Var olan müşterileri korumak, yenilerini bulmak kadar önemlidir.Keeping existing clients is just as important as finding new ones.
Rusya'nın Avrupa'ya olan doğalgaz ihracatının yaklaşık yüzde sekseni Ukrayna'dan geçer.About eighty percent of Russian gas exports to Europe pass through Ukraine.
Bu tren Wimbledon'a kadar olan tüm istasyonlara uğrar.This train calls at all stations to Wimbledon.
Umarım bu doğru olandır.I hope this is the right one.
Bu, benim üzerimde olan tüm paradır.This is all the money I have on me.
Açıkçası Tom, kimseye olanlardan bahsetmedi.Obviously, Tom hasn't told anyone about what happened.
Mary çok başarılı olan yerli bir kız.Mary is a local girl who made it big.
Tom çok başarılı olan yerli bir erkek çocuğu.Tom is a local boy who made it big.
Tom'un olanlardan sorumlu olduğunu düşünüyorum.I think Tom is responsible for what happened.
Tom'un olanlar için beni suçladığını düşündüm.I thought Tom blamed me for what happened.
Bu tam da Tom'un ihtiyacı olan şey.That's just what Tom needs.
Tom burada olan her şeyle ne yaptı?What's Tom done with everything that was here?
Önemsiz olan şeyler hakkında endişelenmek için çok vakit harcıyorsunuz.You spend too much time worrying about things that don't matter.
Tom olanlar hakkında bildiği her şeyi Mary'ye anlattı.Tom told Mary everything he knew about what had happened.
Tehlikede olan hayatlar vardır.There are lives at stake.
Şifresi olan tek kişi benim.I'm the only one with the password.
Tom ihtiyacınız olan her şeyi size sağlayacaktır.Tom will furnish you with anything you need.
İhtiyacın olan şeyin bu olduğundan kesinlikle eminim.I'm sure this is exactly what you need.
Bazen, birazcık gurur ihtiyacımız olan şeydir.Sometimes, a little bit of pride is what we need.
Olanları Tom'a ne zaman anlattın?When did you tell Tom what happened?
Bu kırmızı kazak mavi olanlardan daha ucuz.This red sweater is cheaper than the blue one.
Köşede 24 saat açık olan küçük bir dükkan var.There's a small shop on the corner that is open 24 hours a day.
İnsanları onu yapmaktan vazgeçirmek için mümkün olan her şeyi yaptım.I've done everything possible to discourage people from doing that.
Aklında olanın bu olmadığını biliyorum.I know this isn't what you had in mind.
Onu yapmak zorunda olan kişi ben değilim.I'm not the one who has to do that.
Bunun hakkında bu kadar özel olan nedir?What's so special about this?
Bu yer hakkında çok özel olan nedir?What's so special about this place?
Dün olan şey için üzgünüm.I regret what happened yesterday.
Dün olan şey için pişmanım.I regret what happened yesterday.
Soruna sebep olan kişinin ben olduğumu mu iddia ediyorsun?Are you suggesting I was the one who caused the problem?
Mangalardan hayatta önemli olan her şeyi öğrendim.I learned everything important in life from mangas.
Tom'a olan sana olabilirdi.What happened to Tom could happen to you.
Orada olanlar da neydi?What happened back there?
Burada olan bu mu?Is that what happened here?
Olanlardan dolayı Tom gitti.Tom left because of what happened.
Tom olan her şeyi bana söyledi.Tom told me everything that happened.
Tom olan bitenler için mutlu değildi.Tom wasn't happy about what happened.
Tom dedi ki, Marry'e olanları biliyormuşsun.Tom says you know what happened to Mary.
Tom, bugün olanlara karışmış mıydı?Was Tom involved in what happened today?
Tom'a olanlar için kendini suçlama.Don't blame yourself for what happened to Tom.
Bence bu Tom'a olan aynı şey.I think it's the same thing that happened to Tom.
Piknikte olan garip bir şey hatırlıyor musun?Do you remember anything odd happening at the picnic?
Sana olan şey bu mu?Is that what happened to you?
Gerçekten olan bu mu?Is that what really happened?
Olanı boş ver.Never mind what happened.
O bana olan en iyi şeydi.That was the best thing that could've happened to me.
Daha önce olan bu.That's what happened before.
Orada olan buydu.That's what happened there.
Gerçekte olan budur.That's what really happened.
Olan bir kazaydı.What happened was an accident.
Olan şey korkunçtu.What happened was horrible.
Olan korkunç bir hataydı.What happened was a terrible mistake.
Az önce olan bir daha olmayacak.What just happened won't happen again.
Tom olan her şeyi gördü.Tom saw everything that happened.
Burada olan bir şey var.There's something happening here.
Burada olan şey bu değil.That's not what's happening here.
Olan şey kaçınılmazdı.What happened was unavoidable.
Burada olan şey kaçınılmazdı.What happened here was unavoidable.
Olan her şey hakkında biliyorum.I know about everything that's happened.
Olanın o olduğunu ispat edebilir misin?Can you prove that's what happened?