olabildiğince ile cümle

olabildiğince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Olanları olabildiğince detaylı olarak anlatmanız önemlidir.Es importante que cuente con el mayor detalle posible qué sucedió.
Olanları olabildiğince detaylı olarak anlatmanız önemlidir.Il est important que vous racontiez de la manière la plus précise ce qui est arrivé.
Olanları olabildiğince detaylı olarak anlatmanız önemlidir.On tärkeää, että kerrot mahdollisimman tarkasti, mitä on tapahtunut.
Olanları olabildiğince detaylı olarak anlatmanız önemlidir.Важно, чтобы вы могли подробно рассказать о том, что случилось.
Olanları olabildiğince detaylı olarak anlatmanız önemlidir.من المهم أن تُبلغ بأكبر قدر من الدقة عما حدث.
Olanları olabildiğince detaylı olarak anlatmanız önemlidir.官方会了解您离开本国的具体原因。请务必详细陈述具体细节,这点至关重要。移民局会根据您的陈述决定是否给与庇护。
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.かれらはとても有力な建設者であり、かなりの程度まで有力なデザイナーでもあります
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Ce sont des gens qui sortent de la pauvreté aussi vite qu'ils le peuvent.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Das sind Leute, die so schnell sie nur können, der Armut entfliehen.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.De är människor som tar sig ur fattigdom, så fort de kan.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.De er folk der kommer ud af fattigdom, så hurtigt som de kan.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Het zijn mensen die zo snel mogelijk uit de armoede geraken.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Jsou to lidé snažící se dostat z chudoby, jak nejrychleji to jde.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Mereka adalah orang-orang yang ingin keluar dari kemiskinan secepat mungkin.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Ők azok, akik a lehető leghamarabb felküzdik magukat.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.São pessoas a sair da pobreza o mais depressa que podem.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Sono persone che cercano di uscire dalla povertà più in fretta che possono.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Son personas que intentan salir de la pobreza tan rápido como pueden.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Sunt oameni care scapă de sărăcie cât se poate de repede
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Sú to ľudia snažiaci sa z chudoby dostať čo najrýchlejšie preč.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.To ludzie wychodzący z biedy, tak szybko jak tylko się da.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.To so ljudje, ki iz revščine bežijo, kolikor hitro se da.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Είναι άνθρωποι που προσπαθούν να ξεφύγουν από τη φτώχεια το γρηγορότερο δυνατόν.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Здесь люди готовы порвать с бедностью как можно скорее.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Това са хора, бягащи от бедността колкото могат по-бързо.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Це люди, що вириваються із бідності якомога швидше.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.אלו אנשים שיוצאים מהעוני מהר ככל יכולתם.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.أنهم أناس يخرجون من الفقر بأسرع ما يستطيعون
Özür dileriz. Olabildigince kısa tutacagız.Yritämme hoitaa tämän nopeasti.
Pekala. Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Dobrze, wypalę to, zostawiając jak najmniej śladów.
Pi için bahaneler üretiyorsun. Matematik olabildiğince zarif ve güzel olmalı.Mathematik sollte so elegant und so schön wie möglich sein.
"Platformu oluşturalım ve mümkün olabildiğince açalım.""OK, vamos tentar fazer esta plataforma e abri-lá tanto quanto for possível."
"Platformu oluşturalım ve mümkün olabildiğince açalım.""Εντάξει, ας δοκιμάσουμε να φτιάξουμε αυτή την πλατφόρμα και να την ανοίξουμε όσο το δυνατόν περισσότερο".
"Platformu oluşturalım ve mümkün olabildiğince açalım.""Окей, попробуем сделать эту платформу и открыть её насколько это возможно."
"Platformu oluşturalım ve mümkün olabildiğince açalım.""Окей, спробуємо зробити цю платформу і відкрити її настільки наскільки це можливо."
"Platformu oluşturalım ve mümkün olabildiğince açalım."حول أن الكثير من المدارس تغلق، لذا قررنا: "إذا لنجرب أن نجعل هذه المنصة مفتوحة قدر المستطاع."
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Eu queimo-a, deixando os mínimos vestígios possíveis.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Jag bränner dig så försiktigt jag kan.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Jeg brænder dig så nænsomt som muligt.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Poltan sinua niin, että siitä ei jää paljon.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Te quemaré e intentaré borrarlo todo.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Ti brucerò, lasciando meno tracce possibili.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Θα σε κάψω, αφήνοντας τα λιγότερα δυνατά ίχνη.
Seni yakacağım. Olabildiğince az iz bırakarak.Я обожгу тебя, оставив как можно меньше следов.
Şeyleri olabildiğince어떻게 우리가
Şeyleri olabildiğinceבשאלה: כיצד עושים דברים
Şeyleri olabildiğinceللسؤال: كيف نجعل من الأشياء
Şeyleri olabildiğince「私たちはどのようにして」
Şimdi bu noktaları birleştirelim. Noktaları olabildiğince düz bir şekilde birleştirmeye çalışıyorum.Vi gør det så godt, vi kan.
Siz de "Bunu olabildiğince erken ödemek istiyorum" diye düşünüyorsunuz. -여러분들은 이 돈을 가능한 빨리 갚아야겠다고 생각합니다
Siz de "Bunu olabildiğince erken ödemek istiyorum" diye düşünüyorsunuz. -Tohle je za 6 měsíců. ...
Siz de "Bunu olabildiğince erken ödemek istiyorum" diye düşünüyorsunuz. -احسبها، حسناً، اريد ان اسدد هذا بأسرع وقت ممكن
Siz de "Bunu olabildiğince erken ödemek istiyorum" diye düşünüyorsunuz. -返済したいと思います。 そして、あなたはSalさん、 もし6ヵ月後に私がお金を持っていたら、
Size küçük bir matematik problemi vereceğim. Cevabı olabildiğince hızlı bağırmanızı istiyorum.Jag ska visa ett litet matematiskt problem och jag vill att ni skriker ut svaret så snabbt som möjligt.
Sonuncusu da, bu süreci olabildiğince sinir bozucu, sancılı ve zor hale getireceğinizi onlara söyleyin.마지막으로, 여러분은 이 소송을 가능한 귀찮고, 서로 고통스럽고 어렵게 끌고 갈 수 있다고
Sonuncusu da, bu süreci olabildiğince sinir bozucu, sancılı ve zor hale getireceğinizi onlara söyleyin.Konečné, určitě jim řekněte, že uděláte ten soudní proces pro ně co nejvíc nepřijemný a namáhavý.
Sonuncusu da, bu süreci olabildiğince sinir bozucu, sancılı ve zor hale getireceğinizi onlara söyleyin.לבסוף, תדאגו להגיד להם שאתם תעשו את התהליך הזה באופן הכי מציק, כואב
Sonuncusu da, bu süreci olabildiğince sinir bozucu, sancılı ve zor hale getireceğinizi onlara söyleyin.أخيرا، تأكد أن تخبرهم أنك ستجعل هذه العملية بأقصى درجة من الإزعاج والألم
Sonuncusu da, bu süreci olabildiğince sinir bozucu, sancılı ve zor hale getireceğinizi onlara söyleyin.この訴訟が彼らにとって 不快で苦痛で困難なものとなるよう 最大限努力するつもりであると
Tamam. Olabildiğince çabuk götüreceğim.Jag ska göra det så snabbt jag kan.

İlgili Sayfalar