eh, bunda yanlış olan ne?Well, what's wrong with that?
Gerekli olan her şeyi yap.Do all that is necessary.
Benim ülkemde insanlar kendilerinden daha zeki olanlara katlanamazlar.In my country people cannot stand those who are more intelligent than they are.
Biz mümkün olan en az zarara sebep olmak istiyoruz.We want to cause the least possible harm.
İnsanlar dürüst olan birine alışkın değildir.People are not used to someone being honest.
Ben bile sana olan benzer bir şey hakkında düşünmek istemiyorum.I don't even want to think about something similar happening to you.
Tom şanslı olanlardan biriydi.Tom was one of the lucky ones.
Mekanik cihazlar, elektronik olanlara göre daha güvenilirdir.Mechanical devices are more reliable than electronic ones.
İhtiyacın olan özel bir şey var mı?Is there anything special you need?
Gerçekten önemli olan bu değil mi?Isn't that what really matters?
Biz bol depolama alanı olan bir mutfak istiyoruz.We would like a kitchen with plenty of storage area.
Önemli olan tek şey süreç değil nihai üründür .The only thing that matters is the final product not the process.
En önemli şeyler çoğunlukla hakkında konuşması en zor olan şeylerdir.The most important things are often the ones that are hardest to talk about.
En belirgin şeyler çoğunlukla görmesi en zor olan şeylerdir.The most obvious things are often the ones that are hardest to see.
Kafamın içinde olan kafamda kalır.What happens in my head stays in my head.
Kocam gözle görülür derecede kısa kolları olan şişman ve bodur biridir.My husband is broad-shouldered, with distinctly short arms.
İnsanlar daha ilginç olan şeyleri çevirmek istiyor.The people want to translate things that are more interesting.
Çiftlik balıkları vahşi olanlardan daha ucuzdur ve tadı idare eder.Farmed fish are cheaper than wild ones and the taste is only "so-so".
Başka sorusu olan var mı?Are there others that have questions?
Selam Sezar, ölmek üzere olanlar seni selamlıyor.Hail, Caesar, those who are about to die salute you.
İki kötülükten daha az olanını seç.Of two evils, choose the lesser.
İhtiyacın olan parayı sana verebilmeyi diliyorum.I wish that I could give you the money you need.
Keşke ihtiyacın olan her şeyi sana alabilsem.I wish I could buy you everything you needed.
Önemli olan bir şey hakkında kaygılanalım.Let's worry about something that matters.
Tom'un ihtiyacı olan bütün yardımı alacağını umalım.Let's hope Tom gets all the help he needs.
Tom gerçekten ihtiyacı olan şeyin bu olduğunu söylüyor.Tom says this is what he really needs.
Burada ana dili İngilizce olan biri var mı?Is there any English native speaker here?
Tom'un ihtiyacı olan ilacı almak için gitmem gerekiyor.I need to go buy the medication Tom needs.
Benden daha yaşlı olan bir sürü hastam var.I have a lot of patients who are older than me.
Bir eşek sahibi olan her çiftçi ona vurur.Every farmer who owns a donkey beats it.
Boston'da bir öğretmen olan bir arkadaşım var.I have a friend who's a teacher in Boston.
Mümkün olan en kısa sürede Boston'a geri dönmek istiyorum.I want to get back to Boston as soon as possible.