Aşk kör olması durumunda Mercutio, sevgi işareti vurmak olamaz.מרקוטיו אם אהבה להיות עיוור, אהבה לא יכולה להכות את המטרה.
Aşk kör olması durumunda Mercutio, sevgi işareti vurmak olamaz.今彼はびわの木の下に座る、そして彼の愛人は、フルーツのその種のだったらいいだろう
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Com a nossa história, de modo algum "nos poderíamos envolver na matança sistemática de seres humanos.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Este imposibil, cu istoria noastră, să ne implicăm în omorârea sistematică a fiinţelor umane.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Het is onmogelijk, met onze geschiedenis, dat we ooit op systematische wijze andere mensen kunnen doden.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."우리는 역사적인 이유 때문에 인간을 체계적으로 죽인다는 것은 절대로 불가능하죠.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Lehetetlen, a mi történelmünkkel, hogy valaha is foglalkozhassunk emberi lények szisztematikus megölésével.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."No hay manera de que con nuestra historia, podamos jamás meternos en la muerte sistemática de seres humanos.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."S naší minulostí není myslitelné, že bychom kdy mohli systematicky zabíjet lidské bytosti.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz." trong lịch sử của chúng tôi
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz.W Niemczech, ze względu na naszą historię, byłoby to niemożliwe, byśmy zaangażowali się w zabijanie ludzi.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Няма начин с нашата история ние някога да се замесим в системно убиване на човешки същества.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."Это просто невозможно с нашей-то историей, чтобы мы когда-либо ввязались в систематическое убийство людей.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."אין סיכוי, עם ההיסטוריה שלנו, שאי פעם נוכל לעסוק בהריגה שיטתית של בני אדם.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz."لا يمكن بأي حالٍ من الأحوال ، في تاريخنا ، أن نشترك في القتل المنظم للبشر.
"Asla olamaz, bizim tarihimizle insanların sistematik bir şekilde ölümüne asla izin veremeyiz.ドイツではなんらかの制度によって 人を殺すことに関わることはありません 意図的であろうとも 慎重に行われていたとしても
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Du bist nie bei unendlich.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.당신은 무한대에 절때 도달할 수 없어요.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Nikdy sa do nekonečna nedostanete.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Nikdy se do nekonečna nedostanete.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Så langt kommer man nemlig aldrig.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Usted nunca en el infinito.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Você não pode apenas dizer, Ah, que eu estou no infinito.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.Ви ніколи не можете туди потрапити.
Asla sonsuzlukta olamazsınız.انك لست على ما لا نهاية
Asla sonsuzlukta olamazsınız.だから、括弧を使用します。
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.그리고 이러한 생각은 여러 면에서 봤을때 9.11사태보다 더 심각한 일이었습니다. 왜냐하면 분명 효과가 나타날 것이기 때문이었죠.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.A co bylo ještě horší, než to co se stalo, protože to nemohlo nefungovat.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.A to było nawet gorsze niż to, co się stało na wiele sposobów, ponieważ nie mogło się nie udać.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Dat was op vele manieren nog erger dan wat er zojuist gebeurd was, omdat het niet 'niet kon werken'.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Ed era anche peggio di quello che in realtà era appena successo, perché non poteva non funzionare.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.És az még rosszabb volt, mint ami addig valójában történt, mivel nem lehet hogy ne működjön.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Itu bahkan lebih buruk dari apa yang sebenarnya terjadi, karena itu tidak akan berhasil.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Y eso era aún peor que lo que ya había sucedido de muchas maneras ya que no podía no funcionar.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.И това беше още по-лошо отколкото онова, което стана по много начини, защото нищо не проработи.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.И это было ещё хуже, чем то, что только что произошло, потому что это не могло не сработать.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Їх слова гірші за реальні події, бо вони ведуть у безвихідь.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.וזה היה אפילו גרוע יותר ממה שקרה בהרבה דרכים, מכיוון שזה לא יכול לא לעבוד.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.وهذا كان اسوأ حتى من كل شيء حدث بعدة طرق حتى الان لانه لم يكن ممكنا تحقيقها
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.その批判ほどひどくはありませんでした 私の計画が上手く行かないはずはなかったのです ソマリア、ブルンジ、ガザ、ヨルダン川西岸
Aslında, hiçbirimiz olamazdık!"±"̃rƒfƒI"̘^‰æ"¼"O"É A "±"±ƒVƒhƒj ["Å ‰Æ"Ì— "ë"É o"Ä A
Aslında, hiçbirimiz olamazdık!Никого из нас не было бы здесь!
Aslında, hiçbirimiz olamazdık!.לא הייתם עדיין כאן למעשה, אף אחד מאתנו !לא היה נמצא כאן
Aslında olabilir, ama yarıçap negatif olamaz, olsa bile diğer yönde uzanıyor olur, yani aynı şeydir. -당신은 음의 반지름을 가질 수 없고, 당신이 다른 방향으로 이었더라도,
Aslında olabilir, ama yarıçap negatif olamaz, olsa bile diğer yönde uzanıyor olur, yani aynı şeydir. -اعني، انه لا يمكن ان يكون نصف القطر سالب، او اذا كانت هكذا فسنذهب في الاتجاه الآخر، لكن
Aslında olabilir, ama yarıçap negatif olamaz, olsa bile diğer yönde uzanıyor olur, yani aynı şeydir. -負の半径から、他の方向に進んで それは同じことです。
Aslında, ton sağırı olamazsınız.Aber in Wirklichkeit gibt es das nicht.
Aslında, ton sağırı olamazsınız.Egentligen kan du faktiskt inte vara tondöv.
Aslında, ton sağırı olamazsınız.Eigenlijk kun je niet toondoof zijn.
Aslında, ton sağırı olamazsınız.Faktisk kan du ikke være tonedøv.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.Ale prawda jest taka, że każdy ma słuch.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.De fapt, nu poți fi surd la notele muzicale.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.Di fatto, non si può non avere orecchio.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.그런데 사실 음치이신 분은 없어요.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.Vous ne pouvez pas ne pas avoir l'oreille musicale.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.На самом деле слух есть у всех.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.Насправді, слух є у всіх.
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.في الواقع لايمكن أن لا تملك " أُذناً موسيقية " لا أحد كذلك
Aslında, ton sağırı olamazsınız. Kimse ton sağırı değildir.もし音痴なら、マニュアル車の
Aslında, ton sağırı olamazsınız.Na verdade, isso não existe.