Müzik iç yaşamdır. İç yaşamı olan asla yalnızlık çekmeyecek.Music is inner life, and he will never suffer loneliness who has inner life.
Şu anda önemli olan Tom'un söylediklerini dinlemendir.What's important now is that you listen to what Tom says.
Ona olan sabrımı yitirdim.I lost patience with him.
İnanç kanıt olmadan kesin olan şeydir.Faith is certainty without evidence.
Empresyonist ressamlar üzerine olan konferans ilginçti.The lecture on the Impressionist painters was interesting.
Bunlar yeni olanlar.These are the new ones.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni fikirlerdir.What we need now is new ideas.
Bana Çince dilimle yardımcı olan Wang adında bir kişiyi tanıyorum.I know a person whose name is Wang, who helps me with my Chinese language.
Futbol kızlar için olan bir spor değildir!Football is no sport for girls!
Klima hakkında bilgisi olan birini tanıyor musunuz?Do you know someone who knows about air conditioning?
Bu müzik işten sonra dinlenmenize olanak verir.This music allows you to relax after work.
İhtiyacım olan bir şey var.There's something I need.
Burada kesinlikle yanlış olan bir şey var.There's something definitely wrong here.
Tom'un olanlarla ilgili yapacağı bir şey vardı.Tom had something to do with what happened.
Bu daha önce olandan çok daha kötü bir şey.This is something much worse than what happened before.
Bunun geçen hafta burada olanlarla bir ilgisi yok.This has nothing to do with what happened here last week.
Mutlu sonları olan kitapları severim.I like books which have happy endings.
Mutlu sonu olan romanları tercih ederim.I prefer novels that have a happy ending.
Sanırım Park caddesindeki satılık olan şu evi satın alabilirim.I think I might buy that house on Park Street that's for sale.
Mümkün olan her şeyi yaptık.We've done everything possible.
Bizim olanı korumak zorundayız.We've got to protect what's ours.
İhtiyacımız olana sahibiz.We've got what we need.
Burada ihtiyacımız olan şeye sahibiz.We've got what we need here.
Biz mümkün olan her şeyi yapıyoruz.We're doing everything possible.
Hâlâ burada olan tek kişileriz.We're the only ones who're still here.
Sana ihtiyacın olan bir şey alacağız.We'll get you anything you need.
İhtiyacımız olanı alacağız.We'll take what we need.
Doğru olanı yapmak zorundayız.We have to do what's right.
İhtiyacı olan birine yardım ederiz.We help anyone who needs it.
Daha büyük olanlara sahip misin?Do you have any bigger ones?
Yeni olan eski olanın iki katı kadar büyük.The new one's twice as big as the old one.
Daha büyük olanını alabilir miyiz?Can we get a bigger one?
Tom kendisi için çok büyük olan giysiler giyiyor.Tom is wearing clothes that are too big for him.
Tom büyük bir kalbi olan güzel bir adam.Tom is a nice guy with a big heart.
Sanırım tüm ihtiyacım olan şey biraz istirahat.I guess all I need is a little rest.
Sanırım ihtiyacımız olan tüm bilgiye sahibiz.I think we have all the data we need.
İhtiyacım olan her şeyi buldum.I've found everything I need.
Evimin yanındaki bir mağazada ihtiyacım olan şeyi alabilirim.I can buy what I need at a store near my house.
Eve giderken ihtiyacım olan şeyi alabilirim.I can buy what I need on my way home.
Olanlar için hazır değildim.I wasn't prepared for what happened.
Bütün ihtiyacım olan bu?It's all I need.
İhtiyacım olan şeyi Tom'a aldırdım.I got Tom to buy what I needed.
Titanyum, sembolü Ti olan kimyasal bir elementtir.Titanium is a chemical element with the symbol Ti.
"Ve" için olan İspanyolca kelime değişkendir.The Spanish word for "and" is variable.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi tadı olan peynir.This is the best-tasting cheese I've ever eaten.
İhtiyacın olan şeyi alabilirsin.You may take what you need.
Gerekli olanı yaptın.You did what was necessary.
Doğru olanı yapmalısın.You need to do what's right.
Şu anda ihtiyacım olan son şey bu.This is the last thing I need right now.
Şimdi yanlış olan ne?What's wrong now?
Lütfen, ben hazır olana kadar bekleyebilir miydiniz?Could you please wait until I'm finished?
Buraya daha yakın olan ev, iki mil uzaklıkta.The house closest to here is two miles away.
İhtiyacım olan bir kürek.What I need is a shovel.
İhtiyacım olan biraz daha zaman.What I need is a little more time.
Geçen gün Tom'u gördüm. Nehirde boğulmakta olan bir kedi yavrusuna yardım ediyordu.I saw Tom the other day. He helped a kitten that was drowning in the river.
Türkiye, Suriye ile olan sınırındaki tüm kontrol noktalarını kapatıyor.Turkey is closing all the check-points of its border with Syria.
Tom'un bütün ihtiyacı olan şey biraz aşk ve sevgi.All Tom needs is a little love and affection.
Tom olanlar hakkında çok kötü hissetti.Tom felt very bad about what had happened.
Kendinin efendisi olan yakında diğerlerinin efendisi olacaktır.He that is master of himself, will soon be master of others.
Caddenin karşısındaki mağazada bir iş olanağı var.There's a job opening at the store across the street.