olağanüstü ile cümle
olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Çok erken bilinmeyen görülür ve çok geç bilinen! Sevgi olağanüstü bir doğum, banaראיתי יותר מדי מוקדם ידוע, ידוע מאוחר מדי! הלידה עצומות של אהבה הוא לי,
Çok erken bilinmeyen görülür ve çok geç bilinen! Sevgi olağanüstü bir doğum, banaمن السابق لأوانه النظر غير معروف ، ومعروفة في وقت متأخر جدا! ولادة ضخمة من حب هو لي ،
Çok erken bilinmeyen görülür ve çok geç bilinen! Sevgi olağanüstü bir doğum, bana私は思考する敵を愛する必要があること。看護
Çok olağanüstü bir yer.C'est un endroit extraordinaire.
Çok olağanüstü bir yer.Đây là một nơi đặc biệt.
Çok olağanüstü bir yer.Es ist ein besonderer Ort.
Çok olağanüstü bir yer.Este un loc extraordinar.
Çok olağanüstü bir yer.Es un lugar extraordinario.
Çok olağanüstü bir yer.É um lugar extraordinário.
Çok olağanüstü bir yer.È un posto straordinario.
Çok olağanüstü bir yer.Het is een bijzondere plek.
Çok olağanüstü bir yer.Ini adalah tempat yang menakjubkan.
Çok olağanüstü bir yer.엄청난 곳입니다.
Çok olağanüstü bir yer.Rendkívüli egy hely.
Çok olağanüstü bir yer.To niezwykłe miejsce.
Çok olağanüstü bir yer.Είναι ένα εξαιρετικό μέρος.
Çok olağanüstü bir yer.Това е необикновено място.
Çok olağanüstü bir yer.Это необыкновенное место.
Çok olağanüstü bir yer.זהו מקום מיוחד במינו.
Çok olağanüstü bir yer.انه مكان غير عادي.
Çok olağanüstü bir yer.マクマード基地では 夏には1,000人ほど
Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Cole nám dává úžasný průhled.
Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Cole przedstawia fantastyczny widok.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.För det är ett oerhört rikt land.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Jest to niesamowicie bogaty kraj.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Je to neskutečně bohatá země.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Je to totiž neuveriteľne bohatá krajina.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.왜냐하면 미국은 아주 부유한 나라이기 때문입니다.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Mert ez egy nagyon gazdag ország.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Parce que c'est un pays incroyablement riche.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Pentru că este o țară incredibil de bogată.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Perché è un paese incredibilmente ricco.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Porque os EUA são um país incrivelmente rico.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Porque sí que es un país increíblemente rico.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Want het is een ongelooflijk rijk land.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Weil Amerika ein unglaublich reiches Land ist.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Γιατί είναι μια απίστευτα πλούσια χώρα.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Ведь это невероятно богатая страна.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Защото е невероятно богата държава.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.Оскільки це неймовірно заможна країна.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.בגלל שזאת מדינה כל כך עשירה
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.لأنه بلد غني بشكل لا يصدق.
Çünkü olağanüstü zengin bir ülke.実際ものすごく裕福で
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Bởi chúng ta không phải những lọ mứt; chúng ta là những con người phi thường, khác biệt, tuyệt vời.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.För vi är inte syltburkar. Vi är extraordinära, annorlunda, underbara människor.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Hagyjuk a címkéket, mert nem lekvárosüvegek vagyunk. Mi rendkívüli, különböző, csodálatos emberek vagyunk.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Karena kita bukan botol selai, kita manusia yang luar biasa, beragam, indah.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.우리는 잼 단지가 아니잖아요. 우리들은 특별하고, 다르고, 경이로운 사람들이니까요.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Nie jesteśmy słoikami na dżem. Jesteśmy wspaniałymi, różnymi, cudownymi ludźmi.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Pentru că nu suntem borcane cu gem; suntem oameni extraordinari, diferiţi, minunaţi.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Perché non siamo barattoli di marmellata; siamo persone straordinarie, diverse, bellissime.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Porque nós não somos frascos de compotas; nós somos pessoas extraordinárias, diferentes e fantásticas.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Porque no somos botes de mermelada; porque somos seres extraordinarios, diferentes y maravillosos.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Pretože nie sme zaváraninové fľaše -- sme výnimoční, odlišní, nádherní ľudia.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Protože nejsme žádné sklenice marmelády; jsme neobyčejní, různorodí, skvělí lidé.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Want we zijn geen jampotjes; wij zijn buitengewone, verschillende, fantastische mensen.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Wir sind keine Marmeladengläser. Wir sind außergewöhnliche, andersartige, wunderbare Menschen.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Διότι δεν είμαστε βάζα μαρμελάδας, είμαι μοναδικοί, διαφορετικοί, υπέροχοι άνθρωποι.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Защото ние не сме буркани за сладко; ние сме изключителни, различни, прекрасни хора.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Потому что мы -- не банки с вареньем; мы экстраординарные, разные, удивительные люди.