olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar doğru olanlar.They're the right ones.
İhtiyacım olan şey yaklaşık üç saat daha.What I need is about three more hours.
Çok küçük olan ayakkabıları giymek ayaklarınız için zararlı.Wearing shoes that are too small is bad for your feet.
Doğru olan doğrudur.What's right is right.
İhtiyacım olan biraz daha para.What I need is a little more money.
Tom'un tüm ihtiyacı olan paraydı.All Tom needed was money.
Tom'un ihtiyacı olan tek şey paraydı.All that Tom needed was money.
İhtiyacımız olanı nerede bulabiliriz?Where can we find what we need?
İhtiyacın olan başka bir şey var mı?Is there anything else you need?
İhtiyacın olan her şeye sahip misin?Do you have everything you need?
İhtiyacın olan şeye sahip misin?Do you have what you need?
Bu kapı için anahtarı olan tek kişi sen misin?Are you the only one who has a key to this door?
Aralarında ilişki kurmak olanaksız.It’s impossible to relate them.
O tam da ihtiyacım olan şeydir.It's just what I needed.
Üç oğlu olan bir adam vardı.There was a man who had three sons.
Sağlığı olanın umudu vardır ve umudu olanın her şeyi vardır!He who has health has hope, and he who has hope has everything!
Çikolataları severim, özellikle fındıklı olanları.I love chocolates, especially those with nuts.
Onunla ilgili bu kadar özel olan ne?What's so special about her anyway?
Avrupa uzun ve zengin bir tarihi olan eski bir kıtadır.Europe is an old continent with a long, rich history.
Bazı yorumları okurken, insanlar insanlığa olan inançlarını tamamen kaybedebilirler.When reading certain comments, people can completely lose faith in humanity.
O, kişisel bloğunda yaygın yanlış düşünceler üzerine olan makalesini yayınladı.She published her article on common misconceptions to her personal blog.
Neden arka planında Boston manzarası olan kendine ait bazı resimler çekmiyorsun?Why don't you take some pictures of yourself with scenery of Boston in the background?
Anahtarı olan benim.I'm the one who has the key.
Badstraße'ye gitmekte olan otobüse binin ve Seestraße'de inin.Get on the bus bound for Badstraße, and get off at Seestraße.
En iyi olan kazansın.May the best man win.
Tom mutsuz olan tek kişiydi.Tom was the only one who was unhappy.
İhtiyacım olan daha fazla zaman.What I need is more time.
Onun hakkında komik olan ne?What's funny about that?
Onun hakkında çok iyi olan ne?What's so good about that?
Fikirlerimin hepsi iyi olanlar değil.Not all of my ideas are good ones.
Tom ve Mary ihtiyaçları olan her şeyi aldılar.Tom and Mary got everything they needed.
Onlar ihtiyaçları olan her şeyi aldılar.They got everything they needed.
Tom ihtiyacı olan her şeyi almayı göze alamadı.Tom couldn't afford to buy everything he needed.
Bütün ihtiyacımız olan bu mu?Is this all we need?
Çocuklar ihtiyaçları olan her şeye sahip.The children have everything they need.
İhtiyacın olanı satın almak için o kadar çok paraya ihtiyacın olduğunu sanmıyorum.I don't think you need that much money to buy what you need.
Tom sana ihtiyacın olanı verecek.Tom will give you what you need.
İhtiyacın olan şeye sahibim.I have what you need.
İhtiyacın olan bütün bilgiye sahipsin.You have all the information you need.
Yarın ihtiyacım olan şeyi alacağım.Tomorrow, I'm going to buy what we need.
İşte ihtiyacımız olan şeylerin bir listesi.Here's a list of what we need.
Sanırım ihtiyacımız olan her şeye sahibiz.I think we've got everything we need.
Belki o ihtiyacım olan şey.Maybe that's what I need.
Tom bana ihtiyacım olandan daha fazla para verdi.Tom gave me more money than I need.
İhtiyacımız olan bir kaldıraç.What we need is leverage.
Bütün fikirleri bulmak zorunda olan kişi neden benim?Why am I the one who has to come up with all the ideas?
İhtiyacım olan senin yardımın.What I need is your help.
Olanlar için hazır olmak zorundasın.You have to be ready for whatever happens.
Olanlar için hazırlıklı olmalısın.You have to be prepared for whatever happens.
Olanlar hakkında Tom'a bir şey söylemen gerektiğini sanmıyorum.I don't think you need to tell Tom anything about what happened.
Tom olanlar için Mary'yi suçlamadı.Tom didn't blame Mary for what happened.
Tom bile olanları duymuş gibi hareket etmedi.Tom didn't act like he'd even heard about what had happened.
İhtiyacım olan yiyecek bir şey.What I need is something to eat.
Tom meşgul olan tek kişiydi.Tom was the only one who was busy.
Başından beri haklı olan kişiydim.I was the one that was right all along.
Tom ve Mary zihinsel sağlık sorunları olan oğullarıyla ilgili çok endişeli.Tom and Mary are worried sick about their son, who has mental health problems.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorumI prefer to sit in the front row near the window next to Tom.
Tom çocukluk arkadaşı olan Mary'ye âşık oldu.Tom fell madly in love with his childhood friend, Mary.
Kesin olan tek şey, belirsizliktir.The only thing that's certain is uncertainty.
Şu anda ihtiyacım olan kişi sensin.You're the one I need now.

İlgili Sayfalar