Ben bu diyagramı seçtim çünkü çok karmaşık bir görüntüsü var, bundan karmaşığı olamaz.Và tôi đã chọn cái này bởi vì nó trông phức tạp và rối rắm, đúng không. Nó rối rắm như thế này đây.
Ben bu diyagramı seçtim çünkü çok karmaşık bir görüntüsü var, bundan karmaşığı olamaz.Wybrałem ten jeden ponieważ jest skomplikowany i pokręcony Jest tak pokręcony, jak to tylko możliwe.
Ben bu diyagramı seçtim çünkü çok karmaşık bir görüntüsü var, bundan karmaşığı olamaz.Y elegí este porque se ve complicado y desordenado. Este es muy desordenado.
Ben bu diyagramı seçtim çünkü çok karmaşık bir görüntüsü var, bundan karmaşığı olamaz.Διάλεξα αυτό γιατί είναι περίπλοκο και μπερδεμένο. Πιο μπερδεμένο δεν γίνεται.
Ben bu diyagramı seçtim çünkü çok karmaşık bir görüntüsü var, bundan karmaşığı olamaz.ואני בחרתי בתרשים הזה בגלל שהוא מורכב ונראה מבולגן. זה הכי מבולגן שיכול להיות.
Ben bu diyagramı seçtim çünkü çok karmaşık bir görüntüsü var, bundan karmaşığı olamaz.وأنا أخترت هذا لأنه معقد وأنه يبحث الفوضى ، أليس كذلك. هذه هي الفوضى كما يحصل.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Cred că n-ai fi om dacă nu ţi-ai pune aceste întrebări.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Creo que no seríamos humanos si no nos preguntáramos todo eso.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Ich glaube, man wäre nicht menschlich, wenn man sich diese Fragen nicht stellte.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Ik denk dat je zou niet menselijk zijn als je je deze vragen niet stelde.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Je pense que l'on ne serait pas humain si l'on ne se posait pas ces questions.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.그런 잘문을 하지 않는다면 제가 사람이 아니겠죠.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Myślę, że nie można być człowiekiem nie zadając tych pytań.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Myslím, že bych ani nebyla člověkem, kdybych si takové otázky nekladla.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Nem lennénk emberek, ha nem tennénk fel ilyen kérdéseket.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Non saresti un essere umano se non ti facessi certe domande.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Penso que não seríamos humanos se não fizéssemos essas perguntas.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.В этом и есть человеческая сущность, задаваться такими вопросами.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.Мисля, че хората няма да бъдат хора, ако не си задават тези въпроси.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.אני חושבת שזה לא אנושי אם לא תשאל את השאלות האלו.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.أعتقد أنك لن تكون بشراً إن لم تسأل هذه الأسئلة.
Bence böyle sorular sormazsanız insan olamazsınız.問わずにいることはできないと思います (クリス: それにどう答えますか?)
Bence bu kadar dinlenme olamaz Bana neler olduğunu bilmiyorum.Apa. Nu-mi pot gasi odihna pana nu aflu ce se intampla.
Bence bu kadar dinlenme olamaz Bana neler olduğunu bilmiyorum.Nebudu mít klid, dokud nebudu vědět, co se děje.
Bence bu kadar dinlenme olamaz Bana neler olduğunu bilmiyorum.Nem tudok pihenni, amíg nem tudom mi történik.
Bence bu kadar dinlenme olamaz Bana neler olduğunu bilmiyorum.Я не могу отдыхать пока не узнаю что происходит.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım. Olamaz! Bana benziyordu, değil mi?Un amour de ma jeunesse s'appelait Sara.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım. Olamaz!Ich hatte mal eine Liebste, die Sara hieß.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım. Olamaz!Nuoruudenrakkauteni nimi oli Sara.
Ben doğru gitmek için. Onlar acele aşağı atlamak ve olamaz바로 올라간다면 되요. 그들은 서둘러 아래로 점프하고, 수 없습니다
Ben doğru gitmek için. Onlar acele aşağı atlamak ve olamazأنا مع الحق في الصعود. فإنها لا يمكن القفز عليها في عجلة من امرنا ، وأنه
Ben doğru gitmek için. Onlar acele aşağı atlamak ve olamaz'日を探し出すために時間がかかることはありません。"
Ben, eğer kendi kardeşim ulusu terk etti diye, ulusu terk etseydim, iyi bir İslam müriti olamazdım.내가 했을 이슬람에서 매우 좋은 신자 만약 내가 그냥 생각 하지 않았다 내 자신의 동생을 떠난 그 어떤가 한 일, 내가 떠날 것 이라고 때문에.
Beni kastetmiş olamazsın."To nemůžeš myslet mě."
Beni kastetmiş olamazsın."Ти не можеш мати на увазі мене.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.A te non può piacere nessun altro a parte me.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Cậu chẳng thể thích ai khác ngoài mình.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Du kan inte gilla någon annan än mig.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Du kannst keinen anderen mögen als mich.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Je mag niemand leuk vinden behalve mij.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Kau tidak boleh menyukai orang lain selain diriku.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.나외에 누구도 좋아할지 없어
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Nie możesz lubić nikogo więcej tylko mnie.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Nikogar drugega ne moreš vzljubiti.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Nu poti sa placi pe altcineva in afara de mine.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Tu ne peux pas aimer un autre que moi.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Δεν μπορείς να ερωτευτευτείς κανέναν άλλον πάρα μόνο εμένα.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.Ты не можешь любить никого, кроме меня.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın..את לא יכולה לחבב אף אחד מלבדי
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.و لا تستطيعين الإعجاب بشخص آخر
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.何よ その自信
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Dat heeft mij heel blij gemaakt. Niets maakt mij zo blij als het horen van zulke berichten over mijn vrienden.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Eu n'am bucurie mai mare decît să aud despre copiii mei că umblă în adevăr.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Ich habe keine größere Freude denn die, daß ich höre, wie meine Kinder in der Wahrheit wandeln.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Jag har ingen större glädje än den att få höra att mina barn vandra i sanningen.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Jeg har ingen større Glæde end denne, at jeg hører, at mine Børn vandre i Sandheden.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Je n`ai pas de plus grande joie que d`apprendre que mes enfants marchent dans la vérité.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!내가 내 자녀들이 진리 안에서 행한다 함을 듣는 것보다 더 즐거움이 없도다
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Minulla ei ole suurempaa iloa kuin se, että kuulen lasteni vaeltavan totuudessa.
Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!Não tenho maior gozo do que este: o de ouvir que os meus filhos andam na verdade.